Bu haber kez okundu.

‘Zalim, himayesine zorbalık yapar’
Allah'ın Sevgilisi (s.a.a.) İmam Ali'ye (a.s.) şöyle buyurdu:
"Ya Ali, mü'minin nişanesi üçtür: Oruç tutmak, namaz kılmak ve zekât vermek. Zahirde kendisini ehil gösteren kimsenin de nişanesi üçtür: İnsanın yüzüne karşı dalkavukluk yapar; arkasından gıybet eder ve musibete uğradığında da sevinir. Zalimin de üç nişanesi var: Eli altında bulunanlara zorbalık yapar; kendisinden üstlere isyan eder ve zalimlerle işbirliği yapar. Riyakârın da üç nişanesi var: Halkın yanında gayretli ve hareketli olur; yalnızlıkta üşenir ve bütün işlerde övülmesini sever. Münafığın da nişanesi üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler; kendisine güvenildiğinde hıyanet eder ve verdiği sözün üzerinde durmaz. Tembelin de alâmeti üçtür: Tefrite düşünceye kadar gevşeklik yapar; zâyi edinceye dek tefrit eder ve günaha düşünceye kadar zâyi eder. Akıllı kimseye, ancak üç şey için yolculuğa gitmek yakışır: Geçimini temin etmek, ahiretine yönelik bir adım ve helâl bir zevk.
Ya Ali, seni dehşete düşüren bir şeyle karşılaşırsan, şöyle de: 'Allahumme bi-hakkı Muhammed'in ve Âl-i Muham-med'in illâ ferrecte annî."
Hz. Ali (a.s.) diyor ki: "Peygamber'den (s.a.a.), Ya Resulallah, Kur'an'da, 'Adem Rabb'inden (bir takım) kelimeler aldı. (Allah da) bunun üzerine tevbesini kabul etti' diye buyurmaktadır. Nedir bu kelimeler?" diye sorduğumda, Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Ya Ali, Allah-u Teâla, Adem'i Hindistan'a, Havva'yı Cidde'ye, yılanı İsfahan'a ve İblis'i de Miysan'a (Basra ve Vasıt arasında bir yere) indirdi. Cennet'te yılan ve tavus kuşu kadar güzel bir şey yoktu. Yılanın deve gibi dört ayağı vardı. İblis, yılanın karnına girerek, Adem'e hile yaptı ve onu aldattı. Allah-u Teâla da yılana gazap ederek ayaklarını ondan aldı ve şöyle buyurdu: 'Rızkını, toprak karar kıldım ve karnının üzerinde sürünmelisin; sana acıyana Allah acımasın.' Tavusa da, İblis'e ağacı bulmada kılavuzluk ettiği için gazap ederek sesini ve ayaklarını çirkinleştirdi. Adem, Hindistan'da kaldığı yüz yıl süresince, başını gökyüzüne kaldırmadı. Ellerini başına koyup kendi hatasına ağlıyordu. Allah, Cebrail'i, Adem'e gönderdi. (Cebrail), 'Ey Adem, Allah sana selam söylüyor ve buyuruyor ki: Ey Adem, seni kendi elimle yaratmadım mı? Sana kendi ruhumdan üflemedim mi? Meleklerimi sana secde ettirmedim mi? Havva'yı seninle evlendirmedim mi? Cennetimde sana yer vermedim mi? O halde ey Adem, bu ağlama nedir? Bu kelimeleri söyle; şüphesiz Allah-u Teâlâ tevbeni kabul eder: Subhâneke, lâ ilâhe illâ ente amiltu sûen ve zalemtu nefsî fetub aleyye inneke ente-t Tevvabu'r-Rahîm."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100