27 Kasım 2013 Çarşamba 00:01
1148 Okunma
‘Zayıfın hakkı kuvvetlide kalmasın’
İmam Ali (a.s.) Malik b. Eşter’e yazdığı emirnamesinde şöyle buyuruyor:
“İhtiyaç sahipleri için sırf kendileriyle meşgul olacağın bir zaman ve mekan ayır ve hepsiyle beraber otur, seni yaratan Allah’ın rızasını celbedecek bir tevazu göster. Sonra askerini, yardımcılarını, muhafızlarını, zabıta memurlarını yanlarında bulundurma ki, söylemek isteyen çekinmeden derdini dökebilsin. Ben Peygamber’den (s.a.a.) birkaç yerde işittim, şöyle buyurmuştu: ‘İçindeki zayıfın hakkı serbestçe, kuvvetlisinden alınamayan bir millet hiçbir zaman kuvvetlenmez.’ Bir de bunların münasebet almayan sözlerini, yahut da dertlerini anlatabilmedeki acizliklerini hoş gör, kendilerine karşı hırçınlık etme, büyüklük gösterme. Bu yüzden Cenab–ı Hak sana Rahmet kanatlarını açar; taatına mukabil sana sevabını ihsan eder. Hem verdiğini güler yüzle, gönül hoşluğuyla ver, vermediğin takdirde kabul olunabilecek özürler dile.
Halkın ihtiyaçları artık senin yardımcılarının altından kalkamayacağı dereceyi buldu mu bunun icabına sen bakacaksın. Bir de her günün işini o gün gör, çünkü diğer günlerin kendisine mahsus işi vardır.
Hiddetine, gadabına (öfkene), eline ve diline hakim ol. Bunların hepsinden korunabilmek için de badirelerden geri durup şiddetini tehir et ki öfken geçsin de, iradene sahip olabilesin. Şunu da iyi bil ki; bir gün seni Yaratana döneceğini O’na hesap vereceğini, çok ve iyi bir şekilde hatırlatmadıkça nefsine hakim olmak imkanını katiyyen bulamazsın. Şimdi, senin üzerine gerekli olan, senden evvelkilerin sana ulaşan adil hükmünü; yahut isabetli olan tutumlarını yahut Peygamber (s.a.a.) Efendimizden, gelmiş bir haberi yahut; Kitabullahdaki bir farizayı hatırda tutarak bu gibi meselelerde bizden gördüğün hareket tarzına uyabilmen ve şu emirnamede bildirdiğim ve ileride nefsinin arzularına kapılmanı mazur göstermemekliğin için elimde sana karşı sağlam bir hüccet bildiğim, hükümleri tatbike çalışmandır.
Artık Cenab–ı Hakkın geniş rahmetinden ve bütün istekleri kuşatmış olan azamet ve kudretinden dilerim ki; Rizay–ı İlahi’si vech ile kulları arasında güzel bir övgü ve ülkeler içerisinde en iyi eserler bırakabilmek için gücümüzün yettiği kadar çalışmaya seni de, beni de muvaffak kılsın. Hakkımızdaki nimetini tamamlasın ve bize olan ikramlarını kat kat artırıp sana da, bana da saadetle ve şehadetle can vermeyi muvaffak ve kolay eylesin. Bizim dua ve niyazımız Allah’adır. Selat ü selam Allah’ın Resulüne ve O’nun iyi ve tertemiz âli üzerine olsun.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100