13.03.2010, Hoşgeldiniz!
    Arşiv         Yazı dizileri         Reklam         Künye         Sitene ekle         E-posta    
 
       

Son Dakika
Ana Sayfa
Güncel
Ekonomi
Politika
Dünyadan
Toplum
Tekno-Bilişim
Kültür Sanat
Aile
Sağlık
Spor
Medya kazanı
Tüm haberler
Haber postası YENİ!
Hergün epostanıza düzenli haber servisi
Linkler
Bağımsız Türkiye Partisi
Milli Ekonomi Modeli
Haftanın Sohbeti
Sayaç
45.063.722
Başlangıç: 01.Ocak.2000
Şuan
67
ziyaretçi haber okuyor


Reklamlar
Temizlik
Temizlik şirketleri









 
İmam dua etti, gökten soykırım yağdı

Yusuf Kırtorun  

Soykırım Tasarısının ABD Temsilciler Meclisinde kabul edilmesi konusunda herkes bir şey konuştu.
Kimisi İsrail’in Tayyip Erdoğan’a kızdığı için Nancy Pelosi ve Yahudi lobisi üzerinden tasarıyı geçirdiğini, kimisi de Obama’nın seçim öncesi Ermenilere zaten soykırımın tanınması için söz verdiğini söyledi.
Ne olduysa oldu, 1 oy sahibi kendini bilmez Türk düşmanı Amerikalı’nın marifetiyle tasarı geçti (!) (Bu manşetlere hasta oluyorum).
Aslında tasarı geçtikten sonra ABD’ye tepki olarak nota verilmesinin de, “ne bu kardeşim, müzik notası mı? Hadi notanı da al git!” şeklinde değerlendirileceğini bildiğimiz için onu sormuyoruz bile.
Benim en çok zoruma giden şey, soykırımın kabulü sonrası Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, “Namık Tan’ı ABD’ye göndermeseydik, tasarı geçtikten sonra geri çağıramazdık” şeklindeki talihsiz açıklaması oldu. Zannedersiniz ki AKP Büyükelçiyi resmen geri çekti.
Türk Dışişleri tarihinde böyle bir garabet yoktur. Hayır hayır, geri çekilen büyükelçi değil, Central Park’ta hava almak için oraya giden Namık Tan’ın tatilinin bitmesidir. Sıkıysa büyükelçimizi resmen çektik deyin bakalım. ABD ipiyle inilen kuyuda ipin kesilmesi durumuyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
Bir de tasarı öncesi “Eğer bu tasarı geçerse ABD ile ekonomik ilişkiler sekteye uğrayabilir, ihale filan vermeyiz” gibi sahte naralar atıp da tasarı geçtikten bir kaç gün sonra Boeing firmasına 1.6 Milyar dolarlık 20 uçak siparişi vermek garabet ehli her hükümetin harcı değildir.
Neyse konuyu uzatmayalım.
Anlaşılan o dur ki, AKP aslında tasarının geçeceğini biliyordu. Bildiği için de en iddialı bürokratını bir göz boyama operasyonuyla “Geri çağırmak için” oraya yollamıştı.
Peki AKP bunu nerden biliyordu?
Dedektifliğe gerek yok aslında. Olağanüstü güçlere hakim olan ve söylentilere göre Obama’yı Müslüman yapan(!) ABD ikametli hocaefendi için bu işler devede kulak.
Her zamanki gibi şöyle bir gözünü kapatıp, tekrar açtığında ağlamaklı bir ifade ile olacakları harfiyyen söylemiştir muhtemelen...
Konuyu saptırmadan devam edelim.
Hocaefendi Avrupa Birliği Parlamentosu’na “Türkiye’yi birliğe alın” şeklinde mesaj gönderecek kadar güçlü olduğu gibi ABD Temsilciler Meclisi üzerinde de ciddi hakimiyete sahiptir. Washington’da bulunan ve onursal başkanlığını bizzat kendisinin yaptığı Rumi Forum’un milyon dolarlar dağıtarak etki altına aldığı senatörler uzun süre hocaefendiye methiyeler düzüp, onun adına düzenlenen konferanslara ve iftarlara  katılmadılar mı?  Bırakın senatörleri, ADL, Yani Dünya Yahudilerinin en etkili örgütü olan ve milyar dolarlık fonlara sahip Anti-Defamation League’in direktörü Abraham Foxman ile hocaefendinin arasının iyi olduğu herkes tarafından bilinir.
Hepsini geçtik, hocaefendi ABD’de oturma izni almak için George Fidas’tan Graham Fuller’e, Morton Abromowitz’den meşhur rahip Thomas Michael’e kadar 26 güçlü isimden referans mektubu almadı mı?
Şimdi soruyorum:
ABD temsilciler meclisi, sivil toplum örgütleri, ABD Hükümeti ve senato üzerinde bu kadar ağırlığı ve iş yaptırabilme kabiliyeti olan hocaefendi, Ermeni soykırımı tasarısının kabul edilmemesi için Amerika’da kimlerle görüşüp hangi lobi faaliyetlerini yapmıştır acaba? Hiç olmazsa yakın dostu ADL başkanı Abraham Foxman ve senatörlerle görüşüp bu yasayı geçirmeyin ricasında bulunmuş mudur?
Hani birisi çıkıp, “Hocaefendi Ermeni kökenlidir. Dolayısıyla Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısının ABD temsilciler meclisinde kabul edilmesi için yoğun çaba sarfetmiştir” diye bir şey iddia etse en azından onlara verecek bir cevabımız olsun diye sordum.
Benimkisi sadece bir soru yani...
Ha unutmadan, hocaefendiyi sevdiğini söyleyen bir imamın, tasarıdan 1 gün önce ABD Temsilciler Meclisi’ni açarken yaptığı dua ile gökten nasıl ‘soykırım yağdığını’ da verilecek cevaba binaen izah edebiliriz diye düşünüyorum.



Bu haberi
yazıcıya gönder
Bu haberi
arkadaşına gönder
Yusuf Kırtorun
yazı arşivini izle










 
Ali Gedik
Bu kavga böyle bitmez
Muharrem Bayraktar
Bombalı haberler
Aziz Karaca
Bu sözler kime ait?
Murat Çabas
Milyarlarca insanın sırtında yükselen milyarderler
Yusuf Karaca
Taş atan çocuklar-Top atan çocuklar
Uğur Kepekçi
Hanımlar, beyler iş başa düştü!
Yusuf Kırtorun
İmam dua etti, gökten soykırım yağdı
Kevser Doyurum
Dostlukların önemi
Ahmet Oğuz Bahadır
3 Mart 1917 bütçe görüşmeleri

İstanbulAnkara

Diğer illerD.M.İ.


Son depremler, B.Ü. Kandilli Rasathanesi D.A.E.



    Copyright 2000~2009, İcmal Yayıncılık ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti.
Sefaköy Beşyol Mahallesi, İnönü Caddesi No: 96 Küçükçekmece, İstanbul / (212) 4251066, (212) 4252732

YeniMesaj.com.tr'de yer alan her türlü içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir.