30.12.2001, Hoşgeldiniz!
    Arşiv         Yazı dizileri         Reklam         Künye         Sitene ekle         E-posta    
 
       

Son Dakika
Ana Sayfa
Güncel
Ekonomi
Politika
Dünyadan
Toplum
Tekno-Bilişim
Kültür Sanat
Aile
Sağlık
Spor
Medya kazanı
Tüm haberler
Haber postası YENİ!
Hergün epostanıza düzenli haber servisi
Linkler
Bağımsız Türkiye Partisi
Milli Ekonomi Modeli
Haftanın Sohbeti
Sayaç
44.287.792
Başlangıç: 01.Ocak.2000
Şuan
251
ziyaretçi haber okuyor








 
Bizim noel!

Muharrem Bayraktar  

Türkiye’de sular tersine akıyor. Olayların tabii seyrine göre şekillenmesinden bazı çevreler korkunç derecede rahatsız oluyor. Ve hemen negatif propagandaya başlıyorlar.

Misyonerlik tartışmalarında da bunu yaşadık. Misyonerler için Türkiye adeta bir “çalışma cenneti” halini aldı. Amerika’dan Kore’ye dünyanın her yerinden akın akın misyoner geliyor Türkiye’ye. İnciller havada uçuşuyor. Kiliselerin sayısı her geçen gün artıyor. Televizyonlarda Türk papazlar Hz. İsa öğretisini anlatabilme özgürlüğüne kavuşmanın rahatı içindeler.

Sadece İstanbul’da son bir yıl içinde 19 kilisenin açıldığı gerçeği karşısında insan şaşırıyor doğrusu.

Hiçbir Hıristiyan’ın yaşamadığı sokaklara bile kilise açma gayretinin perde arkası elbette meçhul değil.

Ama böylesine yoğun kilise bombardımanına şahit olduğumuz şu günlerde “birileri” misyonerler hakkında yapılan yayınlardan epey rahatsız olmuşlar anlaşılan. Bu birilerinin talimatıyla, bağlantılı oldukları medya kuruluşları birdenbire “camiler” hakkında yayın yapmaya başladılar. Gazete manşetlerine İstanbul’daki camilerin sayısındaki artışın ne denli tehlikeli bir gelişme olduğunu taşıdılar. İmarsız ve ruhsatsız camilerin her yere yayıldığını yazdılar. Sanki PKK İstanbul’u basmış gibi (Pardon! Bunlar PKK aleyhine bile böylesine saldırgan yayın yapmadılar) camiler İstanbul’u bastı diye feveran ettiler. Buna örnek olarak da köşede bucakta kalmış, parasızlıktan bitirilememiş 1–2 küçük caminin fotoğrafını yerleştirdiler sayfalarına.

Oysa Türkiye’nin gündeminde misyonerlik vardı. Oysa Türkiye’de büyük şehirlere hızla yayılan kiliseler gündemdeydi.

Ama “birileri”, tehlikenin kiliselerden değil, camilerden geldiği yalanını medyadaki uzantıları ile kamuoyunun kafasına kazımayı en önemli “misyon” olarak kabullenmişti.

Ve bu misyonunu icra ediyordu. Misyonerlerin Türkiye’deki faaliyetlerindeki özgürlük zirvesine ulaşmaları Sadettin Tantan’ın İçişleri Bakanlığı döneminde başlar ki, bu eski bakanımız şu anda Arnavutköy’de Rum Ortodoks Kilisesi Vakfına ait 150 metrekarelik dairede 150 milyon TL gibi cüz’i bir kira ile ikâmet etmektedir. Ve üst kat komşusu Rum Ortodoks Vakfı Başkanı Yordan İsabaloğlu’dur.

Tantan, İçişleri Bakanlığı döneminde “İslamî” vakıflarla adeta hücum emri verircesine mücadele ederken, “Hıristiyan kimlikli” vakıflarla, onlara ait bir kilise vakfı evinde kelepir bir paraya oturacak kadar hoşgörülü olması da kafalarımızı karıştıran bir başka soru.

Peki toplumun geniş kesimlerini etkileyen bu misyoner bombardımanı Türk toplumu üzerinde nasıl bir pratik sonuç veriyor?

Şöyle sonuç veriyor:

24 Aralık’ı 25’ine bağlayan gece Hıristiyan aleminin kutsal Noel kutlamalarının başlangıç gecesidir. Bütün Hıristiyan alemi bu geceyi kutlayarak noeli kucaklar.

Türkiye’de de böyle olur elbette. Türkiye’de de birçok kilise 24 Aralık gecesi doldu taştı. İstanbul’daki Saint Esprit, Gloria Circus, İzmir’deki Santa Maria, Mardin, İskenderun ve Trabzon ve Samsun’daki kiliseler, Efes Meryem Ana Evi doldu taştı.

Ve tabii Türkiye’nin her yerindeki kiliseler doldu taştı.

Bu dolma taşmanın dikkat çeken boyutu kiliselere gidenler arasındaki Türklerin yoğunluğu idi.

Bütün kiliselerde Hıristiyanlaşmış Türkler noeli coşkuyla kutluyordu. Hıristiyanlaşmamış Türkler de “bu kutsal geceye duydukları sempati” ile akın etmişlerdi kiliselere.

Türklerin yoğun ilgi gösterdiği kiliselerin başında Gloria Circus geliyordu.

İstanbul sosyetesinin yoğun ilgi gösterdiği St. Antuan Kilisesi tadilat nedeniyle kapalı olduğu için bu yıl Gloria Circus’a akın etmişti “Türkler.”

İzmir’deki Santa Maria Kilisesi’nde yapılan Noel ayinine katılanlar arasında Konak Müftüsü Mehmet Kızılkaya da vardı. Sayın müftünün bu kutlamalara iştirakini yorumsuz veriyorum ve böylesine misyoner taarruzuna maruz kaldığımız şu günlerde din adamlarını kiliselerle olan ilişkilerinde daha dikkatli olmaya davet ediyorum. (Kimbilir, sayın müftü Santa Maria Kilisesi papazını Hz. Peygamberimize ithafen okunacak bir mevlid–i şerife davet etmeyi unutmamıştır belki de!)

Siyasetçisinin, bakanının, bürokratının, gazetecisinin, din adamının, hülasa değişik görevlerdeki etkin kişilerin, misyoner faaliyetlerin tehlikesini kavramadaki duyarsızlığı bugün Hıristiyanların kutsal noel gecelerinde kiliselere koşan Türklerin fotoğraflarını çıkarıyor karşımıza.

Ve fotoğraftaki kişiler her geçen gün de artıyor.



Bu haberi
yazıcıya gönder
Bu haberi
arkadaşına gönder
Muharrem Bayraktar
yazı arşivini izle










 
Müslim Karabacak
Balkanlardan gelen muhalefet
Muharrem Bayraktar
Bizim noel!
Adnan Ulutaş
3000’li yılların kıyameti!
Feyyaz İnanç
Heybeden çantaya

İstanbulAnkara

Diğer illerD.M.İ.


Son depremler, B.Ü. Kandilli Rasathanesi D.A.E.



    Copyright 2000~2009, İcmal Yayıncılık ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti.
Sefaköy Beşyol Mahallesi, İnönü Caddesi No: 96 Küçükçekmece, İstanbul / (212) 4251066, (212) 4252732

YeniMesaj.com.tr'de yer alan her türlü içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir.