01.05.2002, Hoşgeldiniz!
    Arşiv         Yazı dizileri         Reklam         Künye         Sitene ekle         E-posta    
 
       

Son Dakika
Ana Sayfa
Güncel
Ekonomi
Politika
Dünyadan
Toplum
Tekno-Bilişim
Kültür Sanat
Aile
Sağlık
Spor
Medya kazanı
Tüm haberler
Haber postası YENİ!
Hergün epostanıza düzenli haber servisi
Linkler
Bağımsız Türkiye Partisi
Milli Ekonomi Modeli
Haftanın Sohbeti
Sayaç
45.063.696
Başlangıç: 01.Ocak.2000
Şuan
69
ziyaretçi haber okuyor


Reklamlar
Temizlik
Temizlik şirketleri









 
Renk körlüğü "erkek" hastalığı

Renk körlüğünün kadınlarda binde 4, erkeklerde ise binde 60 oranında görüldüğü, bu nedenle renk körlüğünün genelde “erkek hastalığı” olarak bilindiği belirtildi

Prof. Dr. Reha Ersöz, “Renk körlüğü olanlar sanıldığı gibi çevrelerini grinin tonları olarak görmezler. Doğuştan olan renk algılama bozukluğunun tedavisi yoktur. Ancak bir hastalığa bağlı ise çözümü mümkün” dedi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Ersöz, halk arasında “renk körlüğü” olarak bilinen “renk algılama bozuklukları”nın, önemli bir göz sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Renk görme zayıflıklarının önemli bir kısmının genetik orijinli ve baskın olmayan bir genin yarattığı bozukluklardan kaynaklandığını ifade eden Ersöz, “Bu gen (x) kromozomunda yerleşir. Erkeklerde (x) kromozonu tek olduğu için de renk görme zayıflığı daha sıklıkla görülür” dedi. Ersoy, bin erkekten 60’ında renk görme zayıflığı mevcutken bu oranın kadınlarda 4 olduğunu ifade ederek, rahatsızlığın doğuştan olmasının yanı sıra görme siniri ve retina hastalıklarından da kaynaklanabildiğini belirtti. Rahatsızlığın çoğunlukla “renklerin hiç algılanamaması” değil, “bazı renk tonlarının birbirinden ayırt edilmemesi” şeklinde kendini göstertiğini bildiren Ersöz, “Yani renk körü olarak bilinen kişiler zannedildiği gibi çevrelerini grinin tonları olarak görmezler” dedi.

Çevresini kirli sarı görenler
Ersöz, renk algılama bozukluğu olanların ana renkleri seçebildiklerini, ancak örneğin kırmızı ve yeşil renklerin bazı tonlarını ayırt etmekte zorlandıklarını belirterek, kataraktın bazı türlerinde ise göz merceğinin renk değiştirmesine yol açtığını ve bunun sonucu olarak bu kişilerin çevrelerini “kirli sarı” bir camdan bakar gibi gördüklerini anlattı. Bu durumdaki kişilerin, zaman içinde bu renk tonuna alıştığı ifade eden Ersöz, “Bu alışkanlıktan dolayı ameliyattan sonra görüntü berraklaşmasına rağmen çevrelerinin mavimsi tona büründüğünü ifade ederler. Halbuki gerçek renk tonlarını algılamaya başlamışlardır ve bu duruma hızla adapte olurlar.” Ersöz, renk algılaması zayıf olan kişilerin toplumda farkedilmediklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Renk algılama zayıflıkları, göz hekimlerinin uyguladıkları özel testlerle anlaşılabilir. Doğuştan olan renk algılama bozukluğunun tedavisi yoktur.



Bu haberi
yazıcıya gönder
Bu haberi
arkadaşına gönder










 
Müslim Karabacak
Lütfen bu yazıyı önce siz okuyun
Hüseyin Mümtaz
Affın suyu
M. Emin Koç
Diyanetten ne haber?

İstanbulAnkara

Diğer illerD.M.İ.


Son depremler, B.Ü. Kandilli Rasathanesi D.A.E.



    Copyright 2000~2009, İcmal Yayıncılık ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti.
Sefaköy Beşyol Mahallesi, İnönü Caddesi No: 96 Küçükçekmece, İstanbul / (212) 4251066, (212) 4252732

YeniMesaj.com.tr'de yer alan her türlü içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir.