03.02.2007, Hoşgeldiniz!
    Arşiv         Yazı dizileri         Reklam         Künye         Sitene ekle         E-posta    
 
       

Son Dakika
Ana Sayfa
Güncel
Ekonomi
Politika
Dünyadan
Toplum
Tekno-Bilişim
Kültür Sanat
Aile
Sağlık
Spor
Medya kazanı
Tüm haberler
Haber postası YENİ!
Hergün epostanıza düzenli haber servisi
Linkler
Bağımsız Türkiye Partisi
Milli Ekonomi Modeli
Haftanın Sohbeti
Sayaç
45.224.075
Başlangıç: 01.Ocak.2000
Şuan
189
ziyaretçi haber okuyor


Reklamlar
Temizlik
Temizlik şirketleri









 
Pontusçuluk neyin nesi?

Adem Birinci  

Özelde Trabzon genelde Karadeniz bölgesinde son zamanlarda seslendirilmeye çalışılan “Pontusculuk” acaba neyin nesidir? Bu gün Yunanistan da ve dünyanın muhtelif yerlerinde, Türkiye Cumhuriyetine dönük zararlı faaliyetler gösteren sayıları yüz yetmişi aşmış “Pontus” dernekleri acaba neyi amaçlamaktadırlar. Ayrıca bu gibi  derneklerle işbirliğine girip Yunanistan’a Trabzonlu Türk gençlerini eğitim ve öğretim  adına gönderenler nereye koştuklarını, kime ve hangi gayeye hizmet ettiklerini biliyorlar mı acaba?
Serv planlayıcıları organizasyonlarında, İnebolu’dan  Batum’a kadar uzanan Karadeniz  kıyıları ile bugünkü  Çankırı Yozgat Sivas Tokat Amasya Çorum ,Gümüşhane, Erzincan illerinin büyük bölümünü kapsayan bölgede, Hıristiyan egemenliğini tesis edecek  Pontus isimli bir devlet kurmak istiyorlardı.
Bu sözde devletin kurulmasına alt yapı teşkil edecek ilk hareket 1904 yılında Merzifon’da ki Amerikan Kolejinde “Pontos(Pontus) Derneği” adı altında Rumların bir örgüt  kurmasıyla fiilen başlamıştır. 1910 da ittihatçıların gafletiyle Gayrı Müslimlere sağlanan aşırı hürriyetler sonucunda bu örgüt, Pontos adlı yayın organıyla yıkıcı, bölücü organize hareketlere de başlamış oldu.
İşte bu Pontuscular Harpi Umumi sonrasında ise,14 ekim 1918 de  Batum’da, sözüm ona “Pontus” adını verdikleri hayali bir devletin kuruluşunu ilan etmişlerdir. Pontos’cular 1919 da Trabzon da; “Diyogonis”, “Epohi”(Devir), “FarosThisAnotolis”(Anodolu Feneri) adlı gazeteleri yayınlayarak bu sözde devletin dünya basını ile entegrasyonunu sağlamaya çalışmışlardır.  Tabii ki; Sevr paçavrasını Planlayıcılarıyla birlikte, altına imza koyan sözüm ona Türk kimlikli kanı bozuk vatan hainleri ile uygulamak isteyenlere yediren, mümtaz insan Rahmetli Gazi Mustafa Kemal ve Müslüman Türk milleti hesaba katılmadan ilan edilen bu ucube sözde devletçik, zaten kağıt üstünde kalmaya mahkumdu. Öyle de oldu ve bu sözde oluşum zaten kağıt üstünde de kaldı.
19 Mayıs 1919  sözde Pontus soy kırımı projesi !
İngiltere, Fransa, ABD tarafından kışkırtılan ve Yunanistanlı fanatik  palikaryalarca organize edilen ve de İstanbul Fener Rum kilisesi baş papazı(Patrik) tarafından görevlendirilen bazı keşişler vasıtasıyla ve bilhassa Trabzon Metropoliti Papaz Hrisantos’un gayretleriyle  azdırılan, bölgedeki gayrı Müslimler, Bafra’dan Çarşambaya kadar bütün Canik (Samsun) yöresinin tamamını kana bulamışlardır.Bu hareketlerine ilaveten ayrıca gözü dönmüş Ermeni, Rum ve Hıristiyan Gürcülerden teşkil edilen çeteler, Trabzon Metropolitinin teşviki ile bölgenin muhtelif yerlerinde korumasız yaşlı, kadın ve çocukları hunharca katletmişlerdir.  Tabi bu hunharca oyun ve katliam, barbarlığı medeniyet diye takdim edenlerin fıtratına son derece uygun düşmüştür. Çünkü canavar kanla beslenir. Canavar zoru görünce de korkar ve de tırsar! Bizi esas hayrete düşürense; bu yalanın peşinden giden Türkiyelilerin gafletleri ve ihanet boyutundaki vahametleridir!
Yerli Rum ve Ermenilerin bu mezalimi, ancak üçüncü kolordumuzun bölgeye girmesi ile son bulmuştur. Buna rağmen katliamın acısı ve bölge halkı üzerinde bıraktığı tahribatın yıkıcı etkisi  yıllar yılı sürmüştür.
Tarih ve yalan “Tarihi Yalan” !
İşte yaptıklarının karşılığından ürken ve korkan bu çeteciler ve yardakçıları, doğal olarak Türklerin intikam almasından korkarak, kendilerini azdıran ağababalarının ülkelerine kaçmak zorunda kalmışlardır. Buna rağmen gerek Rus işgali neticesinde Muhacir olarak Trabzon’u terk eden ve daha sonra geri dönerek kontrolü  ele alan halkın, ve gerekse  bu  çetelere karşı ırz, namus, can ve malların korunmasını temin etmek gayesi ile oluşturulan silahlı milis güçlerinin de  yaptığı her hangi bir intikama yönelik hareket ve de fiil  olmamıştır. Onun için Selanik ve Batı Trakya’ya yerleşen ve kendilerini Pontuslu olarak ifade eden bu sözde Rum, ama esasında Türk olan Yunan vatandaşları her zamanki gibi Batı dünyasının genel Karakteristik özelliği olan “Tarihi Yalan” sendromuna yakalanmışlardır. Yunanistan’da yetkili ve etkili   görevler almış olan, devlet kademesinde Millet Vekili, Vali, Belediye Başkanı olan ve Kendilerini Pontusluların çocukları olarak ifade eden bu insanlar, ancak Batının “Sözde Ermeni soykırımı” dahil dünyaya pompaladığı yalan salvosuna bir yeni halka daha ilave edilmesine vasıta olmaktadırlar.(14) Bu itibarla kesin olarak diyebiliriz ki “19 mayıs Pontus soy kırımı” olarak ilan edilen gün, külliyen yalandır. Aksine soy kırıma dönük hadise Hıristiyanlarca Canik bölgesinde Türklere karşı uygulanmıştır! Pontus soy kırımı yalanı da bu geleceğe dönük temelsiz ve kabul edilmesi söz konusu dahi olamayacak muhtemel isteklerin, tarihi  gerçeklerden uzak zemini olması amacını gütmektedir.
Görülüyor ki, Pontus’un Rumlarla, hele, hele Greklerle ve de Miletoslularla hiç mi hiç bir bağlantısı yoktur. Bu gün yanlış bilgilerle, Karadeniz bölgesine Rum etiketi yapıştırmaya kalkışanlar  ve de yalan tarihi temeller üzerine inşa ettikleri uyduruk bir tezle,  bu kutsal Türk topraklarını Yunanistan’la ilişkilendirenler bilmelidirler ki; gerçeğe aykırı ve bilimsel dayanaktan yoksun  biçimdeki hal ve hareketleri neticesinde, ihanet ölçüsüne varan bir davranış  sergilemekte, dolayısıyla da buna bağlı olarak ta vahamet derecesinde büyük bir suçun failleri olmaktadırlar. Karadeniz bölgesi doğusuyla batısıyla çok eski zamanlardan beri Türk Yurdu olan en kutsal vatan toprağımızdır. Hepte böyle de kalacaktır. Bu böyle biline. Son günlerde güzel Trabzon’umuz üzerinde menfur tezgahlar kuranlar da  bunu böyle bilsinler.



Bu haberi
yazıcıya gönder
Bu haberi
arkadaşına gönder
Adem Birinci
yazı arşivini izle










 
M. Emin Koç
Düşüremedikleri ’sivil milli kale’nin duvarını kirletmeye kalkışıyorlar
Misafir Kalem
Sosyal devlet olabilmek / Abdullah KİBARLI
Müslim Karabacak
“...Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır (En’am6/59)
Murat Çabas
Muhtemel Irak operasyonundaki tuzaklar
Orhan Dede
ABD bu sefer soykırım
Adem Birinci
Pontusçuluk neyin nesi?
Misafir Kalem
Dil / Burak EVCİ

İstanbulAnkara

Diğer illerD.M.İ.


Son depremler, B.Ü. Kandilli Rasathanesi D.A.E.



    Copyright 2000~2009, İcmal Yayıncılık ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti.
Sefaköy Beşyol Mahallesi, İnönü Caddesi No: 96 Küçükçekmece, İstanbul / (212) 4251066, (212) 4252732

YeniMesaj.com.tr'de yer alan her türlü içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir.