|
|
|
|
Müslüman Türklerin, Anadolu’ya yerleşmeye başladığı dönemlerde inşa ettiği İzmir’in Selçuk İlçesi’ndeki tarihi İsa Bey Camii’nin büyük bir felaketle karşı karşıya olduğu öne sürüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan restorasyon çalışmalarının, çok önemli bir kültür mirasını göz göre göre yok ettiği iddia edildi.
Restore değil tarih katliamı
Aydınoğulları Beyliği döneminde İsa Bey tarafından Ali Dımaşki isimli mimara yaptırılarak 13 Mart 1375 tarihinde ibadete açılan tarihi camide yürütülen çalışmalara tepkilerin giderek arttığı ileri sürülürken, “Restore ediyoruz” denilerek duvarların üzerindeki koruyucu tabakanın yok edildiği kaydedildi. Edinilen bilgiye göre, duvar taşlarının çatlatılmasına ve taş aralarının çimento ile sıvanmasına tepki gösteren İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri ile Anadolu mimarisi üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen mimar Cengiz Bektaş, dün ziyaret ettikleri İsa Bey Camii’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Grubun cami içerisine girmesine izin verilmeyince, üzüntüsünü dile getiren Mimar Cengiz Bektaş, 630 yıllık tarihi caminin iç mekanının öğrencilere gösterilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Türklerin müslümanlığı kabul ettiği ilk yıllarda yapılan cami, Anadolu İslam mimarisinin en önemli iç mekanlarından birini barındırıyor. Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin Anadolu mimarisini daha iyi kavramaları için görmeleri gereken bir kültür yapısına sokulmamaları sorulanması gereken bir durumdur” dedi.
Koruyucu tabakaya zarar veriliyor
Camiye girmelerine izin vermeyen yetkililerin tavrını eleştiren İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Hasan Böke, bir hafta önce turistlerle birlekte herkesin girmesine izin verilen tarihi bir yapıya, bi hafta sonra inşaat gerekçesiyle izin verilmemesine tepki gösterdi. 630 yıllık tarihi İsa Bey Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmalarının çok yanlış olduğunu iddia eden Yüksek Mühendis ve Mimar Cengiz Bektaş, binaların yüzlerce yıl uğraşarak kendini dış etmenlerden korumak için koruyucu bir tabaka oluşturduğunu vurgulayarak, “Temizlemek çok güzel bir eylem. Ama sırf estetik kaygılarla koruyucu tabakaya zarar verilmesi çok yanlış. Avrupa’daki simsiyah tarihi binalar ilk yapıldıklarında bembeyazdı. Ama kimse kalkıp bu binaları kirlendi, temizleyelim demiyor. Çünkü temizlik yapılacaksa binaların koruyucu tabakalarına zarar vermeden yapılmalı. Bu da ancak laboratuvar ortamında bir takım çalışmalar yapmakla mümkün olabilir” diye konuştu.
Binanın tarihi özelliği ortadan kalkabilir
Koruyucu tabaka olan patina eğer temizlenecekse, bu işlemin binaya zarar verip vermediğini önceden bilmek gerektiğini kaydeden İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Hasan Böke ise, sadece estetik kaygılarla temizlik yapılamayacağını ifade etti. Böyle bir çalışmanın yapılması halinde binanın tarihi belge özelliğinin ortadan kalkacağını vurguladı.
» Devamı
|
|
Mehmetçik yetişmeseydi Kars yok olacaktı
|
|
|
1. Dünya Harbinde Ermeni Çetecilerin Katliamına Uğramış Mağdurlar Derneği Başkanı Yavuz Öztürkkan, Ermeni çetelerinin Kars’ın 82 köyünde katliam yaptıklarını belirterek, “Bu katliamlarda 14 bin 620 insanımızın katledildiği belgelerle ortadadır” dedi. Öztürkkan, yaptığı açıklamada, Ermenilerin iddialarını araştırmak isteyenleri Kars’a davet ettiklerini belirterek, “Tarihçiler, araştırmacılar kimin katliam yaptığını gelip burada görsünler” diye konuştu. Ermeni çetecilerin, Kars’ın 82 köyünde katliam yaptıklarını anlatan Öztürkkan, bu katliamlarda 14 bin 620 Türk’ün acımasızca öldürüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi: “Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Ordusu bölgeye yetişmeseydi bölgede Kars diye bir şehir kalmayacaktı. Ermeniler tüm yöre insanını katledecekti. Ermenilerin ilimizde yaptığı katliamlar tüm belgeleri ile ortadadır.” Kafkas Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim görevlisi Nurhan Aydın da Ermenilerin hayali katliam iddialarının tarihi belgelerle çürütüldüğüne işaret ederek, “Ermeniler hayali iddiaları ile bölgede yaptıkları katliamları unutturamazlar” diye konuştu.
» Devamı
|
|
Plevne kahramanı Tokat’ta anıldı
|
|
|
Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, 105. ölüm yıl dönümünde Tokat’ta düzenlenen törenle anıldı. Gazi Osman Paşa Anıtı önünde düzenlenen tören, çelenklerin anıta sunulması ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye gelen Tokat Belediye Başkanı Adnan Çiçek, Gazi Osman Paşanın 50 bin kişilik Romen Ordusu ile birleşen Rusları, 11 Eylül 1877’de 3. defa saldırıya geçmesine rağmen yine mağlubiyete uğradıklarını ifade ederek, “Bu 3. mağlubiyetten sonra Plevne’yi saldırarak alamayacağını anlayan düşman 13 Eylül günü üç taraftan muhasaraya başladı. 7 ay boyunca düşman ordusu tarafından kuşatılan Gazi Osman Paşa, yarma harekatını başlatmış, ancak Vit Suyu’ndan geçerken yaralanınca teslim olmak zorunda kalmıştır. Ancak bu bir teslimiyet değildir. Çünkü gösterilen olağanüstü kahramanlık ve taktik, harp tarihinde yeni bir müdafaa sayfası açmıştır. Rus Ordusu Komutanı Nikola bile hayran kalarak, ‘şu anda bu kılıcı şerefle taşımaya hakkı olan sizsiniz’ deyip kılıcını geri vermiştir” dedi.
» Devamı
|
|
|
|
Alperen Polat
|
|
|
|
|
|
|
Cevat Kışlalı
|
|
|
|
|
|
|
M. Emin Koç
|
|
|
|
|
|
|
Aziz Karaca
|
|
|
|
|
|
|
Orhan Dede
|
|
|
|
|
|
|
Ahmet Erimhan
|
|
|
|
|
|
|
Misafir Kalem
|
|
|
|
|
|
|
|
|