68 yıl önce gerçekleşen Kore Savaşı’ndan bu yana ilk kez bir ABD başkanı ile Kuzey Kore başkanı bir araya gelip mutabakat imzaladılar. ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Joung-un Singapur’da bir zirvede bir araya geldi ve 45 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdiler. Zirve öncesine kadar birbirilerine her türlü hakareti yaparak tehditler savuran iki liderin buluşması ve anlaşma imzalaması, ardından da övgüler dizmeleri gerçekten ilginç… Neler demediler ki? 
Trump Kim’e, “Zorunda kalırsak Kuzey Kore’yi yok ederiz”, “Kendi halkının açlığını, ölümünü umursamayan deli adam”, “Roket adam kendisini ve iktidarını intihara sürüklüyor”, “hasta köpekçik”, “kısa ve şişman”, “Benim de nükleer düğmem var, çok büyük ve etkili, ayrıca çalışıyor” hakaretlerini, tehditlerini savurdu. 
Kim de Trump’a, “Sözlerinin bedelini fazlasıyla ödeyecek”, “akıl hastası”, “korkan köpek havlar”, “Deli Amerikan pastasını ateşle terbiye edeceğim”, “yaşlı” cevabını verdi. 
Zirveden sonra Trump Kim’e “çok yetenekli” derken, Kim de saygısından dolayı görüşmeye Trump’tan 7 dakika önce geldi. Her iki taraf da memnuniyetlerini ifade ettiler.
Zirvede 4 maddelik bir anlaşma imzalandı ve bunun 3’üncü maddesi zirvenin ABD açısından temel amacıydı: 
“27 Nisan 2018 tarihli Panmunjom Deklarasyonu uyarınca Kuzey Kore (KDHC), Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan tamamen arındırılması yönünde çalışmayı taahhüt eder.”
Peki, böyle beklenmedik bir anlaşmadan ABD’nin ve Kuzey Kore’nin ne gibi beklentileri ve çıkarları var, bunu biraz irdeleyelim. ABD, Kuzey Kore ile ilgili nükleer gerilimi sonlandırarak, Ortadoğu’ya ve özellikle de İran’a odaklanmak hedefinde... İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilerek ve İran’a yönelik bölge ülkelerini organize edip, silahlandırarak zaten İran’la savaş sinyalini vermişti.
Aynı anda iki gerilimi kaldıramayan ABD, Kuzey Kore’ye yumuşama sinyalleri vererek İran’la savaşa hazırlanıyor. Ama Suudi Arabistan üzerinden, ama Sünni blok devreye konularak bu savaşın başlamasını arzu ediyor.
Elbette ki bunda küresel anlamda yaşadığı güç kaybının ve çaresizliğin etkisi var. Başta Rusya ve Çin gibi BRICS devletlerinin Milli Ekonomi Modeli’nin bir projesi olan milli paralarla ticaret formülünü hayata geçirmeleri, ABD’yi ekonomik anlamda büyük bir çıkmazın içine soktu. Kağıttan imparatorluğu darmadağın oldu.
ABD yaşadığı krizleri, ya parasını devreyi koyup krizini dışarıya ihraç ederek ya da savaş çıkartarak aşmaya çalışıyor. Milli paralarla ticaretin devreye girmesiyle artık parasını satamayınca, savaş seçeneğini masaya koydu.
Gerçi her ne kadar İran savaşıyla hem vatan sahası açma, hem imaj tazeleme hem de güç gösterisinde bulunma derdinde olan ABD için artık savaş seçeneği de pek sonuç vermeyecek. Bunu çok yakında göreceğiz. Ama ABD bunu hala bir seçenek olarak görüyor. Şimdilik “Kore’de barış, Ortadoğu’da savaş” sloganıyla yola çıkıyor.
ABD’nin diğer bir hedefi ise, kendisini her anlamda tehdit olarak gördüğü Rusya ve Çin’in yanında Kuzey Kore kalesini de kontrol altına alabilmek…
Böylece hem kendisine müttefik olan Güney Kore ve Japonya gibi ülkeleri koruma altına alırken, en azından böyle bir imaj verirken, hem de bir adım daha atmış oluyor.
Peki, Kuzey Kore’nin beklentileri nedir?
Esasen en büyük beklentisi yaptırımların sonlandırılması, bu şekilde ekonomik sıkıntıların aşılması ve etkilendikleri Güney Kore imajını kendi ülkelerine transfer edebilmek…
Bunu çok iyi bilen Trump, genç Kim Young-un’u avucunun içine alabilmek için her türlü propaganda yöntemini kullandı, Batı’nın makyajlı yüzünü göstererek imaj pazarlığına soyundu. Yanında götürdüğü 4 dakikalık Hollywood yapımı bir videoyu Kim’e izletti. Videoda, nükleer silahsızlanma ve barış anlaşması sonrası Amerikan perspektifinden Kuzey Kore’nin nasıl kalkınacağı ve hayat standardının yükseleceğine dair görüntüler yer aldı. Hatta videonun bir yerinde ülkenin plajlarından birinin açıklarında seyreden sürat motorları da vardı. Otel ve rezidanslarla Kim’in gözünü boyamaya çalıştı. Trump bu noktada şunları söyledi:
“Harika plajları var. Okyanusa top ateşi açtıklarında görüyorsunuz. Bu yüzden ona dedim ki, ‘Arkadaşım, şu plaja bak. Gerisinde müthiş bir otel-rezidans olmaz mı’ ve bunu ona izah ettim. Dedim ki, ‘Dünyada tam orada en iyi otelleriniz olabilir. Emlâk perspektifinden düşünün.’”
Trump, elbette ki demokrasi getireceğim diye işgal ettiği Irak’ta yaptıkları katliam fotoğraflarını, Ebu Garip cezaevinde insanlık görüntüleri bir medeniyet projesi olarak Kim’e göstermedi. Trump, Kim’e ‘Canavar’ diye adlandırılan 1,6 milyon dolarlık zırhlı aracını da gösterdi. Ona kısa bir Amerikan rüyası yaşattı. Bu konuda İngiliz Daily Mail gazetesi, “Kim, halkının izolasyonuna rağmen Amerikan kültürü ve Batı lüksünü tattı” ifadelerine yer verdi. Trump, Kim’in nükleer silahları bırakması karşılığı ona hayalden başka bir şey vaad etmedi. Halbuki bu zirvenin gerçekleşmesinin ana nedeni Kuzey Kore’nin nükleer silah sahibi olmasıydı. ABD’nin kitle imha silahı olmayan, caydırıcı gücü bulunmayan Saddamlı Irak’a, Kaddafili Libya’ya yaptıkları malum… Bakın bu noktada iki uzmanın görüşleri dikkat çekici…
Eski bir Güney Koreli askeri yetkili olan ve şu anda Seul’deki ‘Birleştirme Strateji Merkezi’nin müdürlüğünü yapan Moon Seong-mook, “Bir nükleer silah sahibi ülke olarak Kim, Trump ile eşit olarak katıldığı zirvede ABD’nin Güney Kore ile askeri tatbikatlarını durdurmasını elde etti. Bu Kim Jong-un için bir zafer” dedi. Yani “zirvede Kim’i Trump’la eşit kılan, Kuzey Kore’nin nükleer silah sahibi” olması diyor.
Uluslararası Kriz Grubu (ICG) uzmanı Michael Kovrig de, “Bu, Kim Jong-un için büyük zafer. Başka bir şey olmasa da, artık Başkan’la bire bir görüşme itibarı ve propagandasına nükleer caydırıcılıkla beraber sahip” dedi. Dikkat ederseniz o da “nükleer caydırıcılık”a vurgu yapıyor.
Kuzey Kore’nin ekonomik çıkışı, tam bir ekonomik krizin içinde olan, parasını artık satamayan ABD ile beraber olmak değildir. Kuzey Kore de aynen BRICS devletleri gibi Milli Ekonomi Modeli’nin farkına varmalı ve BRICS’le hareket etmeli. Kuzey Kore nükleer kartını kaybederse, her türlü ABD yaptırımı azalmayacak, artarak devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.