Bilindiği gibi Yunus Suresinin yüzüncü ayetinde şöyle buyruluyor; “Allah, azabı ve rezilliği, akıllarını kullanamayanlara musallat eder.”
İster dünyevi konularda olsun ister uhrevi konularda olsun akıl şart ve tabii aklı kullanmak şart, zaten aklı olmayan dinen mükellef sayılmamış.
Akıl var ama gereğince kullanmıyor, akletmiyor, aklını çalıştırmıyor işte o zaman bu tipler her çeşit azaba ve rezilliğe müstahak oluyorlar.
Son bir hafta-on günden beri ülke gündemini meşgul eden şu “Çiftlik Bank” meselesi başından sonuna kadar, kuruluş hikayesinden iflasına kadar ‘aklını kullanmayanların’ ve dolayısıyla paralarıyla rezilliği yaşayanların hikayesi değil mi?
Ülkede koca koca kitleleri peşine takıp sürükleyen, yanmaz kefen pazarlayan, cennet pazarlayan, nalin pazarlayan, kendi sefih anlayışını Allah ve Resulüne yapıştırarak ve yakıştırarak din pazarlayan meczupların faaliyet alanları da ‘aklını kullanmayan’ kitleler değil mi?
Adam açık açık Allah’a ve elçisine iftira ediyor, sonra da hiç yüzü kızarmadan; “Biz Allah ve Resulü adına konuşuyoruz” diyebiliyor.
Adam, açık açık, “cehennem zebanileri bir kişiyi cehenneme götürürken dese ki ben falanca tarikatın filanca kolundanım, derhal onu bırakırlar” diye zırvalıyor da bir tane aklını kullanan adam çıkıp da “hoca sen ne zırvalıyorsun?” diyemiyor.
İkinci yılını doldurmak üzere olan 15 Temmuz felaketi de kelimesi kelimesine aklını kullanmayanların, akıllarını kiraya verenlerin ve dolayısıyla rezil-rüsva olanların hikayelerinin toplamı değil mi?
Yetmiş-seksen bin kişiyi dolandırıp kayıplara karışan ‘Çiftlik Bank’ kurucusu da görüyoruz ki hayali şirketinin açılışında hocaları kullanmış, dini kullanmış, tekbirlerle açılış yapmış.
Bu ülke uzun zamandan beri, belki de asırlardan beri “Allah ile aldatmanın” değişik versiyonlarına sahne oluyor.
“Allah ile aldatmayı” kafaya koyup, ilgili söylemleri ezberleyip sahneye çıkan herkes ve her kesim ne yazık ki her devir ve dönemde taraftar bulmuş ve buluyor, ne yazık ki kalabalık kitleleri peşlerine taka biliyorlar.
Öyleyse, çok kandırılan bir ülkenin, çok kandırılan yöneticilerle yönetilen bir ülkenin vatandaşları olarak Kerim Kitabımızda akla ve aklı kullanmaya vurgu yapan ayetleri dönüp dönüp okumamız lazım:
“Ey bilginler, kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip, kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?" (Bakara: 44).
“Onlara, “Allah'ın indirdiğine uyunuz” dendiğinde, “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler de mi?” (Bakara: 170).
“Aklınızı kullanasınız diye Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.” (Bakara: 242).
“De ki: “Eğer Allah dileseydi, onu size okuyamazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Yunus: 16).
“Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana âittir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (Hud: 51).
“Elif, Lam, Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.”
“Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ki, aklınızı kullanıp anlayasınız diye.”(Yusuf.1-2)
“Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiş durumdadırlar. Şüphesiz bunda akıl eden topluluk için ibretler vardır.”(Nahl:12)
“And olsun size öyle bir kitap indirdik ki, şeref ve itibarınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”(Enbiya:10)
“İbrahim: “O halde” dedi. “Allah'ı bırakıpta size hiçbir şekilde ne yararı, ne de zararı dokunmayan şeylere mi tapınıyorsunuz?”
“Yuh olsun size de, Allah yerine tapınıp durduğunuz bütün bu nesnelere de! Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”(İbrahim:66-67)
“Sana karşı çıkanlar, hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı, onların başına gelenleri görerek, düşünebilen kalpleri ve işitebilen kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, onlarda kör olan gözler değil, kör olan göğüslerdeki kalplerdir. Yani asıl felaket, kalp gözünün kör olmasıdır. Çünkü insana gerçekleri gösterecek olan odur.”(Hac:46)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
H.Baran 2018-03-20 07:49:31

Işte bu anlayana,az-biraz da olsa anlamak isteyenlere..Bunun dışındakiler eskilerin ifadesiyle "mugalatadır"Aziz Bey.Selam ve saygıyla