Suriye’de ilginç gelişmeler yaşanıyor. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Rakka’nın güneyinde Suriye hava kuvvetlerine ait bir uçağı düşürdü.
ABD, Suriye uçağının düşürülmesine gerekçe olarak, Suriye ordusunun PKK’nın Suriye kolu olan YPG güçlerini vurmasını gösterdi. Suriyeli muhaliflere yakınlığıyla bilinen Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise ABD’nin bu iddiasının yanlış olduğunu, kaynaklarının Suriye ordusu uçaklarının YPG’yi bombalamadığını açıkladı.
Suriye Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Suriye savaş uçağının IŞİD’le mücadelede görevini yaparken düşürüldüğü belirtildi ve uçağın düşürülmesinin “ABD’nin öncülüğündeki koalisyon güçlerinin eylemlerini IŞİD ile koordine etiklerinin teyidi” olduğu vurgulandı.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD’yi bu eyleminden dolayı uyardı ve ABD’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve bu ülkede tek taraflı adımlar atmaktan kaçınması gerektiğini belirtti.
Yapılan açıklamalara bakıldığında, Suriye uçağının IŞİD’e yönelik operasyon yaptığı, ABD’nin de onu düşürdüğü görülüyor. Peki, ABD, bir taraftan Rakka’da YPG ile birlikte IŞİD’e operasyon yaparken, neden yine IŞİD’e operasyon yapan Suriye uçağını düşürsün?
Hatırlarsanız, Haziran ayı başlarında Suriye’de bulunan Rus birliklerin komutanı Orgeneral Sergey Surovikin, ABD ve YPG’nin IŞİD liderleriyle anlaşmaya vardığını, anlaşma kapsamında örgüt üyelerinin kontrol ettikleri bölgelerden çatışmaya girmeden çekildiklerini ve Suriye ordusunun aktif faaliyet yürüttüğü bölgelere geçiş yaptıklarını ifade etmişti.
Rusya Savunma Bakanlığı, ABD ile hareket eden YPG’nin IŞİD’le anlaştığını belirtmiş, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da yaptığı açıklamada, bu anlaşmayla ilgili ellerinde güvenilir veriler bulunduğunu ifade etmişti. Lavrov, ayrıca teröristlerin rahat çıkışları için ABD tarafından “güvenli koridor” oluşturulduğunu açıklamıştı.
Bu hamleyle ABD, hem terörle mücadele ediyormuş gibi görünüyor, hem çatışmadan Rakka’yı ele geçiriyor, hem IŞİD’i ileri doğru sürerek Suriye ordusunun ilerleyişini engelliyor, hem de Suriye’nin güneyinde hakimiyet sahasını genişletiyor.
Hatırlarsanız, Rusya bu bölgeden geçen IŞİD’lileri füzeyle vurmuştu, ayrıca Suriye ordusu buraya doğru yoğunluğunu artırmıştı.
ABD de anlaştıkları IŞİD’lilere operasyon yapılmasından rahatsız olmuş olacak ki, buradaki Suriye konvoyunu vurmuştu. Şimdi de Suriye savaş uçağını düşürdü.
Rakka’da ABD ve YPG ile anlaşma yapıp, çatışmadan burayı terk eden IŞİD’liler Rusya ve Suriye tarafından vuruldukça, ABD’nin planları alt üst oluyor.
İran da bu ABD planını anlamış olacak ki, ülkesinde art arda gerçekleşen terör saldırılarına cevap olarak o da buraları hedef aldı. 30 yıl aradan sonra ilk kez kendi toprakları dışına füze göndererek Rakka’dan kaçan IŞİD’lilerin geçiş yaptığı Deyr ez Zor’u vurdu.
Planı açığa çıkan ABD, şimdilik “YPG’ye saldırıyor” gerekçesiyle Suriye ordusunu vurarak bu hamlelere cevap vermeye çalışıyor ama Suriye muhaliflerinin “Suriye ordusu YPG’ye saldırmıyor” ifadelerine bakılırsa bu bahane de tıkandı. Bu tür bahanelerin geçici olduğunu, Suriye’deki zeminin kayganlığını bilen ABD, Irak’taki gibi geniş geniş hareket etmek yerine, Suriye’de biraz daha hızlı adımlarla planını devreye koyuyor.
IŞİD bahanesi ve YPG kamuflajıyla girdiği her yere bayrağını dikiyor, üslerini kuruyor, askerlerini yerleştiriyor. Suriye’de en son üssünü de Suriye’nin güney bölgesinde bulunan Tanf yakınlarında açmıştı.
Irak’taki rahatlığı, ABD işgali sonrasında kukla bir hükümetin bulunması ve Yahudi kökenli Barzani gibi bir piyonlarının olmasıdır. Suriye’de bu imkanlar yok.
Görüldüğü gibi, ABD terör bahanesiyle, yerel usurları da kılıf olarak kullanarak Irak’a ve Suriye’ye bir daha ayrılmamak üzere yerleşiyor.
Prof. Dr. Haydar Baş’ın 2000’li yılların başında ifade ettiği gibi, ABD Türkiye’nin de bulunduğu Ortadoğu coğrafyasını vatan olarak seçti ve bugün yaşadıklarımız bunun uygulamalarıdır.
Herkesin planı olabilir; eğer Türk milleti ve İslam coğrafyası bir ve beraber olamazsa, emin olun ki bu planlar da tutabilir ama bizler Sayın Baş’ın yıllardır bizlere anlattığı gibi Şii-Sünni kardeşliğini Ehl-i Beyt ortak paydasında sağlayabilirsek, Türk milleti de Lazıyla Kürtüyle, Türküyle, Çerkeziyle tek bilek tek yürek olabilirse bu kirli planların hepsi bertaraf olur. 
O zaman ABD’nin planlarını değil, Türk milletinin ve İslam coğrafyasının şahlanışını, yazdığı destanları konuşuruz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayten 5 gün önce

Sayın Murat Bey,bam teli bir yazı.Tebrik ederim.Kadir geceniz mübarek olsun...

Avatar
Mehmet.ali 5 gün önce

Bravo

banner100