ABD’nin, İsrail’deki büyükelçilik binasını Kudüs’e taşımasına karşı yapılan protesto eylemleri kana bulandı. İsrail, her zamanki gibi hepsi masum ve silahsız olan sivillere ağır silahlarla saldırdı. Şu ana kadar ölenlerin sayısı 58... Yüzlerce yaralı var. İslam dünyası tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir onursuzluk ve aşağılık içinde olduğu için İsrail, hiç sıkılmadan, utanmadan, üzülmeden masum sivilleri öldürmeye devam ediyor.
En çok da şu ‘bizim Müslüman kesime’ kızıyorum. Güya İsrail’e tepki gösteriyorlar, güya “katil, eli kanlı” diyorlar ama buna kendileri bile inanmıyor, zira o katilin en büyük dostu kendileri! Suudi Arabistan, İsrail’le neredeyse ittifak kuruyor, Mısır, İsrail diye bir düşmanı neredeyse unuttu.
Ya bizimkiler!
Mesela “Suriye ile savaş caizdir” diyerek Müslümanın Müslümanı öldürmesine cevaz veren molla bozuntularının hiç birinden “İsrail’le savaş caizdir” diye bir söz çıkmadı.
Mesela ‘Alevilerin evlerinin kapısına çarpı işareti koyan’ ahlaksızların hiç birinden İsrail için kötü bir söz gelmedi.
Mesela “Suriye’deki cihatçı soytarıların hiç birinden” İsrail katliamlarına karşı bir protesto duyulmadı. Tam aksine bu cihatçı soytarılar yaralandığında onları tedavi eden ‘en önemli dost, İsrail!’
Aslına bakarsanız İsrail, bugüne kadar hiçbir zaman kıvırmadı.
İsrail bugüne kadar hiçbir zaman “Artık, Müslümanları öldürmeyeceğim, katliam yapmayacağım” demedi.
Tam aksine daha üç ay önce İsrail Tarım Bakanı Uri Ariel, “Daha çok kan akmalı, daha çok Filistinli öldürmeliyiz” diye beyanat verdi.
Türkiye de bu beyanat üzerine İsrail’den daha çok domates tohumu aldı, daha çok ilaç aldı, daha çok hurma aldı, daha çok kimyasal aldı.
E ne de olsa devlet büyüklerimiz ne buyurdu: “İsrail’e ihtiyacımız var!”
İsrail bugüne kadar “kan dökme politikasında hiç kıvırmadı”, hep kandan beslendi.
9 Nisan 1948’de Der Yasin’de 258 Filistinliyi öldürdü.
29 Ekim 1948’de Saf Saf Köyü’nde 70 Filistinliyi öldürdü.
12 Ekim 1953’de Kibya Köyü’nde 67 Filistinliyi öldürdü.
29 Ekim 1956’da Kufr Kasem’de 49 Filistinliyi öldürdü.
Yakın tarihe geçelim:
8 Ekim 1990’da Kudüs’te 30 Filistinliyi öldürdü.
18 Nisan 1996’da Kana’da 50 Filistinliyi öldürdü.
16 Nisan 2002’de Cenin Mülteci Kampı’na saldırdı, 102 Filistinliyi öldürdü.
Ocak 2009’da Gazze’de 134 Filistinliyi öldürdü.
İsrail, hiç kıvırmadı, hep ‘öldüreceğim’ dedi ve hep öldürdü, ama ‘bizimkiler’ hep ‘katil’ dediler, ‘zalim’ dediler sonra kıvrım kıvrım kıvrılıp İsrail’le kucaklaştılar.
AKP’nin seçim kazanmasına en çok sevinenlerden İsrail kasabı Şimon Peres, AKP için “Lokum gibi bir parti” diyordu.
İsrail’in bir terör devleti olduğunu söyleyip, İsrail terör eylemi yapıyor deyip, İsrail barbardır deyip, cani deyip sonra da “İsrail’e ihtiyacımız var” diyen biziz.
İsrail hiç kıvırmadı, kıvıran biziz. İsrail’den ‘üstün cesaret madalyasını’ biz aldık.
Sınırlarımızın mayınlarının temizlenmesi için İsrail’e biz ihale verdik.
İsrail firmaları Nathan’a, Netafim’e, Beri Brudo’ya, Zinkal’e, Palyal’a GAP’ta binlerce dönüm toprak biz verdik, İsrail’in Manavgat suyunu alması için biz peşlerine düştük, ABD’deki Yahudi lobilerine sadece 2015 yılında 65 milyon doları biz aktardık, 7 Mart 2009’de Londra’da “Antisemitizmle Mücadele Deklarasyonunu” biz imzaladık, casus uçak ihalesini İsrail’e biz verdik, İsrail’den canlı hayvan ithalatı biz yaptık, Mavi Marmara’da öldürülen Müslümanların haklarının aranmasından biz vazgeçtik, İsrail’in OECD’ye girmesine biz izin verdik.
Yani dostlar, kıvıran biziz.
İsrail’in en büyük düşmanı ve korkusu olan Suriye’ye ye demokrasi getirmek ve özgürlük getirmek isteyenlerin oyununa gelip, bu ülkenin kana bulanmasına rıza gösteren biziz.
“Suriye ile savaşmak caizdir” diyenlerin Filistinliler için dökecek tek damla gözyaşı olamaz.
İsrail, Suriye’yi bombalarken sevinç çığlıkları atanların; İsrail, Filistinlileri katlederken ağlamasına inanmayın. Kıvır kıvır kıvrılan Müslümanların, Emevileşen Müslümanların Filistin’e bir faydası olamaz.
İsrail, bütün bu katliamları onlardan aldığı cesaretle yapıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.