Dünya, çok karışık… 
Taşları, yerinden oynadı bir kere…
Özellikle Müslüman ülkeler, felaketin eşiğinde. Kimisi işgal edildi, kimisi parçalandı, kimisi parçalanmanın eşiğinde, kimisi de, iç karışıklıklarla, sonunun nereye gideceği belli değil. 
İsrail, Müslüman coğrafyası içinde bir, “süper” çıban gibi duruyor. İngilizler öncülüğünde Ortadoğu’nun göbeğine çakılan İsrail Yahudi devleti ile neler yaşanıyor, görüyorsunuz. Bölgede her taşın altında çıkan İngilizler, önde ABD olmasına karşın, işin arkasında itici ve planlayıcı güç olarak kalmayı sürdürüyor.
İsrail Yahudi devleti gibi, başka devletçikler de peşinde, İngiltere. Kürt devletçikleri bunlardan bir tanesi ama Kürtler Müslüman oldukları için, ileri de ne olacağı belli olmaz diye, Ortadoğu’da Hıristiyan devletler peşindeler.
Mesela Mısır’da sayıları 10 milyonu bulan Hıristiyanlardan pekâlâ bir Hıristiyan devlet çıkabilir. Dünyadan 6 milyon Yahudi toplanarak Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kuruluyorda, neden 10 milyon Hıristiyan’dan Mısır topraklarında bir Hıristiyan devlet kurulmasın.
Mısır’da zaman zaman Kilise ve camilere saldırılar, bu amaçla provake edilmektedir. Şunu demek istiyoruz: Batı büyük bir haçlı savaşı içinde, bunu Ortadoğu’da Hıristiyan-Yahudi ittifakı ile yapmakta ancak gel gör ki, Müslüman ülkeler cellâtlarının işlerini kolaylaştırmaktalar
İngiliz, İsrail ve ABD gizli servislerinin içlerinde cirit attıkları  “İslami” denen oluşumlar, İslam’ın kutsallarına daha fazla zarar vermekteler. Keklik avcılarının, kafes içinde öttürdükleri keklikle, keklik avladıkları bir vakadır.
Müslüman dünyasında İngiltere, ABD ve İsrail için ne kadar öten “keklikler” var, ibretle izliyoruz. Suriye’ye “cihada” çağrı yapanların, Kudüs sessizliğini görüyorsunuz değil mi? Nerede o Türkiye’de öten cübbeli-sarıklı “keklikler”?
İçlerinden “Netanyahu devrilsin!” diyeni duydunuz mu? “Esad Şii!” diyenlerden bir tanesi, neden “Trump evangelist” veya “Netanyahu Yahudi!” demiyor. Diyemez, demez. Çünkü bunlar sadece Müslüman avlatmak için öttürülen “keklikler”!
Müslüman’ın algısını, Müslüman’ın aklını ve imanını avlatırlar. 
Hani Suriye için, Türkiye’de konuşlandırılan Suud uçakları? Üzerlerinde Arapça yazılar yazan ABD uçakları, bizimleydi(!) hani nerdeler? Kudüs için uçursunlar da görelim. Suud’tan Türkiye ile birlikte “Müslüman NATO” kuruyorlardı, ne oldu? 
İsrail’i,  bu “Müslüman NATO” ile koruyacaklardı! 
Kudüs bir turnusol oldu, görebilenler için. Herkes, Kudüs konusunda Müslüman ülkelerin özellikle de Türkiye’nin, halklar bazında zayıf tepkisinin nedenlerini sorguluyor.
İki nedeni olduğunu, bilmem kaç kişi görecek. 
Birincisi AKP iktidarı:
Aklını, imanını, iktidara teslim etmiş, iktidarın “yapınız” dediğini yapan, “yapmayınız” dediğini yapmayan önemli bir kesim var. Bu kesim, “İsrail dostumuz!” denildiğinde de alkışlar, İsrail’e “van minıt” çekildiğinde de…
Yani AKP’nin varlığı ABD ve İsrail’e tepkiyi sıfırlıyor. Peygambere hakaret eden kişi, AKP eliyle NATO genel sekreteri yapıldı, tepki sıfır. Peygambere hakaret karikatörleri yayınlandığı dönem, Türkiye’de bir tepki olmamasının nedenini, AKP’nin varlığına borçlu olmakla övünen iktidar başları gördük.
İkinci neden, Gülen’in temsil ettiği “diyalog” fitnesidir ki, bunu sadece Gülen ile sınırlamak “diyalog” oyununu gizlemek içindir. Sait Nursi, baş diyalogcudur. 
AKP iktidarı ne yazık ki şuan Gülen ile mücadele ettiği halde “diyalog” fitnesi tam gaz ileri devam ediyor. “Diyalogcuların içine ‘Milli Görüş’ düşmüş, adı AKP olmuş” diye bir tarif yapsam, olayı tam özetler. 
Eski başkanlar “FETÖ bağlantılı” diye görevlerden alınırken, yeni başkanların Sait Nursi açılımları, başka ne ile izah edilir. İstanbul ve Ankara’ya dikkat edin!
Türkiye, Nursi gibi birini vatandaşına “alim” gösterdikçe, sonu hüsrandır. Gülen darbesi bir “nurculuk” darbesidir. İngiliz adına Nakşi isyanları ne idiyse, ABD adına da 15 Temmuz kalkışması, bir “Nurcu” kalkışmasıdır.
Yahudilik, Hıristiyanlık ile İslam’ı eşitlemeye “diyalog” denir. “Nurculuk” tam da bu demektir. Yahudi ve Hıristiyanı sevdirmeye “nurculuk” desek, abartmış olmayız. Nurcu haham ve nurcu papazlar gördük, bu ülkede.
Ülkemizi işgale gelen Anzaklara, daha acısı Hıristiyana “şehit” diyen Nursi ve talebesi Gülen, ilk darbelerini İslam’a karşı yaptılar. Allah’ın kitabı, peygamberin hadisleri yerini Nurcu Sözler’i aldı.
Hiçbir şekilde bitmeyen Atatürk kinlerinin kaynağı da, İngiliz adına hareket etmeleridir. İngiliz ve Amerikan’ın “alim” dedikleri insanlar hem ülkemizde, hem de Müslüman coğrafyada ne yazık ki, çok BOP’tan roller üstlendiler.
Onlar adına ötüp durdular. 
Say say bitmez bunlar. 
Bir Kardavi vardı, hatırladınız mı? Nerede bu it? Hani İslam âlimiydi? Niye konuşmuyor, Kudüs için. Esad’ı devirmek için Suriye’deki katillere,” kadın” bulma derdine düşmüştü, bu pzvnk!
Kardavi ne ise Mustafa Sabri o. Gülen ne ise güzel sesli Kâbe imamı Sudeysi o. İkisi de ağlatıyor ama efendileri için. İskilipli ne ise Nursi o.  
İslam dünyası ve Türkiye içlerindeki İsrail’i görmedikçe, İsrail-İngiltere-ABD gizli servis ağlarının, “hoca” bağlantılarını çözmedikçe, ne karışıklıktan, ne parçalanmaktan ne de, işgalden asla kurtulamazlar.
Prof. Dr. Haydar Baş, Türk ve Müslüman dünya için büyük bir kıymet. Bu kıymet değerlendirilmeli. Ekonomik tez ve görüşlerine dünyanın sahip çıktığı gibi Ehl-i beyt eksenli İslam anlayışı da Müslümanlar için tek kurtuluş yoludur.
ABD’nin siyasal, radikal ve ılımlı İslam tezlerinin tek panzehiri, Sayın Haydar Baş’ın mücadelesini verdiği Ehl-i Beyt İslam tezidir ki, bu Kur’an İslam’ıdır. Alevi-Sünni veya Şi-Sünni savaşı hesapları ancak bu tezle bozulur.
Türkiye’nin de, bütün İslam coğrafyasının da, huzuru ancak böyle mümkün. Ajanları “alim” gösteren, gerçek alimleri bir hiç ve hatta “zalim” gösteren, yabancı servis ellerini görelim. 
İktidar uğruna, “referandum” için “fetva” verenlerin, Kudüs konusundaki sessizlikleri, her şeyi özetliyor ama görene… İsrail için öten Kudüs için susan keklikler!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
H.Baran 2017-12-16 01:49:27

Cidden özlemişiz bu türden sosyolojik analizleri.tşk..

Avatar
mersinli yusuf 2017-12-17 19:00:42

islam için ötmeyen bülbül israil için öter çünki içinde ehlibeyt sevgisi yok ehlibeytin ne olduğunu bilse islam için öterdi Allahım bizleri ehlibeyt yolundan ayırmasın