Barzani hareketinin bir Kürt hareketi değil, büyük İsrail hareketi olduğunu İsrail’in Kürdistan projesine olan ilgisinden anlamak mümkün… İsrailli yöneticiler, yetkililer, uzmanlar, yaptıkları birçok açıklamayla, yazdıkları yazılarla bu gerçeği ispatlıyorlar.

Son olarak birkaç gün önce İsrail merkezli Begin Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanı olan Edy Cohen, Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Rudaw’da bir yazı kaleme aldı.

“İsrail’in bağımsız Kürdistan’a ihtiyacı var” başlıklı yazıda Cohen şunları ifade ediyor:

“Üç yıl önce Başbakan Netanyahu, İsrail’in Kürtlerin otonomiye sahip olduğu bölgede bağımsız bir devleti destekleyeceğini belirterek, ‘Bizim, Kürtlerin bağımsızlık arzusunu desteklememiz lazım’ demişti. Netanyahu, Tel Aviv’de Ulusal Güvenlik Enstitüsü’nde yaptığı bir konuşma sırasında bunları söylemişti… İsrail için hem ekonomik hem de güvenlik açısından Kürdistan devletini desteklemek kendi çıkarınadır.

Bu yüzden Kürdistan’dan gelecek peşmergelere eğitim vermesi, İsrail ordusunun yararınadır. Bunun da ötesine giderek, Kürdistan’da askeri üs kurulabilir ve bu sayede Kürdistan devletini koruyabilirler.

Bunların yanı sıra, bağımsız Kürdistan devleti, zamanında Irak devletinin, mal varlıklarına el koyarak gönderdiği Yahudilerin dönmesini sağlayabilir. Bu gelecekte Araplarla yapacağı barış anlaşmasında İsrail’in konumunu güçlendiriyor.”

Cohen, yazısında Birinci Dünya Savaşı’nda Kürdistan’ın kurulamamasının nedeni olarak da Mustafa Kemal Atatürk’ü gösteriyor.

Esasen sadece Kürdistan’ın değil, İsrail’in de o yıllarda kurulamamasının nedeni Atatürk’tü. Atatürk, hem Türk milletinin bölünüp parçalanmasına müsaade etmedi, hem de Filistinli Müslüman kardeşlerimizi tehlikeye atacak bir İsrail adımına asla izin vermedi.

Cohen’in açıklamasına dikkat ederseniz, Kürdistan’ın kurulmasının İsrail’in çıkarına olduğunu belirtiyor. Peşmergeyi eğitmeleri, üs kurmak istemeleri zaten Kürdistan’la asıl hedeflediklerinin “büyük İsrail” olduğunu açıkça gösteriyor. Dahası, kurulacak olan Kürdistan’a İsrail’den değişik bahanelerle Yahudi göçü planlanıyor. Yani Filistin topraklarında gerçekleşen Yahudi yerleşimci işgali aynen burada da gerçekleşecek.

Kürtler bağımsızlık beklerken, topraklarından olacaklar.

Prof. Dr. Haydar Baş Bey, yıllardır “Barzani hareketi bir Yahudi hareketidir, büyük İsrail adımıdır”, “Kılıf Kürdistan, asıl hedef büyük İsrail” derken, “Kürt kardeşlerimiz oyuna gelirlerse Filistinlinin kaderini yaşayacaktır” diye uyarırken boşuna söylemiyor.

İsrailli uzman Cohen’in yazısı bu gerçekleri, bu kirli niyetleri açıkça ortaya koyuyor.

Biliyoruz ki İsrail asla kendi menfaatine olmayan bir oluşumu desteklemez. Kürdistan projesine İsrail desteği birçok kez gündeme geldi, bazılarını sizlerle paylaşalım.

Haziran 2017’de, İsrail’in Likud partisinin ikinci ismi İsrail eski İçişleri Bakanı, 2019’da da İsrail Başbakanı olması beklenen Gideon Saar, Barzani’nin bağımsızlık referandumuna destek verdi. Bu, referandum tarihinin 25 Eylül olarak kesinleşmesinden sonra gelen ABD’den sonraki ikinci destek açıklaması…

Nisan 2017’de, İsrail’in Vatikan Büyükelçisi Sahyoun Afrudi, “Bağımsız Kürdistan’ın kurulması, (İsrail’in) en üst düzey yürütme ve yasama organlarınca görüşüldüğünü” belirtti ve şunları söyledi: “İsrail’in bağımsız Kürt devletine desteği sözde değil, resmi bir tutumdur. İsrail hükümeti, parlamento, siyasi partiler ve halk bağımsız bir Kürdistan’ın Kürtlerin doğal hakkı olduğunu ve sonucunda Ortadoğu’ya istikrarın sağlanacağını düşünüyor.”

Filistinli kardeşlerimizin doğal yaşam haklarını yakarak, yıkarak, zalimce elinden alan İsrail, sanki Kürtlerin doğal haklarını düşünüyormuş gibi…

Ocak 2016’da, İsrail Adalet Bakanı Ayelet Şaked, bağımsız Kürt devleti kurulmasına büyük destek verdiğini ve bu yeni devletin Türkiye ve İran arasında yer alması gerektiğini söyledi. İsrail Başkanı Netanyahu 2014 yılında Kürdistan devleti kurulmasına destek vermiş ama sınır çizmemişti. Adalet Bakanı bunu tamamlıyor.

Tabii, İsrailli yetkililerin bu destek ifadeleri sadece söylem boyutunda kalmıyor, 10 yıldan fazla Barzani’nin peşmerge kuvvetlerini İsrail özel kuvvetleri eğitiyor.

Barzani ailesinin Yahudi kökenli olduğu birçok kez delilleriyle birlikte ortaya konuldu. Hatta daha da ötesi Barzani ailesi tarihte haham yetiştiren aile olarak nam salmış. Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani’nin İsrail’le ilişkileri çok net biliniyor.

Baba Barzani İsrail’le ilk görüşmesini 1963’te yaptığı söyleniyor. Bundan sonra İsrail gizli servisi Mossad, peşmergeye silah, para ve istihbarat desteği sundu. Bu tarihten sonra da birçok görüşmeler oldu. Mesut Barzani, 2006 yılında, “Bağdat İsrail’le ilişki kurarsa, biz de Erbil’de komsolosluk açabiliriz” demişti.

Türkiye’nin Erbil’le imzaladığı 50 yıllık anlaşma çerçevesinde Barzani’nin petrolü Ceyhan’a oradan da İsrail’in Aşkelon limanına gönderiliyor. Hatta gazetelerde çıkan haberlerde, peşmergenin maaşının bu sayede İsrail tarafından ödendiği ifade edilmişti.

Yerimiz sınırlı olduğu için bu kadar ifade edelim. Bütün bunlar gösteriyor ki, İsrail, Kürdistan’ı arzı mevut hedefi için sadece bir basamak, bir kılıf olarak görüyor.

Milletimiz bu “koyun postuna bürünmüş kurt” oyununa aldanmayıp, işgal amaçlı oluşturulan cazibelere kanmayıp birlik ve beraberliğini muhafaza etmelidir.

Filistinli kardeşlerimizin gözünün yaşına bakmayanlar, Kürt kardeşlerimizin gözünün yaşına asla bakmazlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ferhat Özturan 2017-07-08 20:11:12

İsrail ile kürdistanın ne bağlantısı var anlıyamadım.Kürtler ibrani mi? Yahudi mi?

banner100