Konyaspor Kulübü Başkanı Ahmet Şan, “Türkiye’de bütün statlarda İzmir Marşı söyleniyor. Konya hariç. Çünkü Konya, tek vatan, tek bayrak, tek devlet duygusuyla hareket ediyor.”

Sayın Başkan’a göre İzmir Marşı, tek vatan, tek bayrak, tek devlet duygusunu yansıtmıyor. Zaten gelen tepkiler üzerine yeni bir açıklama yapan Konyaspor Başkanı, “İzmir Marşı’nın belli bir siyasi parti tarafından sahiplenilmesinden dolayı tribünlerin siyasallaşmasına duyduğu rahatsızlığı” ifade etmek için böyle bir açıklama yapma gereği duyduğunu açıkladı.

Oysa İzmir Marşı belli bir siyasi partiye mal olmuş değildir.

Hiçbir parti liderinin malı değildir.

İzmir Marşı’nı söyleyenler belli bir siyasi partinin tabanı hiç değildir.

İzmir Marşı, Yunan’ın Gazi Mustafa Kemal tarafından denize dökülmesine ve bu mutlu anın sevinciyle “İzmir’in dağlarında açan çiçeklerin” muştusunu anlatan bir marştır.

Bozulmuş düşmanın yel gibi kaçmasının ardından, yeni Türk devletinin gücünü ve kudretini dünyaya haykıran bir destandır, özgür ve egemen bir devletin parıltılı ışıklarının bütün ufukları kuşattığının işaretidir.

Yunan’ın kaçmasının ardından gelen bu destansı marştan rahatsızlık duymak, bu marşın stadyumlarında söylenilmemesini bir övünç kaynağı olarak ilan etmek utanç verici bir manzaradır.

Ben Sayın Başkanın yerinde olsam Konyaspor’un maçlarından önce elime mikrofonu alıp on binlerce kişiye karşı, “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” diye bizzat kendim söylerdim.

Ve bu marşın bir partinin malı olmadığını, Yunan’ı denize döken Gazi Mustafa Kemal’in bu ülkeye hediye ettiği zaferin timsali olan bir özgürlük destanı olduğunu haykırırdım.

Ama maalesef Türkiye’de son yıllarda uygulanan Atatürk karşıtı hatalı siyasetler, “Atatürk’e sövmekten beslenen bir cahil kitleyi” doğurdu.

“Keşke Yunan galip gelseydi” diyen embesiller, Afyon’a Yunan anıtı dikmek isteyen belediye başkanları, Yunan gizli servisinin Atatürk’ün annesine yönelik düzmece belgelerini ellerinde gezdiren ahlaksızlar, “Yunanistan’da bile şeriat mahkemeleri var” diyen sünepeler ortalıkta geziniyor.

“Tükürüğe acırım billahi tükürsem yüzüne” mertebesindeki bu soysuzların, zamanı geldiğinde tıpkı darbeden sonra Yunanistan’a kaçana darbeciler gibi Yunanistan’a sığınacaklarından zerre kadar şüpheniz olmasın.

Zaten bunların elebaşı olan zatlardan biri, 12 Eylül darbesinden sonra Avrupa’ya kaçınca “İmkanım olsa Yunan’a sığınacaktım” diye itirafta bulunmuştu.

Demem o ki, İzmir Marşı’ndan korkmayalım.

İzmir Marşı’nı milletçe kucaklayalım.

Bu sahiplenme parti marti meselesi değildir.

Vatan meselesidir.

Yunan’ı denize döken ruhun diri tutulması meselesidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 1 ay önce

Ben isterdimki Konya halki ciksin Yahudi pilotlarin Konyada egitilmesini istemiyoruz die haykirsinlar.

Avatar
Nedim 1 ay önce

Takdir edilecek bir yazı. Uyandırma servisi gibi.

Avatar
Adnan 1 ay önce

Daha denize dökülecek yunan var.

Avatar
ÖZER GÜLEÇ 1 ay önce

AGZINA SAGLIK KARDEŞİM

Avatar
Halil zafer 1 ay önce

Sayın BAYRAKTAR
Yani kısacası Yunan'ın kuyruk acısı var. Fakat daha kötüsü Yunandan daha fazla zarar veren; Osmanlı Tarihini, Türk Tarihini, Cumhuriyet Tarihini ve ATATÜRK 'ü anlamayan ve zaten anlamlarını istemeyen dış ve iç güçler var.

Avatar
mersinli yusuf 1 ay önce

içimizde yunanlı çok muharrem bey ağzınıza kaleminize sağlık Allah bunların belasını verecek buna inanıyorum

Avatar
Cemil 1 ay önce

Daha 100 yıl önce denize döktüğümüz yunanlıların kıyıda köşede kalmış tohumları büyümüşte biyerlere gelmişler.

banner100