Yıl 2018, on altı seneden beri ülke yönetiminin en tepesindeki isim, iktidar partisi AKP’nin Genel Başkanı ve ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan konuşuyor:
"Temel kanunların yenilenmesinden, geleneksel mimariye sahip modern adliye binalarının inşasına, UYAP'ın kuruluşuna kadar cumhuriyet tarihinin en büyük reformunu gerçekleştirdik. Ama bir şeyi gerçekleştiremedik, UYAP gibi çok önemli bir teknolojiyi, maalesef bu bir öz eleştiridir; FETÖ'cülere kaptırdık. Ve bu ağ, orayı kendi sinsi emelleri için çok acımasız kullandı ve oradan da gerçekten de en büyük zulmü icra etti.”
Kaptırdıklarınız sadece bu kadarla sınırlı olsaydı, “bu kadar kusur kadı kızında da olur” der geçerdik ama gerçek şu ki, kaptırdıklarınızın ne haddi var ne de hesabı.
Endişe ile altını çizelim ki kaptırdıklarınız kaptıracaklarınızın habercisidir.
Ramazan Bayramının hemen ertesi gününe rastlayan 2010 referandumunda, güzel Türkçemize de takla attırarak “evetli iftarlar, evetli sahurlar, evetli bayramlar” edebiyatı geliştirdiniz ve adamın; “mümkün olsa da mezardakileri de kaldırıp ‘evet’ oyu kullandırsak” demesinden dahi uyanmadınız ve yargıyı o malum şebekeye kaptırdınız.
15 Temmuz felaketinin en önemli kilometre taşlarından biri olduğunu fark ettiniz, yine itiraf ettiniz ama o malum şebeke Üsküdar’ı çoktan geçmişti.
Yargıyı mı kaptırmadınız, Emniyeti mi kaptırmadınız, Eğitimi mi kaptırmadınız, hemen her dalda, her branşta yapılan sınavların sorularını mı kaptırmadınız?
Hepsinden önemlisi ülkenin geleceği demek olan, istiklalinin ve istikbalinin teminatı olan genç nesillerini kaptırdınız.
Devleti sapasağlam, dimdik ayakta tutasınız diye, devletin bütün kurumlarına, milletin bütün değerlerine ve yeraltı-yer üstü kaynaklarına sımsıkı sahip çıkasınız diye bu millet size her seçimde bol keseden oy verdi ama siz kendi ifadenizle kandırıldınız ve çok hayati kurumları o malum şebekeye kaptırdınız.
Bu millet, bundan sonra da kaptırmayacağınızdan nasıl emin olacak?
Kaptırdıklarınız kaptıracaklarınızın habercisi gibi duruyorlar.
Sınav sistemini ve sınav sorularını malum şebekeye kaptırdığınız yılan beri “soru hırsızlığı ile” kaç kişi hangi üniversitelere yerleşti ve mezun oldu ve dahi o diplomalarla bugün devletin hangi koltuklarında, hangi kademelerinde oturuyorlar?
Çalanlar kadar çaldıranlar da suçlu değil mi?
Bugün üzülerek, derin bir ‘aaah’ çekerek hatırladığınız o çok önemli kurumların o şebekeye kaptırılmasında rol oynayan, görev alan ve sizi yanıltan etrafınızdaki siyasilerden hesap sorabildiniz mi ya da sorabiliyor musunuz?
Kapanlar kısmen sorgulanıyor yargılanıyor ama “kaptıranlar” temiz adamlar gibi dört bir yanda dolaşıp duruyorlar.
Kaptırdıklarınız kaptıracaklarınızın habercisi mi ne?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner137