Dünya kaynaklarının neredeyse tamamını tepe tepe kullanan bir avuç mutlu azınlık, sahip oldukları servetin büyük bir bölümünü de insanlığın İslam ile buluşmasını engellemek için harcıyorlar.
İnsanlık alemine gönderilen son mesaj olan Kur'an ile tanışanlar, buluşanlar arttıkça tefecilerin sömürge alanları daralacağı için o mesaj ile kitleler ve ülkeler arasına devasa duvarlar örmekten asla kaçınmıyorlar.
"Şüphesiz ki kâfirler mallarını, insanları Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar, daha da harcayacaklardır; ama sonunda bu, onlara yürek acısı olup en sonunda mağlûp olacaklardır. İnkârda ısrar edenler ise cehennemde toplanacaklardır." (Enfal: 36).
Karşı cephede, yani İslam'ı insanlığın dikkatinden kaçırmak için servet harcayanlar cephesinde değişen bir şey yok, sadece bugünkiler daha modern metodlar kullanıyorlar.
Kavminin huzuruna çıkıp; "Beni bırakın Musa'yı öldüreyim de o Rabbine yalvarsın! Çünkü ben onun sizin dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum" (Mü'min: 26) diyen Firavun'un telaşı, endişesi neyse bugün haçlı-siyonist dünyasının telaşı ve endişesi de odur.
Yeryüzünde ilahlık iddia eden bir aciz insan, bir peygamberin toplumun dini değiştireceğinden ve o yerde fesat çıkaracağından korktuğunu söylüyor, Firavunların bugünki takipçileri de aynı şeyleri söylüyorlar.
Onların ve bunların "dinden" anladıkları kendi kurulu düzenlerini sürdürmek için payanda olarak kullandıkları bir takım hurafeler zinciri, "fesat çıkarmak" olarak tanımladıkları şey de, rahatlarını, konforlarını bozacak, huzurlarını kaçıracak muhalif söylemler ve eylemlerdir.
Firavun için en büyük fesat hareketi kuşkusuz; "sen de bir beşersin, senden tanrı olmaz" görüşünün dillendirilmesi ve bunun toplum içinde yayılması idi.
Bugün İslam coğrafyasında fitne-fesat hareketlerini organize etmek, kardeşi kardeşe kırdırmak için koca koca bütçeler ayıranların derdi de; Müslümanlar bellerin doğrultamasınlar, İslam'ın adalet, hukuk, adil paylaşım, kul hakkı gibi konulardaki güzel yüzünü temsil edemesinler ve dünyaya örnek olamasınlar ve bizim zulüm çarkımız dönmeye devam etsin.
On dört asır evvel, son elçi son Peygamber Hz. Muhammed aleyhisselam'a karşı Mekke'nin ileri gelen kodamanları toplumu gaza ve galayana getirmek için hangi metodları kullandıysalar bugünkiler de aynı metodları, modern imkanları da katarak kullanıyorlar:
"Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi.
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar, ‘Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir’ demişlerdi.
Onlardan ileri gelenler, ‘Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kur’an, aramızda ona mı indirilmeliydi?’ dediler. Hayır, bunlar Kur’an'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.” (Sad: 1-8).
Bugün de Kur'an ile nesillerin buluşmasını istemeyenlerin eylemleri ve söylemleri Mekkeli müşriklerinkine ne kadar da benziyor.
Sahip oldukları basın-yayın yoluyla kitlelerin, hatta ülkelerin zihinlerinde oluşturdukları bir takım putların korunması için, onlara dört elle sarılmaları için zaman zaman çağrı yapmıyorlar mı?
Servetler harcayarak sıkça "ilahlar geçidi" düzenleyip "bu devirde tek ilah da olur mu?" vurgusu yapmıyorlar mı?
Karşı cephenin küfürde inatçılığında, kitleleri Allah yolundan uzaklaştırmak için ciddi harcamalarında pek değişen bir şey yok da acaba bizim cephede kitleleri uyandırma noktasında bir değişme, bir gelişme var mı?
Bu kocaman soru acil cevap bekliyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100