Biz Ermeni halkı arasına karışan Ermeni çetecileri temizlemek, hem Ermenileri hem de korunmasız durumdaki Anadolu halkını korumak için Ermeni tehciri kararı alıp, bunu gerçekleştirince ‘Türkler Ermeni soykırımı’ yaptı derler.
Her yıl Nisan ayında ‘büyük felaket’ ve ‘soykırım’ anlamına gelen kelimelerle Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışırlar.
Oysa tehcirin yaşandığı 1915’li yıllarda asıl soykırıma girişenler Ermenilerdir.
Ama bu gerçek Batılıların hiçbir zaman umurlarında olmadı.
Çünkü komitacı Ermenilerin arkasında onların desteği vardı.
Türk milletine haksız yere en ağır suçlamaları yöneltmekten geri durmayan, parlamentolarında Ermeni yalanlarına destek veren, hatta ‘soykırım yapılmamıştır’ diyenleri suçlu ilan eden Batı dünyası, İsrail’in dünyanın gözü önündeki katliamlarına, vahşetine sesini çıkarmıyor.
Türkleri soykırımcılıklar suçlayanlar, 70 yıldır Filistin’de sayısız katliama imza atan, sadece 14 Mayıs’ta aralarında 8 aylık bebeklerin de olduğu 62 silahsız Filistinliyi hunharca katleden, 3 binden fazlasını yaralayan İsrail’in yaptıklarını ‘şiddet’ diyerek geçiştirirler.
İngiltere Başbakanı Theresa May, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinden sonra yaptıkları basın açıklamasında İsrail yaptıklarına ‘şiddet’ demekle yetindi. 
Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus da, "kutsal topraklardaki şiddetin sona ermesi ve diyalogun başlaması" çağrısında bulundu. “Şiddetin asla barışa götürmeyeceğini bir kez daha yineliyorum” ifadelerini kullanan Papa, İsrail’in adını dahi geçirmediği konuşmasında Filistin’de barışçıl gösteri yapan Gazze halkının da şiddet uyguladığı imasında bulundu.
Dikkat ediniz, İsrail’e güya tepki gösteren Batılılardan gelen tüm açıklamalarda benzer noktaları göreceksiniz. 
İngiltere Başbakanı May ve Katoliklerin Papası Franciscus benzeri açıklamalar, bizim yanımızdaymış gibi görünerek, İsrail’in vahşetini önemsizleştirmeyi amaçlayan, asla samimi olmayan ifadelerdir. 
Haddizatında bu açıklamalar da İsrail’in emellerine hizmet etmektedir. Çünkü 70 yıldır devam eden bu vahşete İslam coğrafyasının ‘adam gibi’ caydırıcı tepki ortaya koyamamasının nedenlerinden biri de Batılıların bu münafıkça tutumlarıdır.
Gerçi İslam ülkelerinin haline bakınca Batılı ülkelere hiçbir söz söylemeye gerek olmadığı anlaşılıyor. 
Çünkü Batılı devletler kadar bile tepki vermeyen Müslüman ülkeler çoğunlukta maalesef.
Müslümanların içinde bulunduğu zillet hali üzerine çok şey söylemek mümkün ancak en büyük zillet, yanımızdaki münafığı tanımamak değil midir?
Gerçek şu ki; birlik olamayan, dost ile düşmanı ayırt edemeyen parça parça durumdaki İslam ülkeleri, Filistin’in yarasına derman olamayacak halde. 
Hak ile batılı ayırt etme basiretine bir bugün sahip olamayan Müslümanlar, iman zafiyetinin sebep olduğu zillet girdabından kurtulmadan, İsrail başta olmak üzere tüm dünyada Müslümanları hedef alan zulmü durdurmakta başarılı olamayacaklardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.