A Milli Futbol Takımımız pazar akşamı çok kritik bir maça çıktı. Tabi burada her ne kadar rakibimiz güçsüz Kazakistan olsa da, grupta oynadığımız 3 maçta alınan sonuçlar ve son Brezilya hazırlık maçında futbolcuların ortaya koyduğu ruhsuz futbol bizi acaba mı? sorusunu sormaya mecbur bıraktı. Çok şükür ki kazasız belasız 3 puanı hanemize yazdırıp ülkemizi sevince boğdu ay-yıldızlı çocuklar!!! Kazakistan’dan alınan 3 puanın bayram havası yaratması Türk futbolunun ne duruma düştüğünün fotoğrafıdır aslında. 
3 puanın sevincini yaşayamadan maç öncesi ve sonrası yaşanan üzücü olaylar Türk futbolunun altına dinamit koyanların hedeflerine yavaş yavaş ulaştıklarını bizlere göstermektedir. Ülkemizde hızlıca yayılmaya başlayan ayrımcılık politikası ne yazık ki spora da bulaşmıştır. Çok değil daha 10 yıl önce Milli takım maçlarını izlerken, hiç kimse kendi tuttuğu takımın renklerini ağzına dahi almazken şimdilerde durum çok vahim bir hale gelmiştir. 
Milli takımımızın golünü atan kendi yüreğindeki renklerin takımında oynamıyorsa o gole sevinmeyenlerden tutun da sakatlanan oyuncuya ‘ohh’ çekebilecek kadar gözlerimiz kararmış durumda.
Son yaşanan olay artık futbolumuzun spor amacı olmaktan çıktığını ve renklerin çatışmasına döndüğünü göstermektedir. Sahaya çıkan ve özellikle üzerinde ay-yıldız forma bulunan hiç bir bireyi taraftarın protesto etme ve ağıza alınmayacak şekilde küfürler sarfetmeye hakkı yoktur. Bu Fenerbahçeli Volkan’da olsa, Galatasaray’lı Burak’da olsa, Beşiktaş’lı Gökhan da olsa, Trabzonspor’lu Onur’da olsa değişmez, değişmemeli.
Çünkü Milli Takım demek tek yürek, tek bilek ve tek amaç demektir. Bu ülke dünya üçüncüsü olurken de, Avrupa Şampiyonasında final kapısından dönerken de hep bu birliktelikle hareket etmiştir. Ama maalesef taraftarın protestoları ve küfürleri sonucu Milli Takımızın kalecisi Volkan DEMİREL bırakın sahayı stadı bile terketmek zorunda kalmıştır. Volkan’ın yaptığı doğru mudur? Tabi ki hayır. Nedenlerini birazdan açıklayacağım fakat taraftara birkaç cümle yazmadan bırakmak istemiyorum. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan bunalan insanlarımız, statları son zamanlarda bir deşarj olma ve tek vücud olarak demokratik şekilde tepkilerini dile getirme yeri olarak görmeye başladılar. Bu en doğal haklarıdır ve buna kimsenin itirazı olamaz. Zaten bundan birileri rahatsız olmuş ki PASSOLİG uygulaması adı altında statlardaki haykırışların önüne geçilmek istenmiştir. Pazar akşamı Volkan’a yapılanların hiçbir şekilde savunulacak tarafı yoktur. Ve bunları yapanların da taraftarlıkla ve milli ruhla uzaktan yakından alakaları dahi yoktur...
Son olarak da birkaç satır Volkan’a ayırmak istedim. Nasıl ki hiç kimsenin ay-yıldızlı forma üzerinde bulunan bir bireyi küfürlü protestoya hakkı yoksa, hiç bir sporcunun da o forma üzerindeyken sahayı ve stadı terketme hakkı yoktur. Volkan bu tür durumları Türkiye’nin bütün stadlarında yaşıyor. Neden kendisine böyle davranıldığının cevabını ilk önce kendisinde aramalıdır. Yine bu stadda son oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde Volkan’a karşı küfürlü protestoların daha sert bir şekilde yapıldığını hepimiz biliyoruz. Peki o zaman sormak gerekmez mi, sevgili Volkan neden o maçta stadı terketmedin de Milli forma üzerindeyken kulaklarını tıkamayıp arkadaşlarını yalnız bıraktın. Lafa gelince Milli forma herşeyden önce gelir dersiniz, icraata bakıldığında bir fırsatını bulup Milli sorumluluğu üzerinize almamak için her yolu denersiniz. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121