Hükümetin büyük umutlar bağladığı ‘300 koyun projesi’ daha şimdiden komediye döndü. Çünkü projenin ne olduğunu, projeyi gündeme getirenlerin kendileri de tam olarak bilmiyorlar.
Önce “Bu projenin adı köye dönüş projesidir, köye dönüşü teşvik etmek içindir” dediler sonra “köyde yaşayanları köyde tutmak için” diye açıkladılar.
Önce “Her köylüye açık bir proje” dediler sonra “Hayvancılık yapanlar yararlanacak” dediler.
“Hayvancılık yapanlar” ifadesini değiştirdiler “Elinde 50 koyun olan, 100 koyun olanın koyun sayısı 300’e tamamlanacak” dediler. Yani koyun sahibi olmanız şart.
Sonra buna da ilave yaptılar “Müracaat edenlerin ağıl ve merası olacak” diye ilave ettiler. Sanki ülkede mera kalmış gibi.
Sonra da “Bu proje yanlış anlaşıldı” dediler.
Doğru anlatsaydınız o zaman!
Topu topu 500 bin koyun vereceksiniz, topu topu 1666 kişiye vereceksiniz, onu da nasıl vereceğiniz belli değil.
Suriyelilere 30 milyar dolar vermekle övünüyorsunuz, ‘hayvancılığı kurtaracak’ dediğiniz koyun projesine ayırdığınız para 50 milyon dolar.
 Milyonlarca köylüyü köylerinden koparıp, şehirlere indirip aç biilaç bıraktınız, sonra da 1666 kişiye koyun verip köyleri yeniden doldurma planı yapıyorsunuz. Milletle dalga geçiyorsunuz.
Atatürk’ün tarım ve hayvancılık politikalarını okuyun desem, onu da okumazlar.
Bakın Atatürk ne yaptı:
• Köylüden,  ağır vergileri kaldırdı. 
• Köye para ve kredi sağladı.
• Köylünün ürününü korudu ve geliştirdi.
• Köylüye ürün alım garantisi verdi.
• Köylünün bilgi ve görüşünü yükseltti.
• Köylüye toprak dağıttı.
Siz ne yaptınız?
Köylüyü ağır vergilerle ezdiniz. Üç kuruş kredi verip bağına, bahçesine, traktörüne haciz koydunuz.
Köylünün ürününe alım garantisi vermeyi bırakın, ürün üretmesin, tarlalar boş kalsın, şeker pancarı piyasasına, tütün piyasasına emperyalizm hakim olsun diye elinizden geleni yaptınız.
Atatürk, Kayseri de yonca istasyonu kurdu. Çünkü yonca demek hayvanın iyi beslenmesi demek, hayvanın iyi süt vermesi demek.
Siz ne yaptınız?
Ülkeyi, samanı, yoncayı ithal eder hale getirdiniz.
Sonra da hayvancılığın felaket durumunu “300 koyun projesiyle” telafi etmeye çalışıyorsunuz.
Bence siz bu boş projelerle vakit kaybetmeyin, içinden koyun geçen türküleri okuyun bol bol.
“Karahisar kalesi yıkılar gelir” diyin.
“Ben bir koyun olayım, sen de bir kuzu/Meleye meleye getirerek yazı” 
Diye türküler çığırın.
Koyunsuz, kuzusuz bıraktığınız Anadolu meralarından af dileyin.
Yazı çıkarır mısınız bilmem ama bu günah kolay kolay çıkmaz.
Hülasa, böyle proje olmaz.
Köylüyle, koyunla, Anadolu’yla dalga geçer gibi böyle saçmalıkları milletin önüne çıkmayın.
Sonuç olarak; tarımı ayağa kaldırmak istiyorsanız, hayvancılığımızı şaha kaldırmak istiyorsanız yapılması gereken şey Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ne (MEM) ve o modeldeki tarımla ilgili projelere müracaat edilmesidir. Prof. Dr. Baş, Atatürk'ün yaptıklarını bugün Milli Ekonomi Modeli'nde modern çağın ışığında köklü çözümlerle önümüze koyuyor. Boşuna başka adres aramayın. Çözüm de, adres de MEM'dir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.