Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 15 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Bayram Bozkurt önceki gün gerçekleşen duruşmada kripto FETÖ’cüler hakkında şu önemli bilgileri verdi: “Halen kripto olan yaklaşık 3 bin kişilik bir FETÖ’cü ekip var. Bu grubun deşifre edilmesi çok önemli. Bu adamların ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Bunlar uyuyan hücrelerdir. Umarım yakın zamanda bunlar da deşifre edilir.”
Sanık Bayram Bozkurt aynı zamanda 3. Ordu eski Komutanı Saldıray Berk ve Erzincan eski Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklanmasında rol oynayan, Ergenekon davasının Efe kod adlı gizli tanığıydı.
Bir dönem FETÖ yapılanması içinde bulunan ve Ergenekon dava sürecinde de önemli bir role sahip olan birinin “halen 3 bin kripto FETÖ’cü var” vurgusu oldukça önemli… “Bu grubun deşifre edilmesi çok önemli. Bu adamların ne zaman ne yapacağı belli olmaz” ifadelerinden de açıkça anlıyoruz ki, bunlar son derece etkin yerlerde bulunuyor. Ama yargı, ama basın-medya, ama siyaset, ama ordu, ama emniyet, bilemiyoruz.
Bu kripto FETÖ’cüleri tanıyabilmenin en kolay ve en doğru yolu, bence ortaya koydukları icraatlardır. Bu noktada da en iyi turnusol Prof. Dr. Haydar Baş’tır.
Malum, son birkaç gündür Prof. Dr. Haydar Baş hakkındaki medya ve basın organlarında çıkan iftira nitelikli haberleri mutlaka okumuşsunuzdur. Birileri, 2,5 yıldır devam eden bir davanın içeriğini maksatlı olarak ve çarpıtarak basın ve medyaya servis etti, basın ve medya kuruluşları da mal bulmuş mağribi gibi bire bin katarak suç olmasına rağmen bu iftiraları kamuoyuyla paylaştı.
Suç, çünkü Türk Ceza Kanu’nun 288’inci maddesine göre devam eden bir dava hakkında yargıyı yönlendirici iftira nitelikli bu tür haberler yapılamaz.
Ayrıca Anayasanın 38’inci maddesine göre suçu sabit olmayan, suçu ıspatlanmamış biri, iftiralardan yola çıkarak bu suçu işlemiş gibi gösterilemez, suçlu sayılamaz.
Eğer böyle olsaydı, tepeden tırnağa herkes suçlu olurdu, çünkü herkes hakkında mutlaka bir iftira, dedikodu ve yalan-yanlış bilgiler var.
Prof. Dr. Haydar Baş gibi ömrü bu vatana ve millete hizmet etmiş, birlik ve beraberliğimize kast eden birçok kirli senaryoyu bozmuş birisine, ülkemiz üzerinde hesabı olan küresel odakların ve yerli uzantılarının iftira atmasından daha doğal ne olabilir?
Prof. Dr. Baş’ın açıklamasını ve de avukatlarının tekzip metnini olduğu gibi yayınlayıp, iftira dolu haberi kaldıran basın ve medya kuruluşlarını tenzih ediyorum, ama bu iftiraları artırarak devam eden bazı kuruluşlar oldu.
İftirayı servis edenlerin ve de bu iftiraları ilaveler yaparak milleti yanıltmaya, yargıyı yönlendirmeye çalışanların bu manada kime ve neye hizmet ettikleri ortadadır.
Hani bahsettik ya “3 bin kripto FETÖ’cü” diye, çok uzaklarda aramaya gerek yok. Kim Prof. Dr. Baş’a saldırıyorsa bilin ki o kripto FETÖ’cüdür. Neden mi?
Çünkü FETÖ’nün misyonu, dinlerararası diyalog faaliyetleriyle Türk milletinin milli ve manevi direncini kırarak Türkiye’yi işgale hazır hale getirmekti. Bunun önünde kadrosuyla birlikte set olan ve 20 yıl bu örgütle mücadele eden tek kişi Prof. Dr. Haydar Baş’tı. Bu mücadele neticesinde FETÖ’cüler Prof. Dr. Baş’a her türlü iftirayı attılar. Devlet imkanlarını da kullanarak hukuksuz bir şekilde her türlü engeli önüne koymaya çalıştılar. Prof. Dr. Baş ise zerre kadar hukukun dışına çıkmadı ve büyük bir hukuk mücadelesiyle bu iftiraları, bu saldırıları bertaraf etti.
Prof. Dr. Baş’la ilgili iftira haberlerini hangi basın medya organı, suç olduğunu bile bile, bayraklaştırarak gündeme taşıyorsa, mutlaka o kuruluşta mutlaka kripto FETÖ’cü vardır. Yine o basın kuruluşlarının köşe yazarlarının hangisi Sayın Baş’a iftira kampanyasının bir parçası olmayı üstlenmişse, bilin ki o bahsedilen 3 bin kripto FETÖ’cüden biridir. İnceleyin, göreceksiniz.
Prof. Dr. Haydar Baş, gizli olan, bilinmeyen bir insan değildir, oldukça şeffaf, sürekli insanlarla beraber olan, ayrısı gayrısı olmayan bir insandır. Bağımsız Türkiye Partisi’nin Genel Başkanı’dır, ilim adamıdır, ekonomisttir, din âlimidir, dindardır, muhafazakârdır, ulusalcıdır, Atatürkçüdür, Cumhuriyetçidir, tüccardır, sanayicidir, ticari faaliyetleri bütün eserlerinin biyoğrafi kısmında mevcuttur.
Hayatının her aşamasında, aile hayatı, ibadet hayatı, çalışma hayatı, liderliği her konuda herkese örnektir. Toplumdan uzak, fildişi kulelerde yaşayan değil, toplumun içinde bir insandır. Yazdığı dünya çapında eserler, sunduğu çözümler ortadadır.
Milli Ekonomi Modeli bugün başta BRICS devletleri olmak üzere birçok ülke tarafından uygulanmaktadır. Sayın Baş’ın “Milli Paralarla Ticaret” formulüyle dolar hakimiyetini kaybeden ABD’nin Türkiye’yi parçalama misyonunu yüklediği FETÖ’nün Prof. Dr. Baş’ı tuzağa çekmeye, kumpas kurmaya çalışması, son başlatılan iftira kampanyasının bunun bir eseri olduğu bir gerçek değildir de nedir?
Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Hoş Geldin Atatürk” eseri, milletimizin bir birlik unsuru olarak gerçek ve dindar Atatürk’le buluşmasını sağlamıştır. Bu, yıllardır “beton Kemal” diyerek Atatürk’ü dinsiz ve kafir göstermeye çalışan FETÖ’nün ve uzantılarının asırlık planlarını alt üst etmiştir. Sayın Baş, “Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt” eseri ve 14 ciltlik Ehl-i Beyt Külliyatı ile Alevi-Sünni kardeşliğinin temellerini atmıştır. Ehl-i Beyt düşmanlığını şiar edinmiş, bir ABD-İngiliz projesi olarak Alevileri ve Sünnileri kutuplaştırmaya çalışan FETÖ’nün elbette ki işine gelmemektedir.
Sayın Baş, “Bir kolumu kesseniz Türk kanı, diğerini kesseniz Kürt kanı akar, Türk-Kürt kardeştir” duruşunu ortaya koyarak ABD’nin ve yerli uzantısı FETÖ’nün Kürtleri azınlık yapma ve Türk-Kürt çatışması kirli planlarını bertaraf etmiştir.
Bütün bu gerçekler masaya yatırıldığında şu gerçeği yeniden altını çizerek ifade edebiliriz: Prof. Dr. Haydar Baş bir turnusoldür, kripto FETÖ’cileri tanımak ve bulmak istiyorsanız, ona saldıranlara, ona iftira atanlara, onunla hukuk dışına çıkarak mücadele edenlere bakın. Bu, yeni 15 Temmuzlar yaşanmaması için önemli bir kriterdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal kaya 2018-08-13 20:50:18

çok gùzel bir tespit,eline, diline saģlik.kriptolar hemen kendini goösterdi...satılmiş medya,btp den ve haydar hoca dan, seçimlerde neden bahsetmez,işte onlar ,kripto fetòcūlardir..