İktidar, bu sefer Kudüs’le kandırıyor. 
Hangi şehre girseniz, “Kudüs’ü savunmak” ibaresinin geçtiği bilbort reklamları görüyorsunuz. Kudüs’ü savundukta,  Allah aşkına ne yaptık? Kudüs, İsrail’in elinden mi kurtarıldı.
Kudüs’ü böldük kardeşim, böldük. 
Kudüs’ü savunmadık, Kudüs’ü sattık.
Kudüs’ün Doğusu’nu “başkent” ilan ederek, Kudüs’ün Batısı’nı İsrail’e verdik.  Bununla kalmadık, Kudüs’e Papa’yı da çağırdık.  Kalan yarısını da, Hıristiyanlara mı ayırdık!
Kudüs’ü Papa ile savunuyorlar!
Böyle bir Kudüs savunması(!) ne görülmüş, ne duyulmuş.
Gülen’in Papa’ya 1998’de sunduğu mektupta, Amerikan-Vatikan ortak projesi, sözde bir Müslüman’a dillendirilip, Kudüs, “Üç Büyük Din’in Merkezi” ilan edilmişti. Sayın Erdoğan, Kudüs konusunda Papa’yı arayarak, aslında küresel projede aktör olduğu mesajını veriyor. Yani anlayacağınız Kudüs savunulmuyor, Kudüs ile Müslüman kandırılıyor. İktidar adeta,  Kudüs’ü halı yapıp koltuğunun altına serdi.
“Prof. Dr. Haydar Baş’ın Mescid-i Aksa, Müslümanların başkenti ilan edilmeli” görüşü dikkate alınsaydı,  hem Kudüs bölünmemiş olacaktı, hem de Aksa’yı içinde barındıran Kudüs’e koruma sağlanmış olacaktı.
Kudüs’ün kıymeti içinde barındırdığı Mescid-i Aksa’dan dolayıdır. Sen Mescid-i Aksa’yı hiç görme, sanki Rize’de çay bahçesi bölüyorlar. Orası Allah’ın mekânı, özel bir mekân ve Müslüman’ın dışında söz hakkı yoktur.
Eğer iktidar, Gülen’in taşeronluğunu yaptığı küresel misyona hizmet ederek, Kudüs’ü kurtaracağını sanıyorsa, ya Müslüman’ı kandırıyor, ya kendini.  “Kandırıldık” itiraflarıyla meşhurlar, biliyorsunuz.  “Kudüs’te kandırıldık, sırtımızdan vurulduk, bizi sattılar” demeleri, hiç uzak bir ihtimal değil.
Neyse.
Müslümanların ilk kıblesi Yahudi elinde, bir Papa eksikti, o da davet edildi.  Diyalog fitnesinin “İbrahim’i Dinler” iddiası neydi?
“ İbrahim üç dinin atası” sapık görüşüydü. Yani, “Hıristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlığın başı, İbrahim’dir”  diyorlar. Urfa’da Gülen, “İbrahim-i Dinler” toplantısı yapmıştı, yıl 2000. Yarın bir gün aynı mantık ile Kâbe,  Hıristiyan ve Yahudiler için de kutsal derseler, ne olacak?
Zaten Müslüman’ın ilk kıblesi, bu kafa ile İslam’dan, Müslüman’dan koparılırken, halihazırdaki kıblesi içi,  aynı oyun neden oynanmasın. Biz, Gülengillerin misyonuna karşıyız, iktidar ise Gülen’in kendine karşı. Ne isterlerse verdikten sonra…
O sebeple, ne iktidar ne de Türkiye’de başkaları bizim durduğumuz yerden durmadı, bizim baktığımız yerde bakmadı. Biz olayı, bir iman meselesi olarak görürken, başkaları  “koltuk meselesi “ olarak gördüler. Biz olayı vatan müdafaası ve de İslam’ın kutsalları bağlamında ele alırken, başkaları olayı sadece Gülen ile sınırlandırarak, ihaneti küçülttüler.
Gülen öldü diyelim, sonra bitecek mi, bu tehlike? 
Gülen yok Sait Nursi var, ne fark ediyor. Ölmeleri misyonlarını öldürmüyor ki, birileri yaşatıyor. Bunların misyonu aynı, Müslüman’ı gizli kâfir yapmak!
Müslüman, papaz ve haham sevecek ama asla bir Şii’yi sevmeyecek mesela.
İbrahim’de birleşecek ama asla Ali’de birleşmeye yanaşmayacak.  Çünkü İbrahim’de değil, küfürde birleşiyorlar.  Allah,  İbrahim (A.S) için “ O ne Hıristiyan, ne de Yahudi’dir, o tam bir Müslüman’dır” dediği halde,  bu diyalogcular Allah’ı değil, Papa’yı duyuyorlar. Kur’an’a değil, Vatikan’a kulak veriyorlar.
Ali’de birleşseler Müslüman ile birleşecekler ama  “İbrahim’de birleşme” diye bir şey icat ederek, İslam’ı,  Haçlı-Siyonizm ittifakına harç yapıyorlar. 
Kâbe’yi elinde bulunduran Suud, Ilımlı İslam’a geçtiğini ilan etmişti.  Bu sıradan bir şey değil. Üzerinde çok durulmadı. Allah’ın evi Kâbe’yi, şirke açacaklar. Oraya Papaz ve Haham getirecekler. Belki bu şuan olmaz ama hedef bu… 
İlk kıblemiz gitti, sıra geldi şimdiki kıblemize. Hiç hacca gitmeyen Gülen, bu sefer Kâbe’ye giderse şaşmam!
Ilımlı İslam ile ABD, kendi  “ümmetini” oluşturuyor. 
Bu “ümmet”, elbette ki, Muhammet ümmeti olmaz. İktidarın, eskiden diyanetten sorumlu Gülenci Mehmet Aydın’ı vardı, nerelerde şimdi bilen var mı?
Bu adam, Gülen toplantılarının birinde, “sadece benim dinim haktır demek, en büyük dinsizliktir” demişti. 
AKP’nin bakanı, yüzde 99’u Müslüman olan ülkede, Allah’a  “dinsiz” dedi aslında.  “Sadece İslam haktır” diyen, Allah’tır çünkü.  Sayın Haydar Baş’ın kadrosu dışında, ne yazık ki, kimseden bir tepki gelmedi.
Bizlere de, “sizler Gülen’i kıskanıyorsunuz” demişlerdi.  Hem de, bu ülkede yüzlerce “efendi hazretleri” olduğu halde. O kadar “efendiler” ki, Peygambere, Allah’a, hakaretlere, hiç tınmadılar. Nerede bu “efendiler” Kudüs bölünürken veya İsrail’e “başken” yapılırken.
İslam’ı ve kutsallarını gerçek manada müdafaa da Baş Hoca’ya düştü, Atatürk’ü müdafaa da. Kudüs’ü müdafaa da onun görevi oldu, Kıbrıs’ı müdafaa da… Diyarbakır’ı müdafaa da ona düştü, Ege’yi müdafaa da…
Toprakları müdafaa da ona düştü, tarımı müdafaa da… Madenleri müdafaa da ona düştü, petrolü müdafaa da… Emek ve üretimi müdafaa da ona düştü, Lira’yı müdafaa da… Bayrağı müdafaa da ona düştü, askeri müdafaa da…
Devleti müdafaa da ona düştü, milleti müdafaa da…
Başkaları Allah ile kandırır, Haydar Baş Allah ile doyurur.
Başkaları Kudüs ile kandırır, Haydar Baş Mescid-i Aksa aşkı ile yandırır.
Artık açalım gözleri!
Bizden olanı da görelim, bizlere ihanet edenleri de…
Allah’ı dost edinenleri de tanıyalım, Papa’yı  “hazret” ve “cenap” edinenleri de… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Ali Gunaydin Karabük 2018-01-04 14:37:51

Umarım insanımız yazılarınızla uyanır, sağolun

banner137