13 Temmuz 2018 Cuma 13:13
'Türk dili, Türk milletinin kalbidir'

2017’nin “Türk Dili Yılı” ilan edilmesi nedeniyle “Dilimiz Kimliğimizdir” başlığıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında “Dilimiz Kimliğimizdir Karikatür, Ası ve Fotoğraf Yarışması”nın sonuçları belli oldu. Ödül törenine Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu (AYK) Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de katıldı.

TDK’nin 86. yılı ve 2017 Türk Dili Yılı çerçevesinde düzenlenen yarışmanın ödül töreninde konuşan TDK Başkanı Prof. Dr. Gülsevin, “Türkçe, tarih boyunca birçok dil ve kültürle ilişkiye geçmiş, bir yandan bu dillere kelimeler verip beslerken, diğer yandan onlardan kelimeler alıp kendi içinde eriterek zenginleşmiştir. Bunlardan özellikle İslam medeniyeti içinde Arapça ve Farsça ile ilişkiler kalıcı izler bırakmış, 19. yüzyıldan 20. yüzyılın ilk yarısına kadar da Fransızca’dan alıntılar Türkçe yerlileşmiş, bir kısmı da yerleşmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısında ise bütün dünyada olduğu gibi Türkçe üzerinde de İngilizce'nin belirgin bir baskısını görüyoruz” dedi. 

Türkçe’ye giren yabancı kelimelerden bir kısmının teknoloji yoluyla gelen bilgi alıntıları, bir kısmının ise özenti alıntıları olduğunu söyleyen Gülsevin, “Özellikle, teknoloji yoluyla gelen bilgi alıntılarından bazılarına Türkçe kökenli karşılıklar bulunmuş ve bunlardan bilgisayar, buzdolabı, yazıcı gibi bazıları Türkçe’de yerleşmiş ama bazıları tutunamamıştır” şeklinde konuştu. 

'Türk dili, Türk milletinin kalbidir'

“Türk devlet başkanları, tarihin çeşitli dönemlerinde dildeki yabancı unsurların artmasını tehdit olarak algılamış ve bunun önüne geçilmesi için tavırlarını ortaya koymuşlardır” diyen Gülsevin, sözlerini şöyle sürdürdü: 
“13. yüzyılda ‘Bu günden itibaren divanda, dergahta, çarşıda, pazarda Türkçe’den başka dille konuşulmaya’ diyen Karamanoğlu Mehmet Bey, Karamanoğulları Beyliği’nin başıdır, devlet adamıdır. Başka dillerin boyunduruğuna girilmek üzere olduğunu, kimliğimize sahip çıkılması gerektiği yolunda ikazlarda bulunmuştur. 1930’larda Türk milleti demek, Türk dili demektir. Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir, çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakını, ananelerini, hatıralarını, menfaatlerini, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muvaffak olduğunu görüyor. 'Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir’ diyen de Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’tür, devlet adamıdır.” 

'Tük Dili Yılı bir yılla sınırlı kalamaz' 

“Hiç şüphesiz Türk Dili Yılı sadece bir yılla sınırlı kalamaz” diyen Gülsevin konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Dilimizin kimliğimiz olduğunu bildiği için korunması ve zenginleştirilmesi gerektiğini vurgulayan fakat bunun sadece aydınların, yazarların, bilim adamlarının duyarlılığına bırakılamayacağını da gören Mustafa Kemal Atatürk’ün 1932 yılında TDK’yi kurdurmasının 86. yıldönümünü yaşıyoruz. 1932 yılından bugüne kadar teşkilat yapısında çeşitli güncellemeler yapılmış olsa da TDK’nın amaçları, ilkeleri değişmedi. O tarihte de Türk dilinin yabancı olduğu görülen unsurlardan arındırılması, öz benliğine kavuşturulması ve zenginleştirilmesi için çalışılıyordu, bugün de aynı doğrultuda çalışılıyor.” İHA
 

Anahtar Kelimeler:
Türk DiliTürk Milleti
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.