Bu haber kez okundu.

ABD'NİN HASSASİYETİ
Cem KAYALI

Şimdilerde bir değişim mi yaşanıyor ki, ABD hassasiyeti en üst noktada? Bunun en kısa ve öz cevabı evet, hem de bu öylesine bir değişim ki ABD Dünya üzerinde sadece enerji kaynakları değil, yeni bir yurt arıyor olabilir. Konuyla ilgili detaylara da mümkün olduğunca sade bir dille bakmaya devam ediyoruz.

Bundan yaklaşık 13.000 yıl kadar önce yaşanan bir olay günümüze ışık tutmakta, öncelikle bu olaya göz atarak günümüzdeki gelişmelerle bağlantısını kuracağız. 13.000 yıl önce... Uzun bir süredir dengede olan Dünya iklimi Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da yaşanabilir verimli topraklar oluşturmuştu. Çok sayıda bitki ve hayvan türü her iki kıtada da mevcuttu. Yaz, kış ve bahar ortalama sıcaklıkları hemen hemen günümüzdeki gibiydi. Ve o gün geldi. İlk defa kıta Avrupa'sına ?İzlanda, İngiltere, Almanya içlerine ve Doğu Amerika sahillerine sert ve soğuk bir rüzgar vurdu. İlk yıllar ilkbahar biraz geç geldi, muhtemelen Nisan sonuna doğru. Yaz fazla uzun~|~ sürmedi ancak hazirandan Ağustos sonuna kadar. Sonbahar Eylül başı kendini gösterdi ve kış ayı ise Ekim ayının ortasında. Beş ile on yıl içerisinde kış daha sert ve uzun sürdü, bahar kendini ancak haziranda hissettirdi. Yaz yok gibiydi, sonbahar zaten ilkbaharla birleşmiş sayılırdı. Kış eylülde geldi. Ve sonrasında bir daha gitmedi. Bahar ve yaz bir daha 1500 yıl boyunca gelmediği gibi 1500 yıl boyunca yağan kar neredeyse erimeyerek sürekli kalınlaşan bir buz tabakası ile örttü Avrupa'yı. Dünya üzerindeki bu değişimin tek bir sebebi vardı: Kuzuey Kutbundan buzların erimesiyle gelen akıntı 'Büyük Kayış' döngüsü durdurmuştu. Artık Kuzey Amerika'yı ve Avrupa'yı ısıtan, nemli ve sıcak hava getiren, ekvator sıcağını yukarılara kadar taşıyan su akıntısı tamamen kesilmiş yada son derece azalmıştı. Tersi etkiler ise ekvator çevresinde yaşanmaktaydı. Avrupa kalın buz tabakalarına gömülürken ekvator bölgesinde yağışlar durma noktasına gelmiş, aşırı sıcaklar yüzünden çöl etkisi başlamıştı.Yaşanabilecek bölgeler ancak ve ancak sıcak ve soğuk arasındaki geçiş bölgeleriydi. Günümüzde 'Büyük Kayış' durma noktasına doğru ilerlemektedir ve sonuçları yukarıda bahsedilenlerden farklı olmayacaktır. Kısa bir süre içerisinde içerisinde Dünya üzerinde başta Kanada, ABD, İngiltere, İzlanda, Fransa, İskandinav ülkeleri ve Almanya olmak üzere tüm Avrupa ülkeleri daimi yağan kar örtüsü ile kaplanmaya başlayacaktır. Süreç başladıktan sonra 'lamba' örneğinde olduğu gibi durdurmanın imkanı yoktur. Yaklaşık 3 milyar insan donarak ölme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Hayatlarını devam ettirebilenler içinse yiyecek bulma imkanı yok gibidir. Bu noktada geriye tek bir çare kalmaktadır: Her devlet kendi halkını, daha doğrusu bir kısmını yaşanabilir bölgelere doğru kısa süre içerisinde nakil etmek zorunda kalacaktır. Dünya gerek soğuğa terkedilen insanlar için gerekse çok daha dar alana sıkşmış milyarlarca insan için en az binyıl boyunca çok zor olacağı kesin olup sonrasına dair tahmin yapmak zordur.

'Büyük Kayış' neden dönmesine son verir, bu sona yakın olduğumuzu nereden biliyoruz?

İşte tam bu noktada 'Küresel Isınma' ve etkileri devreye giriyor. Tekrar 'lamba' örneğimize geri dönecek olursak, hatırlarsanız lamba için bir geçiş süreci olmadığından sadece 'yanma' ve 'yanmama' halleri olduğundan fakat her iki sürece iten nedenler olduğundan bahsetmiştik.

Küresel ısınma bu nedenlerin başında gelmektedir, zira 'Büyük Kayış'ı durma noktasına iteleyen kuvvet her yıl sürekli eriyen Kuzey Buz Denizi'nden Atlantik Okyanusuna doğru gelen soğuk sudur. Başka bir deyimle eriyen buzların oluşturduğu yeni akıntının mevcut 'Büyük Kayış' akınıtısına son verecek şekilde çalışıyor olmasıdır.

'Büyük Kayış' döngüsünde Atlas Okyanusu'nun Gronland bolgesinde akıntının dibe doğru inme sebepleri arasında suyun soğumasının yanında tuzluluk oranının artması, dolayısı ile yoğunluğunun da artması vardır. İngiltere açıklarında nemini havaya bırakan sıcak su hem soğumakta hem de tuz miktarı artmaktadır. Halbuki küresel ısınma sonucu Kuzey Buz Denizi'nden eriyerek gelen su tuzsuz, yoğunluğu düşük bir sudur. Bu durumda suyun tuzluluk oranı düşmekte dibe ilerleme isteği de azalmaktadır.

Yarın: Sonuç

e-mail: ck@hostturkiye.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100