22 Temmuz 2005 Cuma 00:00
346 Okunma
Altın alan, buyruk da alır
"Cumalıkızık Kültür Turizmini Geliştirme Projesi" Koordinatörü Zeki Baştürk, yaptığı açıklamada, dar sokakları, olağanüstü mimarideki evleri ve sokak çeşmeleriyle insanı bugünden geçmişe taşıyan bir ortam sunan Osmanlı Cumalıkızık Köyü'nde hayata geçirilen projenin AB fonlarından finanse edildiğini belirtti. Bu da gösteriyor ki, kendi kültür mirasımızı kendimiz finanse edemiyoruz.
Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri yer alan Bursa'nın merkeze bağlı Cumalıkızık Köyü'ndeki işsizlerin, kültür turizmi adı altındaki geliştirme projesi sayesinde meslek sahibi olacakları öne sürüldü.
700 yıllık geçmişe sahip
Cumalıkızık, 700 yıllık geçmişi, asırları kucaklayan cami ve tarihi hamamı, çınar ağaçları, organik sokak dokusu, karakteristik evleri, kültürel ve doğal güzellikleri ile günümüze kadar yaşayabilen ender yerleşim yerlerinden birisi. Yetkililer ise, böylesine önemli kültürel mirası bulunduran bu bölgeyi kendi halinde eskimeye ve yok olmaya bırakmadan ancak, yabancıların eliyle kazanmayı düşünüyorlar. Yetkilier, "Mirasımıza sahip çıkarak, tarihimizle insanımızın ekonomik olarak da zenginleşebileceğini göstermek üzere bu proje başlatılmıştır" dedi.
Baştürk, proje kapsamında açılan kurslar ve eğitim programlarına öncelikle Cumalıkızık'ta oturanların katılmasının amaçlandığını, ancak özel hedef grubunu vasıfsız işsizler, kadınlar ve gençlerin oluşturduğunu anlattı.
Bir Osmanlı Köyü
Cumalıkızık Köyü bir yamaca kurulmuş ve sokakları, ancak yaya ve at arabalarının geçebileceği genişlikte. Kaldırımsız olan sokakların tamamı taş döşeli. Evler genellikle üç katlı ve yüksek avlu duvarları ile çevrili. Birbirine yakın ve akraba olan aileler iç içe olan ve birbirine dar geçitlerle bağlanmış evlerde yaşıyor. Eskiden, bir saldırı anında bu geçitleri kullanarak evden eve geçen köy sakinleri böylece canını kurtarıyormuş.
Evlerin çift kanatlı yüksek kapıları demir dövme kapı tokmakları ve kulpları hala geçmişteki işlevlerini sürdürüyor. Cumbalı evlerin pencereleri, genelde ikinci katta ve kafesli yapılmış. Bu şekilde sokaktan evlerin içinin görünmesi bir ölçüde engellenmiş. Kafes arkasından bakanlar ise sokağı rahatça görebiliyor. Evlerin yapımında güneşte kurutulmuş tuğla, ağaç ve kerpiç kullanılmış. Çamur sıvalı duvarlar, mavi, mor, koyu sarı, açık yeşil gibi renklere boyanırken, ahşap kısımlar kendi rengine bırakılmış. Depreme çok dayanıklı olan evlerin sakinleri "Uyandığınızda herhangi bir ağırlık, halsizlik hissetmez, yattığınız gibi kalkarsınız" diyor.
Cumalıkızık'ta, ana cadde ve köy meydanı bulunmuyor ama kapı tokmakları kadar ilgi çekici olan ve gürül gürül soğuk su akan sokak çeşmeleri köye ayrı bir güzellik veriyor. Üzerinde Saldede, Köyüstü, Cin aralığı gibi isimlerin yazıldığı sokak levhalarıysa ahşaptan yapılmış. Köy sokaklarında dolaşırken, kendinizi bir tiyatro dekoru yada film platosunda sanabilirsiniz. Araç girmeyen bu güzel ve dar sokaklarda dolaşırken geneli ve detayı güçlü fotoğraflar çekebilir, resime meraklıysanız bir köşeye tuvalı kurup eskizler çizip, resim yapabilirsiniz. 700 yıllık Koca Cami, evlenme törenleri ve bayramlarda kullanılan tarihi hamam, sanatevi, etnografya müzesi mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Köy halkının, sanki önceden tanıyormuşsunuz gibi gösterdiği sıcaklık, samimiyet ve misafirperverliğin yürüyüşünüze ayrı bir tad katacağı kesin. Köyde narenciye dışında ceviz, kestane başta olmak üzere, tüm sebze ve meyveler yetişiyor. ~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100