Bu haber kez okundu.

Ankara'nın Ressam Amca'sı
Amerika'dan üzerinde "Ressam Amca/Kaleiçi/Ankara" adresine gönderilen mektubu alacak kadar "ün sahibi" olan Ressam Çelik, senelerdir Ankara Kalesi'ni resimlerinde yaşatıyor ~|~ "Sevgiyle doğdum, sevgiyle büyüdüm, sevgiyle öleceğim, ben bana şahidim. Hiç bankada param olmadı. Ama hiçbir alacaklı da kapımı çalmadı. Alnımdaki her çizgiyi seviyorum. Dünyanın en zengin ve mutlu insanı benim"... Hayatının her anından memnun bir insanın sözleri bunlar... Yüzünden gülücük, elinden fırça, gözlerinden mutluluk eksik olmayan Kemal Çelik, Ankara Kalesi'nin 25 yıllık ressam amcası. Japon sarayında bile resmi bulunan, kaledeki küçük atölyesinde ziyaretine büyükelçiler, yabancı bakanlar gelen Çelik, şimdi rotasını memleketi Artvin ve çevresini resmettiği yeni sergisine çevirdi.

Ankara Kalesi evi gibi

Ankara'nın kaybolan değerleri, evleri, sokak araları, yıllar öncesinin Ankara Kalesi ve başkentin tüm renklerini çizgilerinde yaşatan Çelik, Ankara'nın kaybolan kültürel değerlerini ölümsüzleştirdiğini söyledi. En çok Ankara Kalesi ve çevresindeki yapılara tutkun olan, şehir merkezindeki binaları "elektrik direkleri" gibi ruhsuz bulan sanatçı, üniversite eğitimi için memleketi Şavşat'tan geldiği günden beri kendisini, kale çevresinde "evinde" gibi hissettiğini ifade etti. Kale'ye olan "onulmaz sevdası" 25 yıl önce başlayan Çelik, mahalle sakinlerince "dikkatli bir incelemeye alındığını" ve sonundada "sınavı geçtiğini", "Önce, 'bu keçi sakallı adam, kadının, kızın içinde ne arıyor?' diye sordular. Sonra anladılar ki, fena bir adam değil. Ressam amca olarak benimsediler" sözleriyle anlattı.

Ankara resimlerde yaşasın

Çelik, kaybolan değerlerin ardından duyduğu üzüntüyü de şöyle anlattı: 'Her gün bir yer yok oluyor, çehresi değişiyor, resimlerde yaşasın istiyorum en azından. Ya yıkılmış ya da kullanılmayacak kadar yıpranmışlar, ama resimlerimde yaşıyorlar.
Mesela 400 yıllık Ankara'nın en eski evi. Bugün yerinde yok, seneler önce yıkılmış. O, benim resmimde yaşıyor bugün sadece... Kalede restore edilen evlerin hepsi beyaza boyanıyor. Pencereler, kapılar kahverengi, bunlar Akdeniz renkleridir, Ankara'nın değil. Ankara, renk curcunasıdır. Çivit mavisi, cırlak yeşili, içindeki insanlar da böyle renk renktir. Ankara Kalesi dediğinizde, akıllara sadece lüks restoranlar gelmesin. Burada tarihi ev alan lüks restoran yapıyor. Yazıktır..."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100