27 Aralık 2004 Pazartesi 00:00
349 Okunma
Bastığın yeri toprak diyerek geçme, tanı!
Genelkurmay Başkanlığı'nın desteğinde, KarsErzurum mülkî amirlerinin ve sivil toplum örgütleriyle vatandaşların katıldığı "Sarıkamış Şehitlerini Anma" etkinlikleri milli duygularımızın şahlanmasına yol açtı. 26 Aralık 2004 Pazar günü Sarıkamış Şehitliği'ndeki anma toplantısı toplumsal şuurun canlanmasına katkıda bulundu ~|~ Türkler, çok eski çağlardan beri Orta Asya'daki ana yurdundan türlü yönlere dalga dalga yayıldılar. Büyük devletler kurarak, dünya medeniyetine önderlik ettiler. Dünyanın en köklü, en büyük uluslarından biri oldu. Türklerin geçmişi M.Ö. 6000 yıllarına uzanıyor. Tarih boyunca farklı coğrafyalarda; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında hiçbir ulusun ulaşamayacağı seksenin üzerinde devlet, 16'nın üzerinde imparatorluk kurdu. Kimi zaman Hunlar, Göktürkler, Uygurlar adıyla dünya tarihinde söz söylediler, kimi zaman da Oğuzlar, Selçuklular, Osmanlılar adıyla tarihlerini zaferlerle taçlandırarak büyük bir gayenin, sevginin, adaletin ve hoşgörünün destanını yazdılar. Türkler, 1071 Malazgirt Zaferiyle Anadolu kapısını açarak burayı vatan edindiler. Osmanlılar, Asya, Avrupa ve Afrika'ya yayılarak büyük bir devlet kurdular. İngiltere, Fransa ve Rusya gibi büyük ülkeler daima bu yükselişin karşısında durdular. Özellikle Rusya... Ruslar, tarih boyunca Türkleri tehlike olarak gördüler.

Osmanlı 623 yıllık tarihinde İran'dan sonra en çok Rusya ile savaşmıştı. 1677'den 1920 yılına kadar toplam 47 yıl savaşla geçmişti. Osmanlı; İran'la 64, Avusturya ile 33 yıl savaş yapmıştı. Tarih boyu Osmanlı'ya en büyük darbeyi Rusya vurmuş, Rumeli, Tuna boyları ve Balkanlarda yüzbinlerce Türkü vahşice katlederek, İstanbul Yeşilköy sahiline kadar gelen Ruslar buraya görkemli bir zafer anıtı bile yaptırmış, bu anıt 1914 yılında ittihat ve Terakkici subaylar tarafından yıkılmıştı.

RUS KAFKAS HARBİ BAŞLIYOR

1828 yılının Haziran ayında Rus Ordusu, 14 bin asker ve yetmiş toptan oluşan bir kuvvetle ileri harekete geçerek Kars Kalesi önüne geldiler. Bu kale 11 bin asker ve yüz elli eski top ile savunuluyordu. Ruslar, 1 Temmuz'a kadar savaş hazırlıklarını yaptılar ve büyük bir topçu ateşiyle taarruza geçtiler. Aynı gün akşamına kadar dış tabyaları çökerterek iç kaleye yöneldiler. Kaledeki toplar eskiydi ve cephaneleri azdı. Askerlerimiz üç gün süren karşı top ateşiyle direnmeye çalışmışlarsa da az olan cephaneleri bitmişti. 7 Temmuz'da topçu ateşi takviyeli Rus kuvvetleri, kaleyi alarak Kars'a girdiler. Şehre girip evleri ateşe verdiler. Asker, kadın, erkek ve çocuk birçok insanın canına kıydılar. Kars savunmasında beş bine yakın şehidimiz günlerce gömülemediğinden dolayı ortada kaldı. Rusların Kafkaslar'daki ilerleyişi yerli halkta büyük bir panik yarattı. Bu panik, Kafkaslar'dan Anadolu'ya ilk büyük göçün başlamasına neden oldu. İstanbul'un bu bölgelere uzaklığı yardım göndermesini zorlaştırıyordu. Ruslar, Erivan'daki Ermenileri ordularına katarak daha da güçleniyordu. Ayrıca Kilise papazları sayesinde bir taraftan da Anadolu'daki Ermenileri kışkırtmaya başlamışlardı. Ruslar, 1829 Haziran ayında Hasankale ve Erzurum'a doğru yürüyüşe geçtiler. 8 Temmuz'da Soğanlı üzerinden Erzurum'a girdiler ve buradan Bayburt'a ilerlediler. İkinci saldırılarında Bayburt'u işgal ettiler. Erzurum, Hasankale ve Bayburt savaşları on bine yakın Türkün kanının akmasına sebep oldu. Doğu bölgemizi işgal eden Ruslar, 30 Kasım 1853 tarihinde bu sefer donanma gücüyle Sinop'a ani bir baskın yaparak burada bulunan donanmamızı yaktı. Bu baskında şehit düşen beş yüz kadar subay ve erimizin cesetleri denizden toplanarak, 1853 Aralık ayında büyük törenle, Sinop Şehitliğine defnedildi Sinop yenilgimizin intikamı Sivastopol'da, Rus, İngiliz ve Fransız kuvvetlerine karşı yaptığımız savaşta alınabildi. Buna karşılık Sivastopol Savaşı'nda binlerce askerimizi kaybettik. O gün yapılan şehitlikten ve oralarda kalan Türklerden bugüne hiçbir iz kalmadı. Hepsi Ruslar tarafından yok edildi.

OSMANLIYI YIKAN 93 HARBİ BAŞLIYOR

1912 yılında başlayan Balkan savaşlarından önce Osmanlı, Balkanlarda Ruslarla sayısız savaşlar yaptı. Bunlardan en önemlisi 1877?1878 yıllarında olanı. Rumi 1293 yılına rastlaması nedeniyle halk arasında 93 harbi olarak anıldı. Bu savaş, sadece Rusya'yla değil, Karadağ, Romen ve Sırplarla da yapıldı. Rusya'nın, Türkleri Avrupa'dan atmak, İstanbul ve boğazları ele geçirerek sıcak denizlere inebilmek için, Slavların ve Balkanlardaki diğer Hıristiyanların hamiliğine soyundu. İşte bu durum 93 harbinin çıkmasına sebep oldu. Rusların para, silah ve gönüllü askeriyle beslenen Sırplar, 30 Haziran 1876'da, Karadağlılar da 2 Temmuz'da Osmanlı devletine karşı savaş açtı. Rusya'nın kışkırtmasıyla Avusturya ve Romanya da 24 Nisan 1877'de Osmanlıya savaş ilan ettiğini açıkladı. Osmanlı Devleti bu savaşta batıda Balkan, doğuda Kafkas olmak üzere iki ayrı cephede çarpıştı. Mehmetçiğin, Balkan cephesinde verdiği en önemli savaş, 20 Temmuz 1877 tarihinde başlayan Tuna boylarında Plevne'de Ruslarla yaptığı savaştır. Tarihe altın harflerle geçen, mertlik ve yiğitliği ile düşmanların bile saygı ve sevgisini kazanan Osman Paşa, aylarca aç ve susuz Plevne'yi başarı ile savundu.

5 ay süren savaş sonunda Osman Paşa yardım alamadı. Buna karşılık Rus Ordusu, kazak alayları ve Romanya birlikleriyle desteklendi. 100 bin askerden ve 432 toptan meydana gelen birleşik bir ordu kuruldu. Savaş, göğüs göğse çarpışmalarla günlerce sürdü. Bu süre içinde düşman orduları yirmi bin asker kaybetti. Osman Paşa'nın kaybı ise dört bin şehitti. Ruslar yenildikçe asker takviyesi yapıyordu. Sonunda kuvvetlerini 150 bine yükselterek 28 Ekim'de tekrar saldırıya geçti. Beş ayın sonunda lojistik destek alamayan Osman Paşa, kalan erzaklarını en iyi şekilde değerlendirerek Rus kuvvetini yararak ordusunu Plevne'den çıkarmayı planlıyordu. 10 Aralık 1877 günü yarma planı tatbik edildi. Ancak bu harekâtta lojistik destekten mahrum olan Gazi Osman paşa ilk hattı yardıysa da gerideki destek ve ihtiyat hatlarını yaramadı. Mehmetçik, Plevne savunmasında büyük kahramanlıklar gösterdi. Ama ne yazık ki, beklenen yardımın gelmeyişi, Türklerin savaşı kaybetmelerine neden oldu. Teslim olmaya yanaşmayan Osman Paşa yaralanarak esir düştü. Plevne'nin düşmesi Rusları cesaretlendirdi. Kış olmasına rağmen Balkan Dağlarına doğru ilerledi. Önce Sofya, Filibe ve sonra Edirne Ruslar tarafından işgal edildi. Ruslarla Balkan topraklarında yapılan başta Şıpka ve Plevne savaşlarında Osmanlı ordusu, arkasında binlerce şehit bırakarak geri çekildi. Bugün o günlerde şehit olan Mehmetçiklere ait ne bir anıt, ne bir mezar var.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100