Bu haber kez okundu.

Beyitlere yansıyan tarihî gerçekler
Türk İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan tarihi Bursa Yeşil Cami ile Yeşil Türbe'de, çini üzerine işlenmiş beyitler ilgi çekiyor ~|~

Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden olarak kabul edilen , Çelebi Sultan Mehmet tarafından Hacı İvaz Paşa'ya yaptırılan Bursa Yeşil Cami ile Yeşil Türbe'de, o dönemde yaşanan toplumsal olayları konu aldığı, çini üzerine işlenmiş çok sayıda beyitin insanlara nasihat verdiği kaydediliyor.

Bursa tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Mefail Hızlı ile Doç. Dr. Mehmet Yalar'ın araştırmaları, çinilerde yazılı beyitlerin adeta bir şifre özelliği taşıdığını ortaya koyuyor.

Abdülbaki Gölpınarlı'nın 'şifre' yorumu

Hızlı, "şifre" olarak aktarılan bilgilerin tamamının referansının, Yazar Abdülbaki Gölpınarlı'ya ait olduğunu, Gölpınarlı'nın, noktasız ve girift olarak yer alan Sadi'nin beytinin bir şifre olarak değil de Hacı İvaz Paşa'ya reva görülen sıkıntılarla bağlantısı olacağını belirtti; ayrıca, Tebrizli ustaların Bursa'da bulunduğu sırada, Hacı İvaz Paşa'nın başına gelenler sebebiyle bu yazıların mihrap gibi caminin en önemli ve küçük de olsa fark edilebilecek yerine koymasının pratikte pek mümkün görünmediğini sözlerine ekleyerek, devrin padişahının adıyla anılacak bir külliyenin en önemli yapılarından biri olan caminin mihrabına habersiz olarak yazılıp oraya konulmasının da o devrin şartları bakımından mümkün olmadığı kanaatini taşıdığını vurguladı.

Zulmeden kişi Timur
Sadi'nin "Gülistan" adlı eserinden alınarak mihraba konulan ve "Zulmeden kişi bu zulmü bana yaptığını sandı; bana yapılan zulüm geçip gitti ama vebali onun boynunda kaldı" yazılı beytin ise, ordularını göndererek Bursa'da yıkım yapan Timur'u hedef aldığı belirtiliyor. Ankara Savaşı'nda, Yıldırım'ın yenilgisi sonrasında Aydın'a yerleşen Timur, ordusunu oğlunun komutasında yağma için Bursa üzerine göndermişti. Timur'un ordusunun Bursa'daki kıyımını, zulmünü Neşri şöyle anlatıyor: Timurleng, oğlunu Bursa'ya gönderip, 'var Bayezid Han'ın orada olan hazinesini getir' dedi. Oğlu da gelip, Bursa şehrini talan edip, yakıp, yıkıp sarayda olan hazineyi aldı. Bu oğlu da zalim ve dinsizdi. Hatta Ulucami'nin içine adamlar yerleşip, ahıra çevirip, atlarını oraya bağladılar. Ateş yakıp, yemek pişirdiler. O dönemde Müslüman halkın üzerine öyle bir hal geldi ki haftanın günlerini unuttular. Zalimin askerlerinin ayak bastığı her yer, harabeye döndü".

Osmanlı kaynaklarından birçoğunda, Timur'un sevimsizliği ve ona duyulan nefret, hemen her yerde "Timuri binur (nursuz Timur)" şeklinde zikredilir. Bütün zulümleri birebir yaşayan kişi ise Çelebi Sultan Mehmet'tir; "Muhtemeldir ki, birçok Osmanlı hükümdarının aşina olduğu Farisi edebiyatın öncü isimlerinden Sadi'nin muhteşem eseri Gülistan'ı okuyan ve Timur'un reva gördüğü bu zulmü veciz bir şekilde açıklayan beyit, mihraptaki yerini almıştır. Bu, yaşanan sıkıntıları en güzel bir şekilde özetliyor. Yeşil Cami'nin mihrabının sağ ve sol tarafında bulunan oda şeklindeki bölümlerde "Bu yapı, ebediyete kadar mamur ola. Bu imaretin sahibi düşmanlarına karşı zafer kazanmış ola. Her kim ki, bu devletin ebediyete kadar var olmasını istemezse, daima dünyada kahra uğrasın" yazılıdır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100