12 Ekim 2005 Çarşamba 00:00
374 Okunma
Bir çınar göçtü
Attila İlhan da göçtü. En önemli vasfı tabii ki şairliğiydi. Bunun yanında
edebiyatın neredeyse bütün türlerinde eserler verdi. Ama bizce onun en
önemli özelliği, milli meselelere hassas yaklaşımı ve Kuva?yı Milliyeciliğiydi
~|~

Ünlü şair ve yazar Attila İlhan, 50 yılı aşkın süreyle Türk edebiyatına şiir, roman ve deneme gibi eserleriyle hizmet verdi.
Maçka'daki evinde 80 yaşında vefat eden İlhan, "Ben Sana Mecburum", "Ayrılık Sevdaya Dahil" gibi ünlü şiirleriyle edebiyatla ilgilenen, ilgilenmeyen geniş kitlelerin gönlünü kazandı.
Ünlü oyuncu Çolpan İlhan'ın ağabeyi İlhan, İzmir'in Menemen ilçesinde 1925 yılında doğdu. Attila İlhan, ilk ve orta öğreniminin büyük bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi 1. sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 yılında 16 yaşındayken tutuklanan İlhan, okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kalan İlhan, 2 ay hapiste yattı. Attila İlhan, "Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına" dair belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. İlhan, Danıştay kararıyla 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı.

Ve şiirde zirveye doğru

Attila İlhan, lise son sınıftayken "CHP Şiir Armağanı"nda ''Cebbaroğlu Mehemmed" şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydolan İlhan'ın, bu yıllarda "Yığın ve Gün" gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. İlhan, 1948'de ilk şiir kitabı "Duvar"ı kendi imkanlarıyla yayınladı.
1949 yılında üniversite ikinci sınıftayken "Nazım Hikmet'i kurtarma hareketine" katılmak üzere ilk kez Paris'e giden İlhan, 1951yılında "Gerçek" gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca yine Paris'e gitti. Yurda döndükten sonra Hukuk Fakültesi'ne devam eden, ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bırakan İlhan'ın sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde 1953'te Vatan Gazetesi'nde sinema eleştirileri yazmasıyla başladı.
Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde "Demokrat İzmir" gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüten İlhan, 1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Başkentte 1981 yılına kadar kalan İlhan, "Fena Halde Leman" adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. Burada gazetecilik serüvenine Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam eden İlhan, bir süre de Güneş ve Meydan gazetelerinde yazılar yazdı. Attila İlhan, 1996 yılından itibaren de köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü.

Senaryodan romana, şiirden denemeye...

 "Sekiz Sütuna Manşet", "Kartallar Yüksek Uçar" ve "Yarın Artık Bugündür" gibi beğenilen dizilerin senaryosunu da yazan İlhan, ayrıca Ali Kaptanoğlu adıyla "Şoför Nebahat", "Yalnızlar Rıhtımı",''Devlerin Öfkesi" gibi filmlerin senaryo yazarlığını yaptı. Attila İlhan'ın şiir, roman ve gezi notları ve deneme türündeki bazı kitapları da şunlar: "Duvar", "Sisler Bulvarı", "Ben Sana Mecburum", "Böyle Bir Sevmek", "Ayrılık Sevdaya Dahil", "Kurtlar Sofrası", "Sırtlan Payı", "Fena Halde Leman", "Abbas Yolcu", "Hangi Sol", ''Faşizmin Ayak Sesleri", "Batının Deli Gömleği", "Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar", "Allah'ın Süngüleri".
 
An gelir
an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
Attila İlhan ölür

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100