07 Eylül 2003 Pazar 00:00
153 Okunma
Bir fikir adamı olarak  RECEP YAZICIOĞLU
Renkli kişiliği ve icraatlarıyla unutulmaz bir devlet adamı olarak anılacak Recep Yazıcıoğlu. Anılacak diyoruz çünkü geçirdiği elim trafik kazası neticesi beyin ölümü gerçekleşti. Doktorlar ümidin olmadığını söylüyorlar. Onun kişiliği hakkında çok şey yazıldı, söylendi. Yazıcıoğlu'nun kısaca hayat hikayesine bir göz atalım.

1948 yılında Trabzon Sürmene'ye bağlı Köprübaşı nahiyesinin Yılmazlar köyünde dünyaya geldi. 1968 yılında Ankara Üniversitei Hukuk Fakültesini bitirdi. Aynı yıl Aydın Maiyet Memuru olarak kaymakamlık stajına başladı. 16 yıl kaymakamlık, 5 yıl Tokat'ta, 2 yıl Aydın'da, 8 yıl Erzincan'da olmak üzere 15 yıl valilik yaptı. Merkez valisi iken 2003 yılında Denizli Valiliğine atandı.

Mücadeleyi severdi

Yıllardır bürokratik, elitist, merkeziyetçi sistemi eleştirdi, idare ve siyasette Ademi Merkeziyet'i savundu. Bu yönde devlet-halk işbirliği ve toplum kalkınması metodu ile sayısız proje gerçekleştirdi. Hem yüksek sesle düşündü, hem de sistemi zorlayarak pilot, laboratuar~|~ uygulamalar yaptı. Çalıştığı her yer adı ile anıldı. Sağlıklı yaşam ile ilgili bir dizi uygulamalar yaptı. "Kolalı içeceklere, sigara ve alkole hayır, süt, ayran içelim, kepekli ekmek yiyelim" kampanyaları başlattı. Doğa sporları ile Doğu Anadolu'nun imajını değiştirmeye çalıştı. Bu suretle terörle psikolojik mücadele yaptı. Yazıcıoğlu'nun "Bu Sistem Değişmeli" (Birey), "Sil Baştan" (Yazıcı) ve kendisiyle yapılan söyleşilerden oluşan "Sıra Dışı Bir Vali" (Birey) kitabıyla birlikte üç kitabı bulunmakta.

Gücümüzün

farkında değiliz

Bu Sistem Değişmeli eserinde şu görüşlere yer veriyor Yazıcıoğlu: "Doğu dünyası olarak birkaç asırdır her alanda büyük bir çöküş süreci yaşamaya devam ediyoruz. Ekonomik, siyasi kültürel ve ilmi açıdan büyük bir bozulma ve gerileme yaşamaktayız. Doğu dünyası olarak sahip olduğumuz insan gücünü ve zengin yeraltı ve yerüstü nimetlerini, aynı şekilde zengin tarihi mirasımızı kullanmaktan aciz toplumlar haline geldik. İşte bu toplumlardan biri de hiç kuşkusuz Türkiye'dir. Kendi halkıyla kendi değer yargılarıyla bir türlü barışık olmayan bir devlet yapısı ve halka rağmen halkı yönetmeye çalışan bir grup seçkinci bürokrat sınıf her konuda uzman olduğunu iddia eden fakat her defasında açık veren bir aydın sınfının bu ülkeyi ne hale getirdiğini hep beraber müşahede ediyoruz. Şayet halkın kendi kendini yönetmesi, kapalı toplumdan açık topluma, fakir toplumdan refah toplumuna geçmeyi istiyorsak yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı çok iyi tahlil etmek zorundayız".

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100