12 Aralık 2007 Çarşamba 00:00
421 Okunma
Bir Milli Mücadele kahramanı
Milli mücadele kahramanlarından ve TBMM 1. Dönem Milletvekili Hasan Basri Çantay, ölümünün 43. yılında törenlerle anılıyor. ~|~


Balıkesir Aydınlar Ocağı Şubesi tarafından gerçekleştirilen bir dizi faaliyetle yad edilen Hasan Basri Çantay, 3 Aralık 1964 tarihinde İstanbul'da vefat etmişti. 18 Kasım 1887'de Balıkesir'de doğan ve 3 Aralık 1964'te İstanbul'da vefat eden Hasan Basri Çantay'ın 77 yıllık hayat macerası, gençlik yıllarından itibaren millet, memleket ve inanç davası yolunda çile ve mücadelelerle geçti. Babası Çantay oğullarından Halil Cenabi Efendi ile Kepsutlu Sincanlı ailesinden Hatice Hanım'ın tek erkek çocuğu olan Hasan Basri Çantay, ilk tahsilini aile ocağından aldı. Arap Hoca'dan ders aldıktan sonra ilkokula verildi. Balıkesir İdadisi 4. sınıfta iken babasının ölümü üzerine öğrenimini yarıda keserek, annesi ve kız kardeşlerine bakmak için memuriyet hayatına atıldı. Önce bayındırlık (Nafia) dairesinde, daha sonra valilik yazı işlerinde çalışırken, bir yandan öğrenimine devam etmiş, bir yandan da edebiyat ve felsefeyle meşgul olmuş, vakit buldukça makaleler yazıp tercümeler yapmıştır. Bu arada Arapça ile Farsça öğrenmiş, maliye ve iktisat dersleri almıştır. Hasan Basri Çantay, Meşrutiyetin ilk yıllarında "Nasihat" adlı gazeteyi çıkararak basın hayatına başladı. Peş peşe çıkardığı, "Balıkesir", "Yıldırım", "Karesi" ve son olarak da "Ses" gazetesiyle ülkenin işgal edildiği, Kurtuluş Savaşı öncesinin karanlık yıllarında büyük yankılar uyandırdı. Çaresizlik ve ümitsizlik ortamı içinde Hasan Basri Çantay'ın çıkardığı Ses Gazetesi, millete ümit ve heyecan kaynağı oldu. Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı günlerde, 17 Ekim 1918 ? 13 Mart 1919 tarihleri arasında 22 sayı olarak neşredilen Ses Gazetesi, Balıkesirli'lerin ve Türk milletinin gür sesi ve haklı gururu olmuştu. Ses Gazetesi'nin ilk sayısında Mehmet Akif Ersoy'un bir dörtlüğü yer alıyordu.

Vatanın her köşesinde
İzmir'in işgali ile başlayan Batı'daki Milli Mücadele gayretlerinden çok önce, İzmir Redd?i İlhak Cemiyeti kongresine katılacak delegeler arasına seçilen Hasan Basri Bey, Ses Gazetesi'ndeki yazıları yüzünden hakkında tutuklama kararı çıkması sebebiyle takip edildiğini anlayınca, Manisa'da inip, bir sonraki trenle İzmir'e gitti. Böylece 9 aylık kaçaklık dönemi de başlamıştı. Köy köy, kasaba kasaba dolaştı. Her gittiği yerde milli birlik ve vatan savunması yolunda bir milli şuur uyandırmaya çalıştı. Kısa sürede önemli ve başarılı hizmetlerde bulundu. Sivas Kongresi'ne delege seçildiği halde katılamadı. Türkiye çapında kongreler yapılırken, Balıkesir'de de 4 kongre toplanmıştı. Hasan Basri Çantay da Kuva?yi Milliye çalışmalarına katılmak ve yardımcı olmak üzere Balıkesir'e döndü. Gazi Mustafa Kemal'in Ankara'ya geldiği gün o da Balıkesir'e gelmiş, böylece sürgün ve kaçaklık dönemi sona ermişti. Millet Meclisi'ne Karesi Milletvekili olarak seçildi. Balıkesir'in diğer milletvekilleri ise Abdulgafur Efendi, Hacim Muhittin Bey, İbrahim Bey, Kazım Bey ve Mehmet Vehbi Bolak'tı. Ankara'da, Mehmet Akif Ersoy ile kiraladıkları bir evde 3 yıl birlikte kaldılar. Bu süre içinde İstiklal Marşı'nın da yazıldığı Taceddin Dergahı, Hasan Basri Bey için bir ilham ve hizmet mekanı oldu.

Mehmet Akif'le dostluğu
1909 yılında Sırat?ı Müstakim dergisinin idarehanesinde başlayan Hasan Basri?Mehmet Akif dostluğu, Ankara'daki yıllarında da artarak devam etti. Çantay ve Ersoy'un fikir birliktelikleri, ortak zevk ve heyecanları bir noktada örtüşmüştür. Bu arada Hasan Basri Bey'in ricasıyla Balıkesir'e gelen Mehmet Akif, burasını çok sevmiş, milli mücadeledeki ziyaretleri ve yaptığı konuşmalarla Balıkesirli'lerin yanında olmuştur. Ünlü, "Bülbül" şiirini Hasan Basri Çantay'a ithaf eden Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı'nı onun ricasıyla yazmış, böylelikle Türk milletine bir milli marş kazandırmıştı. Hasan Basri Çantay, İstiklal Marşı'na bir de beste yapmıştır.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Hasan Basri Çantay, Balıkesir'e dönerek asıl mesleği olan edebiyat öğretmenliğine başladı. Bu dönemde Balıkesir'deki ilk özel okul olan Şehit Çocukları Yurdu'nun müdürlüğünü yürüttü, Zafer?i Milli Gazetesi'nde değerli yazılar yazdı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında büyük hizmetlerde bulundu. Uzun mücadeleler ve yoğun çalışmalar içinde geçen bir hayatın ardından yıpranan ve zihin yorgunluğu hastalığına yakalanan Hasan Basri Çantay, 1928'de emekli olduktan sonra kendini tamamen ilmi çalışmalara verirken, İstanbul İmam Hatip Okulu'nda da derslere girdi. 1964 yılının Aralık ayının 3. Perşembe günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Cuma günü, Fatih Camii'nde kılınan namazdan sonra, görülmemiş bir kalabalık halinde, na'şı Edirnekapı Mezarlığı'nda hayattayken çok sevdiği Mehmet Akif Ersoy'un kabrinin yakınlarında açılan mezara defnedildi.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121