13 Haziran 2005 Pazartesi 00:00
172 Okunma
Bırakın arşivimiz konuşsun
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Saray, Ermeni sorununun çözümü için Başbakanlık Osmanlı Arşivleri ve ATASE'de (Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı) bulunan Ermenilerle ilgili belgelerin tamamının neşredilmesi gerektiğini belirtti.
Saray, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Atatürk ve arkadaşlarıyla devrin bilim adamları, Türk halkının 1. Dünya Savaşı ve sonrasında uğradığı büyük saldırıların Türk halkını ne kadar mağdur ettiğini bilmelerine rağmen intikam peşinde koşmamayı ve ne kadar acı da olsa harp yıllarında cereyan eden bu olayları sineye çekmeyi ve herkesle barışık bir Türkiye yaratmayı yeğledikleri için konunun üzerine gitmemişlerdir" dedi.
Belgelerin tamamı
neşredilmelidir
Ermeni sorununun çözümü için izlenmesi gereken yol konusunda açıklamalarda bulunan Saray, "İtham edilen taraf biz olduğumuz için Başbakanlık Osmanlı Arşivleri ve ATASE'de bulunan Ermenilerle ilgili belgelerin tamamı neşredilmelidir" diye konuştu. Bu neşir yapılırken kronolojik bir yol takip edilmesi gereğine işaret eden Saray, "Örneğin, 1890'larda başlayan Ermeni isyanlarıyla birlikte tehcir ve sonrasında gelişen olaylarla ilgili belgeleri sırasıyla neşredip 1922 yılına kadar tamamlamak gerekir" dedi. Bu belgelerin verdiği Türk ve Ermeni kayıpların da kronolojik bir şekilde gösterilmesi gerektiğini kaydeden Saray, bu şekilde taraflarınkayıplarının otomatikman açığa çıkacağını söyledi. Saray, bu yayınların İngilizce başta olmak üzere ilgili dillere çevrilmesi gerektiğini bildirdi. Konunun uzmanı olan ve yabancı dil bilen Türk bilim adamlarının yerli ve yabancı belgeleri kullanarak Ermenilerin neşrettiği kitap ve makaleleri ilmi tenkite tabi tutmasının önemine işaret eden Saray, böylece Ermenilerin gerçekleri nasıl saptırdığının örnekleriyle gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Bir milyonu aşkın Azeri Türkünü katlettiler
Azerbaycan'da bir facia yaşandığına işaret eden Saray, Ermenistan'ın devletlerarası hukuku çiğneyerek bu ülkenin beşte birlik toprağını işgal ettiğini, onbinlerce insanın ölümüne sebep olduğunu, Hocalı'da fiilen katliam yaptığını ve bir milyonu aşkın Azeri Türkü'nün evinden ve toprağından ayrı kalmasına ve 12 yıldır barakalarda son derece kötü şartlarda yaşamasına neden olduğunu anımsattı. Saray, "Büyük bir ihtimalle Ermeniler Azerbaycan'da işledikleri bu insanlık dışı cinayet, katliam ve sürgünü kamufle etmek için Türkiye'nin Ermenileri katletmediğini bildikleri halde, katliam yapmışgibi propaganda yaparak hem Türkiye'den birşeyler koparmak hem de dünya kamuoyunu yanıltarak Azerbaycan'da yaşanan insanlık dışı olayları dünya kamuoyunun dikkatinden kaçırmak istemektedirler. Türk ve Azeri bilim adamları Ermeniler'in Azerbaycan'da ve Türkiye'de yaptıkları katliam ve tahribatı bütün Avrupa ülkelerinde veABD'de konferanslarla anlatmalıdır. Bu arada bugün Ermenistan'ın başında bulunan ve birinci sınıf çete teşkilatı olan Taşnak Partisi'nin üyesi ve militanı Robert Koçeryan'ın Azerbaycan'da işlediği cinayetler belgeleriyle dünya kamuoyuna açıklanıp, onun da tıpkı Miloseviç'e uygulandığı gibi harp suçlusu ve insan katili olarakyargılanması için her türlü girişimde bulunulmalıdır."    
Tarih, tarihçilere
bırakılmalı
 TürkErmeni ilişkilerinde ortaya çıkması gereken pek çok şey olduğunu ifade eden Saray, gerçekleri tarihçilerin araştırmalarının ortaya çıkaracağını söyledi. Ermeni konusunu objektif bir şekilde ele alarak tarihçilik prensiplerinden ayrılmadan işleyen bilim adamı sayısının az olduğuna işaret eden Saray, tarih ilmini icra etmenin zor olduğunu belirtti. Saray, sözlerini şöyle sürdürdü.  "Çünkü, objektiflikten ayrılmadan yapılan çalışmalar ve öğrenilmesi gereken kaynak dilleri, araştırmacının büyük zamanını almaktadır. Bu kahırlı mesleği icra eden bilim adamlarına yeterli malidestek verilmemektedir. Örneğin, Ermeni konusunu tarih biliminin prensiplerine göre işleyen, konu ile ilgili Türkçe (Osmanlı Türkçesi),Ermenice, Rusça, İngilizce, Fransızca, Almanca dillerini öğrenerek bu dillerin konuşulduğu ülkelerin arşivlerinde yıllarını vererek çalışan ve belgeleri objektif bir şekilde inceleyen bir bilim adamını görmek fevkalade zordur. Peki bu zorluklar dolayısıyla tarihçiler Ermeni konusunu işlemekten vaz mı geçmelidir? Elbette hayır. Bugün inanıyorumki sayıları az da olsa konuyla ilgilenen her ülkede tarihçiliğin prensiplerini ve etiğini bozmadan tarih ilmini icra eden meslektaşlarımız bulunmaktadır."
~|~ Gerçekleri Lozan'dan sonra neşretmeliydik
Ermenilerin Türk idaresine girdikleri 11. yüzyıldan itibaren, Haçlı seferleri dönemi hariç, Türk halkı ile iç içe dostça yaşadığını vurgulayan Saray, ayrı din ve kültürlere mensup olmalarına rağmen, Türk ve Ermeni halkları arasında dostluğun geliştiğini, Ermenilerin Türk kültürüne, mimarisine, sanatına, maliyesine ve ticaret hayatına büyük katkılarda bulunduklarını söyledi. Saray, 1. Dünya Savaşı öncesinde, harp esnasında ve sonrasında İngiliz, Fransız ve Rus yetkililerin isyan eden Ermeni teşkilatlarını Osmanlı ordusu aleyhinde mücadeleye nasıl teşvik ettiklerinin belgelerinin görülmesi gereğine işaret etti. Saray, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Atatürk ve arkadaşlarıyla devrin bilim adamları, 1. Dünya Savaşı ve sonrasında uğradığı büyük saldırıların Türk halkını ne kadar mağdur ettiğini bilmelerine rağmen, intikam peşinde koşmamayı ve ne kadar acı da olsa harp yıllarında cereyan eden bu olayları sineye çekmeyi ve herkesle barışık bir Türkiye yaratmayı yeğledikleri için konunun üzerine gitmemişlerdir" diye konuştu.
Türkiye'nin ve Türk yöneticilerinin en büyük kabahatinin, Türkiye'ye ve Türk milletine yönelik bu amansız saldırıyı tertip eden İngiliz, Fransız, Rus ve Amerikan misyoner teşkilatlarının Ermenilerle Rumları nasıl maşa olarak kullandıklarını gösteren belgeleri Lozan'dan sonra neşretmemesi olduğunu belirten Saray, "Eğer bu belgeler o zaman neşredilmiş olsaydı, Türk insanının uğradığı bu haksızlığı herkes görür, hiç kimse başta Ermeni konusu olmak üzere, Türkiye aleyhinde problem yaratmaz ve Türk insanını rahatsız etmeye yeltenmezdi" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100