08 Mart 2006 Çarşamba 00:00
480 Okunma
Bu gidişle ayrılıkçı gerilla Türkler olacağız
Anayasa Mahkemesi yabancılara toprak satışına ilişkin Turgut Özal döneminde yapılan iki yasal düzenlemeyi 1985 ve 1986 yıllarında toprağın bir devletin kurucu unsuru olduğu gerekçesiyle iki kez iptal etmişti. ~|~

Yüksek Mahkeme gerekçeli kararında şu hukuksal görüşlere yer vermişti:
" Ülke, devletin asli ve maddi unsurlarından biridir. Ülke olmadan devlet olmaz. Ülke, devlet otoritesinin geçerli olacağı alanı belli eder. Devlet, sahip olduğu kurucu unsur niteleğini taşıyan üstün kudretine dayanmak suretiyle ülkede yerleşik olan ve devletin diğer asli maddi kurucu unsurunu oluşturan insan topluluğunun güvenliğini ve yararını kollamak ve gözetmek durumundadır. Bu asli görevi nedeniyledir ki , ülke üzerinde , egemenliğe dayalı üstün bir hakka sahiptir.Toprak ile ilgili konuda insan haklarına saygılı , ölçülü adil bir bir sınırlama , devlet için " nefsi müdafaa " tedbiri niteliğindedir. Ülkede yabancının arazi ve emlak edinmesi , salt bir mülkiyet sorunu gibi değerlendirilemez. Toprak , devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru , egemenlik ve bağımsızlığın simgesidir".
Ülke ile ulus arasında bağlantı vardır. Ülke, bu ulusun bireylerine aittir. Belli bölgelerde toprak alacak yabancılar, bu hükümlerden yararlanarak o bölgelerde çoğunluk sağlayıp etkinlik kazanabilecektir. Bu yöndeki bir gelişme ile satılan, yabancılar tarafından mülk edinilen ülke toprağı ülkeden kopma durumuna gelebilecektir.

Tarihte böyle olaylar yaşanmıştır. Arap topraklarında Yahudiler bu yolla etkinlik sağlamış ve bunun sonucu olarak da orada İsrail Devletini kurmayı başarmışlardır . Bu nedenle, ülke topraklarının satışına cevaz veren her iki madde de ; Anayasamızın devletin ülkesi ve ulusu ile bir bütün olduğunu saptayan başlangıç hükümlerine de aykırı bulunmaktadır".
Hal böyle olmasına rağmen  dünden bugüne neler değişti; Orhan Özkaya'ya sorduk...

Orhan Özkaya, 2000 yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdür Yardımcılığı Görevinden Siyasal baskılar sonucu istifa ederek emekli olan bir araştırmacı yazarımız. Özkaya'nın "Yabancıya toprak satışı" adlı kaynak yayınlarından çıkan ve her Türk evladının okuması gereken güzel bir eseri var. (A.B.)
Yeni Mesaj: Yabancıya toprak satışı eserini yazma ihtiyacını niçin duydunuz?
Özkaya: " Yabancıya Toprak Satışı " kitabını, ülkemizin AB sürecine girişi ile birlikte hızlanan tarım alanlarının satışı karşısında suskun kalmanın ve konuya ilişkin gelişmeleri izleyen bir kişi olarak da bunun mümkün olamayacağı anlayışından hareket ederek yazdım.03.Tem muz 2003 tarihinde çıkartılan 4916 sayılı malûm yasayla belediye sınırları dışında yabancıların taşınmaz almasının yolu açılmış oldu. Bu husus 100 bin sayfalık AB müktesebatı çerçevesinde ülkemize şart koşulan bir dayatma olmaktadır.Kitabımı bu neden le kamuoyunun gündemine sundum.Araştırmalarımı halkımızla paylaşmak istedim.
Yeni Mesaj: Yabancıya toprak satışında gelinen son nokta nedir?
Özkaya: Yabancıya toprak satışında, Anayasa mahkemesi'nin iptal kararına karşın satışlar hız kesmeden sürmektedir. Eskisinden daha pervasızca ülke toprakları yağmalanmaktadır. Sahillerimiz adeta kapatılmaktadır. Bu durumu kısa süreçte duyumsamayabiliriz. On yıllar geçtikçe durum vahimleşecek bizler, sahillerde oluşturulan sitelere " Yabancılar Giremez !.. " tabelaları ile sokulmayacağız. Kendi ülkemizde yabancı konumuna sokulacağız. Antalya Rusların yoğunluk kazandığı satışlarla ortodokslaşıyor.

Alanya Almanya durumuna düştü, Didim İngiliz kenti haline dönüştü; pazarda işportacılar dahi öğrendikleri tarzanca İngilizceyle bağırmayı marifet sayıyorlar, Fethiye'de Türk nüfus azınlığa düşmüş, KaşKalkan'da satılacak konut kalmamış, Kuşadası yine aynı konumda... GAP'ta İsrailliler dolaylı alımlarla topraklarımızı Tevrat'a göre kutsal sayarak yağmalıyorlar, Doğu'da Ermeniler Kars ve Ani harabelerinin civarını kuşatıyor. Zaten özel leştirmelerle ülkenin satılmadık kamusal değerleri kalmadı sayılır. Madenlerimiz, Maden Yasası ile yağmalan makta. Turizmi Teşvik Yasası, Yabancı Cemaat Vakıflar Yasası, Yabancı Sermaye Yasası, Doğrudan Ya bancı Sermaye Yasası, Serbest Bölgeler Yasası ,Endüstri Bölgeleri Yasası, Basın Yasası, Bankacılık Yasası ve daha bir çok AB dayatması yasa ile ülke elden gitmektedir. Sadece TELEKOM'un 2500 taşınmazı ve onbinlerce kilometre uzunluğundaki yer altı kabblosu yabancılara tapu olarak verildi. Bu kabloların geçtiği araziler milyonlarca dolarlık kamulaştırma bedelleri ödenerek irtifak hakkı kuruldu. Bu haklar da yabancılara geçti. Seydişehir binlerce dönüm arazisi ve onlarca gayrimenkulü ve Oyma Pınar Barajı ile birlikte satıldı. Galataport, Kuşadasıport gibi uygulamalar inatla sürdürülüyor... Tüpraş, Erdemir, Tekel, Poaş, Limanlar  ve hava alanları, saymakla bitmeyecek özelleştirmeler, aslında yabancılaştırmalar halkımızın yüreğini acıtı yor. HSCB,CİTY ve son olarak Fortis Bankla birlikte bankacılığımızın %80 yabancıların eline geçmiş du rumda. Bir ül kenin madenleri, toprakları ve parası da yabancıların eline geçerse daha ne bekleniyor? Anlamak olanaksız!

Yeni Mesaj:  Akp İktidarı köy kanununu değiştirme ihtiyacını niçin duymuştur?
Özkaya: AKP, " 442 sayılı Köy Kanunu"nu AB dayatmaları sonucunda kaldırmıştır. Türk tarımı çökertilerek topraklarımız bol dolarlı haçlı seferine açık hale gelmiştir. Çekirge sürüleri gibi ülkemizin topraklarına saldırmaktadırlar. Silâha ihtiyaçları yoktur. Yoksul Türk köylüsünün elinden topraklarını yeşil dolarlarla al maktadırlar. Lozan'ı yıkıp "Sevr"i dayatıyorlar. ABD'li sözde akıl hocaları ülkeleri "dolar ve dolma kalem" kullanarak "kazanmak" tan söz etmektedirler.Ülkemiz Arjantin'in yaşadığı tarihsel süreci yaşamakta dır.

Yeni Mesaj:  Gelinen bu noktada çözüm nedir?
Özkaya: Çözüm:Vatansever güçlerin bir araya gelerek "Atatürk'ün "Karma Ekonomik" sistemini uygulamak; KİT'leri canlandırmak,kamusal ekonomiye değer vermek,özelleştirmeleri kaldırarak geri almak ve "Ulusal Birlik Hükümeti" kurmak, kaçınılmaz mutlak bir çözüm olarak önümüzde durmaktadır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100