Bu haber kez okundu.

Bu ilmekler tarihi belge gibi

Anadolu'da kadınların asırlardır duygu, sevgi ve özlemlerini ilmek ilmek dokuduğu kilimler, geçmişten bugüne halkın kültür ve yaşantısını yansıtıyor.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı, Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kulaz, Doğu Anadolu Bölgesi'nin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını söyledi.

Bölgenin bu nedenle geniş kültür mozaiğine sahip olduğunu dile getiren Kulaz, bunun dokunan kilimlere de yansıdığını bildirdi.

Yörede binlerce yıldır dokunan kilim motiflerinin "tarihe ışık tutan birer belge" niteliğinde bulunduğunu anlatan Kulaz, kilimlerdeki motif, renk ve kompozisyonların yöreden yöreye farklılık gösterdiğini vurguladı. Kulaz, şöyle devam etti:

"Örneğin Hakkari yöresine ait kilimlerin kendine has özellikleri var. Hakkari kilimleri daha çok koyu renk ve yöresel motifleriyle, diğerlerinden ayrılır. Ayrıca kilimlerin dili var. Kilimlerdeki motifler, duygu veya düşüncenin sembolüdür. Geçmişte dokumacılık, Anadolu kadınının temel uğraşıydı. Eski yıllarda erkek egemen toplumda yaşadığımız için kadınlar, duygu ve düşüncelerini kilimlerdeki motiflerle anlatmıştır. Biz de bu motiflerin kaybolmaması için çalışmalar yapıyoruz."

 

‘Her motifin ayrı hikayesi var’

 

Eski dönemlerde kilimlerin geleneksel olarak anneden kıza öğretilerek yapıldığını belirten Kulaz, kilim ve motiflerin, yöresel isimleriyle anıldığını ifade etti.

Her motifin ayrı anlam ve hikayesinin bulunduğunu vurgulayan Kulaz, şunları kaydetti:

"O yörede yetişen bitki, aşiret, kilimi dokuyan kişi, onun duygu ve düşünceleri, inanç, dokuma tekniği, kilim ve motiflere ismini vermiştir. Mesela kesnekar kilimi 'Kimse yapamaz, zor' anlamına gelirken, yıldız motifi sonsuz yaşamı, koç boynuzu doğurganlık ve verimliliği sembolize eder. Sandık motifi, genç kızların evlilik isteklerini dile getirmek amacıyla dokunur. Tarak güzelliği, muhabbet kuşları evli çiftlerin mutluluğunu yansıtmak için dokunur. Hayat ağacı, ölümden sonraki sonsuzluğu, kökleriyle yer altını, dallarıyla yeryüzünü sembolize eder. Eli belinde motifi ise dişiliği, doğurganlığı simgeler. Halit Bey, yöredeki önemli bir aşiret reisi adına dokunan kilimdir. Gülsarya ise Sarya isimli bir kadın tarafından dokunduğu için 'Sarya'nın gülü' anlamına gelmektedir. Bunların dışında gülçin, çılgül, gülhezar, hevçeker, bereket gibi yüzlerce motif bulunmaktadır."

  

Motifler kaybolmasın diye müze kuruldu

 

YYÜ bünyesinde 1990'da kurulan Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezinde eski çağlardan kalan kilim ve motiflerin kaybolmaması için çalışmalar yürüttüklerini anlatan Kulaz, bu eserleri bir arada tutmak ve gelecek nesillere aktarmak için üniversite bünyesinde müze kurduklarını bildirdi.

Merkezde yaklaşık 170 orijinal motif bulunduğunu kaydeden Kulaz, burada genç kızların orijinal motifleri dokuyarak kültürü yaşattığını belirtti.

Merkezdeki atölyede kilim dokuyan Derya Dayan ise "candan bezdiren" anlamına gelen "canbezar" kilimini dokuduğunu söyleyerek, "Çok zor dokunan bir kilim olduğundan bu ismi almış. Kilim dokumayı çok seviyorum, duygularımı katarak ilmek ilmek dokuyorum" dedi.

AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.