08 Nisan 2003 Salı 00:00
221 Okunma
Burası tarih kokar
Eyüp, Haliç'in güney kıyısında, surların dışında yer alıyor. İsmini kabri bu semtte bulunan ve bir sahabe olan Hz. Eba Eyyub El? Ensari'den alır. Eyüp El?Ensari'nin türbesi ya da yaygın tabiriyle Eyüp Sultan Türbesi, Eyüp semtinin toplumsal hayatında merkezi bir yer tutar. Bu türbelerle ilgili geleneklerin bir çoğu bugünde sürmektedir.

O, bizim gönlümüzün

misafiri: Eyüp El?Ensari

Eyüp semtinin gelişimi fetihten hemen sonra İslam Ordularının 7.yy. 'da İstanbul'u kuşatması sırasında şehid düşen Eyyüp El?Ensari'nin mezarının Akşemseddin'in gördüğü bir rüya ile bulunup, üzerine bir türbe ve yanına bir caminin yapılması ile başlar. Kanuni döneminde ise Eyüp büyük gelişme gösterir. Bu yıllarda semt camiler, mescidler, medreseler, sıbyan mektepleri, çeşme, sebil, hamam, imaret ve türbelerle donanırken sahilleri ise yalılar ve köşklerle süslenmiştir.

Eyüp Sultan'da kılıç

kuşanmaları

Osmanlı zamanında en dikkat çekici gelenek padişahların culus (tahta geçme) merasimlerinden sonra Eyüp~|~ Sultan'da kılıç kuşanmalarıdır. Bu merasim, okunan dualar ve kılınan namazlarla dini?manevi bir özellik taşımakta ve yeni padişaha makamının anlamını hatırlatmaktaydı. Eyüp Sultan Türbesi'nin Eyüp'ün yerleşim dokusuna kazandırdığı bir başka özellik, bu türbede yatan kişiyi Evliyaullah (Allah Dostu) bilen Osmanlı'nın ona yakın olmak için Eyüp'te defnedilmek istemesidir.

Çağlara tanıklık eden

kitabeleriyle Eyüp

Gerek Osmanlı döneminde, gerekse de Cumhuriyet yıllarında halktan kişilerin yanısıra birçok şöhretli isim de son istirahatgah olarak Eyüp'ü seçtiler. Bunun sonucunda semte manevi havasını veren büyük mezarlıklar kurulmuştur. Hem bu mezarlara ait mezar taşlarının sanatsal değerleri, hem de çağlara tanıklık eden üzerlerindeki kitabeleri nedeniyle, Eyüp'teki mezarlıklar bir açık hava müzesi gibidir ve yüzlerce yıllık bir tarih kesitini hüznün diliyle anlatır bizlere. Bu mezarlıklardaki servi ağaçları ise adeta ölümle yaşamın içiçeliğini vurgular.

Eyüp Sultan'ın manevi rehberliği ile bayramlar, kandiller

Eski Eyüp bunların yanı sıra, bayramlar ve kandillerde dolup taşan Eyüp Sultan Türbesi, yeni evlenenlerin ve sünnetlik çocukların buraya ziyarete getirilmesi, Haliç'in bol çeşitli ve lezzetli balıklarını satan balıkçıları, serin ve tatlı suları, Haliç'e bakan tepeler üzerindeki güzel manzaralı mesire yerleri, çiçekçiliği, İstanbul'un süt ve kaymak ihtiyacını karşılayan mandıraları, kıyı kahvehaneleri ve oyuncakçı dükkanları ile de ünlü idi. Düdüklü testiler, fırıldaklar, tahtadan arabalar ve eşyalar, oyuncak tef, davul, düdük ve özellikle "kaynana zırıltısı" ile Eyüp oyuncakçıları, çocukları çok sevdiğine inanılan Eyüp Sultan'ın manevi rehberliğinde faaliyet gösterirlerdi. 19.yy. sonunda bu bölgenin sanayileşmeye açılması ve 1960'lardan sonraki hızlı gecekondulaşma ile bu geleneksel dokunun tamamına yakını ortadan kalkmıştır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100