Bu haber kez okundu.

Çağdaş misyonerliğin İzmir ayağı
Ülkemizin son günlerde büyük bir misyoner kuşatması altında olduğu her şeyiyle ayan beyan ortada. Özellikle İzmirimiz.... Artık eskisi gibi değil, alenen kamuya açık yerlerde grup grup el kol sallayarak kiliseye davetler, bunları teyid eden kitap, broşür ve İnciller elinizi attığınız her yerde karşınıza çıkabiliyor. Evlerde, posta kutularında, arabanızın sileceğinde yahut masum (!) ve güler yüzlü bir tavırla işyerinizde. Geçen gün uğradığım değerli bir işadamımız anlatıyor: "Malum son yıllarda işlerimiz bozuk, malen krizdeyiz, ağabeyim de yeni vefat etmişti. Taziyelerini belirtmeye gelen bir arkadaşım İncil ve benzeri kitaplar getirerek okumamı manen yardımcı olur inşaallah temennilerini belirtiler. Başka bir zaman da gelerek limitsiz para yardımı yapacaklarını söylediler. Kaynak neresi diye sorduğumda, Kilise cevabını aldım ve nazikçe teklifini elimin tersiyle iterek kendisinin de yanlış yolda olduğunu beyan ettim".

Bu ve benzeri olayları, İzmirli bir çok sanayici ve işadamı arkadaş~|~tan bizzat dinledim.

Evet aziz okuyucular. Bu olay aysbergin görünen yüzü. Ya görünmeyen diğer yüzü... Bu yüze dikkat... Bu yüz İzmir'i üs edinen ve yurtdışını kendilerine mekan edinen ve bizden gözükenlerdir. Bu maskeli yüzlere dikkat edelim.

Eski yıllarda gazetelerinde misyonerliğin çirkin yüzüne değinip bu şer odaklarını deşifre eden bu gruplar, misyonerliğin gemi azıya almış bugünkü halini, hoşgörü ve diyalog kılıfıyla örtbas edip, zil?çalıp oynama pozlarındalar şu an.

Bugün uluorta "Üç büyük dinden, İbrahimi dinlerden, Hıristiyanlarla evlenmenin faziletinden, üç büyük dinin evililiğinden, papazaların, keşişlerin gizli Müslümanlar olduğundan ve kerametlerinden, başörtüsünün ne İslamın ne imanın ne de 32 ve 54 farzın içinde geçmeyen bir tefaruattan ibaret olduğundan, globalleşmenin, küreselleşmenin faziletinden, milli diye bir şey kalmadığından bahsetmekteler ve bunun bir ispatı olarak da soluğu yurtdışında özelikle de Amerika'da almaktadırlar.

Oynanan büyük oyuna dikkat muhterem okuyucu... Dünün güya sözde İslamı yaşamada kılı kırk yaran (gazlı içeçek içmemek, sana yağı kullanmamak vb.) adamların bugün mukaddes, eskimeyen, porsümeyen yeni, son din yüce İslamı kuşa çevirip deformasyona tabi tutarak Haçlı dünyasına peşkeş çekmelerine ne demeli?

İnsanın ne kadar da kanına dokunup zoruna gidiyor. Binlerce samimi Müslüman bugün Hıristiyanlığın ?dolayısıyla sömürgeciliğin- bu ülkeye maledilmeye çalışmasında aktif, gönüllü, cebinden parasını vererek ve mesaisini harcayarak koşturmakta koşturulmakta...

Bu ne büyük zillettir ya Rabbi...

Endülüs ve Osmanlı'nın yıkılışını hazırlayan yerli yabancı E. Renan, C. Afgani, M. Abduh, Reşit Rıza. L. Massignon, Humpher, Lawrance, Watt, Fransis, E. P. Botta vb. görmez, duymaz, okumaz mısınız, Allah aşkına?..

Adem BİRİNCİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100