12 Temmuz 2001 Perşembe 00:00
262 Okunma
ÇÖZÜM KUVAYI MİLLİYE RUHUNDA
İSTANBUL (YENİ MESAJ)?Tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşadığı, Sevr ve mandacılığın yeniden hortladığı, ulusal bağımsızlık ve toprak bütünlüğümüzün tehlikeye düştüğü, adeta yeni bir İstiklal Harbi'ne sürüklendiğimiz bu dönemde, İstiklal Harbi'nde kuvay?ı milliye ruhunun ateşleyicilerinden Mareşal Fevzi Çakmak'ın, manevi evladı, Adnan Çakmak, ülkemizin durumunu değerlendirdi. Bu duruma nasıl ve neden düştüğümüzü söyledi. Kurtuluşun hangi ruhla, nasıl gerçekleşebileceğini ifade etti. Adresini gösterdi. Atatürk ve Fevzi Çakmak yaşasaydı mevcut durum karşısında ne yapacaklarını gözler önüne serdi.

JAPONCA MI, ÇİNCE Mİ KONUŞUYOR?

Babası Çanakkale Conkbayırı'nda şehit düştükten sonra, "paşa baba" olarak bildiği öz amcası Mareşal Fevzi Çakmak'ın hanesinde büyüyen ve 35 yılını onunla geçiren 86 yaşındaki Adnan Çakmak, "Biz neden bu hale geldik?" sorumuza şu cevabı verdi: "İlk başta mazimizi unuttuk. İkincisi, haram?helal tanımaz olduk. Biz, haramı, helali bacak kadar çocukken, ana kucağ~|~ında öğrendik. Şimdi 'harama dokunmayın, helalden ayrılmayın' dediğin zaman, 'Japonca mı, Çince mi konuşuyor?' diye yüzüne bakıyorlar."

"Diğer taraftan Cenab?ı Hak, Kur'an?ı Kerim'inde, 'idarecilerinizi iyi düşünün ve iyi seçin', diye bizi ikaz ediyor. Ama biz, menfaatimize uygun kimse onu seçiyoruz. Benim menfaatime uyan onunkine uymuyor. Onunkine uyan benimkine uymuyor. Sonunda da iş, işte böyle çorbaya dönüyor. Bizim, ne hareketlerimiz sözlerimize, ne sözlerimiz hareketlerimize uymuyor. Sonra da 'ne hale geldik' diye dövünüyoruz?"

DİRİLTİLEN BİZANS AHLAKI

Adnan Çakmak, Fatih'in yok ettiği Bizans ahlakını yeniden diriltmemizin de düştüğümüz konumda büyük rol oynadığını söyleyerek şöyle devam etti:

"Hazinemiz var. Ama dileniyoruz. Biz, benliğimize sahip çıkmadıkça hiçbir şey olmayız. Çünkü herşey bizim benliğimizde. Bunu söylediğin zaman herif, Japonca konuşuyorsun sanıyor. 'Benlik ne imiş', diyor. 'Menfaatim de menfaatim', diyor. Düşmanın istediği de budur. Bizans ahlakı budur. Seni de o ahlaka sürüklemiş. Biz şu anda Bizans entrikaları yaşıyoruz. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethedip Bizans ahlakına son vermesine rağmen, torunları olarak biz, Bizans ahlakını dirilttik. Fatih Sultan Mehmet'in bu zafere nasıl eriştiğini kaç kişi biliyor. O, bir şeye inanarak bu zafere ulaştı. O, Resulullah'a inandı. O'nun müjdeci olduğuna inandı, gördü, o şerefe nail olmak için bunu yaptı. O'na inandığı için yürüdü. Şimdi biz sadece şahsi menfaatimize inanıyoruz. Üç kuruşun zebunu olmuşuz. Ondan sonra da 'bu halimiz nedir?' diyoruz.

Yavuz'a Hasan Can ne diyor? 'Efendim artık Allah'la beraber olma zamanın geldi' diyor. Yavuz da, 'Ya Hasan Can! Bizi şimdiye kadar kiminle bilirdin?' diyor. Onlar hep Allah'la beraberdi."

"DOSTLAR ŞEHİT BİZ GAZİ" ANLAYIŞI

Türkiye'nin, cumhuriyet döneminde böyle bir krizi 1937'de yaşadığını, milli ruh ve heyecanla herkesin fedakarlık etmesiyle bu krizden kurtulunduğunu söyleyen Çakmak, "Şimdi ise hiç kimse fedakarlık etmiyor. Şimdi herkes 'dostlar şehit biz gazi' diyor" dedi. Fedakarlığın güvenle doğru orantılı olduğu tespitinde bulunan Çakmak, vatandaşın kendisini yönetenlere güvenmediğine şu ifadelerle parmak bastı: "Bugün vatandaşın bizi idare edenlere karşı güven problemi var. Vatandaş güvenmiyor. Ecevit de hala direniyor. 'Çekilmem' diyor. 'Çekilirsem daha kötü olur' diyor. 'Daha kötü olur'u sen diyorsun. Millet seni istemiyor."

"PAŞA BABAM FEVZİ ÇAKMAK EGEMENLİĞİN DEVRİNE KARŞI ÇIKARDI"

Mareşal Fevzi Çakmak'ın şehit kardeşinin oğlu Adnan Çakmak, AB, egemenliğin devri, Yunanistan'la dostluk şarkıları konularında da sorularımızı cevaplandırdı. AB'ye girme, egemenliğin devri konusunda, eğer yaşasaydı "paşa babası" Mareşal Fevzi Çakmak'ın nasıl bir tavır takınacağını şöyle ifade etti:

"Paşa babam bu duruma katiyyen razı olmazdı. 'Ben, benim' derdi. Çünkü bizim hiç kimseye ihtiyacımız yoktur. Bizim kendi cevherlerimizi ortaya çıkarmamız lazım. Bu millette ne cevherler var. Ama görmezlikten geliyoruz. Bizim, ötekinin, berikinin himayesine ihtiyacımız yok."

"Bizim, daha dün, bizi yok etmeye çalışan insanlarla AB şemsiye altında bir olmamız mümkün değildir. Ama tabi olursan, oluruz. Yani benliğini kaybedersen, onlar gibi olursak, onların kuyruğu olursak oluruz. Kendimiz gibi olursak olmamız mümkün değildir. Görmüyor musun? Adamlar hala Osmanlı isminden tir tir titriyorlar. Adam, 'ben Atatürkçüyüm' diyor. Atatürk sana, böyle, 'soysuz mu ol' dedi. 'Soysuzlara karış' mı dedi? 'Böyle soysuzlar çıkarsa ona karşı gel', dedi."

"Bugün, Papandreu da biliyor, bizimkiler de biliyorlar ki tam manasıyla dost olmamız mümkün değildir. Ama işte dünya siyasetine uymuşuz. Etrafa bir dostluk havası yaratmaya çalışıyoruz. Kanaatim o ki boşa vakit harcıyoruz. Çünkü ortadan menfaatleri kaldıramıyorsun. Yunanistan, 'Ege benim' diyor. 'Kıbrıs benim' diyor. Bunlarla kaynaşmak mümkün müdür?"

BİR FETRET DEVRİ YAŞANIYOR

Gençlere, "Kendinizi bulun. Kendinize gelin" tavsiyesinde bulunan, "Başka yerden bir kurtarıcı beklemenin manası yok. Ne varsa bu milletin kendinde var. Millette her cevher mevcut" diyen Çakmak, bu milletin yeni bir Kuvayı Milliye ruhu başlatıp başlatamayacağı hususunda şunları söyledi:

"Zor. Ama ümit yok diye bir şey yok. Yeter ki o cevheri çıkarmayı göze alalım. Evvela o cevheri çıkarmak lazım. Hala dünya, Osmanlı gelecek diye tir tir titriyor. Sen de o muazzam cevheri onlara yaranmak için kirletiyorsun. Onun için senin sonun zillettir. Nitekim işte zillete düştün. Evvela kendini zilletten kurtar.

Menfaat?i şahsi hakim olduğu zaman işte bu hale düşüyorsun. Bunlar ilk defa da olmuyor. Çok olmuş. Ama biri çıkmış, vahdeti sağlamış ve kurtuluş kapısını açmış. Şimdi sen de birini bulacaksın, bu cevheri birleştirecek ve kurtuluş kapısını açacaksın. Başka çare yok."

"Bu millet çok kazalar geçirmiştir. Yıldırım Beyazıt'tan sonra bu memleket ne hale gelmiş. O zaman bir Çelebi Mehmet çıkmış, kurtarmış. Tarihte bunun dolu misalleri var. Allah'tan ümit kesilmez. Atatürk'ü kim biliyordu? Sultan Mehmet Çelebi'yi kim biliyordu? Ama ortaya çıktılar. O badirelerden milleti selamete çıkardılar. Ve idame ettirdiler. Yine böyle bir mucize inşallah zuhur eder. Çünkü bu millet büyük bir millet. Bu millet imanlı bir millet. İmanlı millet ölmez. Ne şekle girerse girsin bir gün içindeki cevher ortaya çıkar ve hadiselere mührünü vurur."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100