Bu haber kez okundu.

Deccal ve avanesini tanımak
İnsanlığın en büyük fitnesi olan Deccal'ı ve avanesini tanımak isteyen varsa, Müslümanları Hz. Muhammmed'den kopartarak Hıristiyanların veya Yahudilerin inançlarına sürüklemeye çalışan Müslüman kılıklı dinlerarası diyalogculara baksın. Unutmayın, Deccal ve avanesinin fitnesi, sırat-ı müstakim üzere bulunan müminlere etki edemeyecektir ~|~ Hiç kimse Müslüman cübbesine bürünerek Vatikan'ın "dinlerarası diyalog" projesini, toplumdaki çeşitli inanç mensupları arasında "çay?kahve içmektir, dostane ilişkiler geliştirmektir" gibi basitleştirmesin, bayağılaştırmasın. Dinlerarası diyalog, misyonerliktir.
Dinlerarası diyalog, papalığın Hıristiyanlaştırma projesidir. Dinlerarası diyalog, papalığın misyonudur... Diyalogun akademik tarafı da budur, sosyal tarafı da budur, somut Hıristiyanlaşma neticeleri de bunun göstergesidir.
Papalık misyonu, çağdaş misyonerlik ve diyalogcular
Fetullah Gülen de 9 Şubat 1998 günü Papa'yı ziyaretinde sunduğı mektubunda "Papalık misyonunun bir parçası olduğunu" ilan etmiştir. Bu mektubu 10 Şubat 1998'de Zaman gazetesi, aynı haftaki Aksiyon dergisi yayınlamıştır.
Dinlerarası diyalog, Papalığın II. Vatikan Konsili'nin 4. oturumunda kabul edilen, "Nostra Aetate" diye maruf Konsil metninde aktarılan ve 28 Ekim 1965'te Papa VI. Paul'un onayıyla ilan edilen, "Papalığın 3. bin yıl hedefi olarak açıkladığı Asya'nın Hıristiyanlaştırılması projesi"nin bir yöntemidir. Papalığın "çağdaş Hıristiyanlaştırma ve misyonerlik usûlü"dür. (Bakınız; John W. O'Malley, "Reform, Historical Conciousness And Vatikan Ii's Aggiornamento, Theological studies, 1971 XXXII/4; M. Raukanen, The Catholic Doctrin of Non?Christian Religions According to the Second Vatikan Council, New york 1992, 35; The Second Vatikan Council, Nostra Aetate, 1?4)
Prof. Baş'ın "Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler" adlı kitabı tarihi bir şaheserdir
Aynı zamanda dünyanın çeşitli üniversitelerinde kürsüsü olan ve halen üniversite hocalığını sürdüren Prof. Dr. Haydar Baş, 1990'lı yıllardan beri gençlerimiz üzerindeki bu misyonerlik manevralarına, bu manevraların gerçekte milli bütünlüğümüzü hedef aldığına, bu manevraların yeni adının "dinlerarası diyalog" olduğuna dikkat çekmektedir, Hicaz Bölgemizi bu kabil İngiliz oyunlarıyla kaybettiğimizi tarihi belge ve hatıratlarla anlatmaktadır. Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler adlı kitabı bu bağlamda yazılmış tarihi bir şaheserdir.
Ülkemizdeki dinlerarası diyalog çığırından sonra toplumumuzun iman çivilerinin söküldüğünü, özellikle gençlerimizin "kilise evler"de fevc fevc Hıristiyanlaştırıldığını fark eden vatandaşlarımız, "Beyler çocuklarımızı kaybediyoruz, bu kadar dinsizlik de fazla..." demeye başladı. Bu tepkileri alan diyalogcu çevreler, bu faaliyetlerin kültürler arası yakınlaşma, medeniyetler arası buluşma olduğu şeklinde kıvırtmalara koyuldular.
Müslümanların kalbinden Hz. Muhammed'e imanı sökme gayreti
Hiiç sağa?sola kıvırmaya, akademik gevezeliklere tevessül etmeye gerek yok... Kim ne derse desin, dinlerarası diyalog papalık misyonudur, Vatikan'ın geniş çaplı Hıristiyanlaştırma yöntemidir. Haçlı dünyasının, Müslümanların kalbinden İslam'ın temel rüknü olan Hz. Muhammed'e imanı sökme gayretidir. Böylesi bir dinlerarası diyalog namlı Hristiyanlaştıma faaliyeti İslam imanı ve Ehl?i Sünnet akaidinin esaslarına göre açık, net ve ilmi ifadesiyle "küfür"dür (Muhammed b. İsmail er?Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r?Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul?Melahide, vr 11b. A.Z. Gümüşhanevî, Camî'ül Mütûn, c.1, Elfaz?ı Küfür, b. 2)
Müslüman kılıklı deccal...
Bu dinlerarası diyalog namlı Hıristiyanlaştırma faaliyetinde Müslüman kılıklı insanların, hacı efendi veya hoca efendi kimlikli zevatın vazife üstlenmeleri, Müslüman kılıklı insanların bu işlerde kullanılmaları bu işi meşrulaştırmaz. Bilakis, Alemlere rahmet Hz. Muhammed'in kıyamet fitneleri ve ahirzaman ahvaline dair işaretleri hatırlandığında, Müslüman kılıklı kimselerin Hıristiyanlaştırma faaliyetlerinde taşeronluk yapmaları Deccal'in vazifesini üstlenmeleri veya Deccal'e askerlik yapmaları olarak ortaya çıkar.
Deccal, Müslümanlar arasından çıkacaktır
Deccal, öyle kulakları farklı, kolları bacakları değişik, boyu zürafa gibi bir mahluk değildir. Alemlere rahmet Hz. Muhammed'in kıyametin büyük alameti olarak uyardığı, hatta tüm peygamberlerin kendi ümmetlerini ikaz ettikleri Deccal, Müslümanlar arasından çıkacaktır (Ebu Davud, Sünen, Fiten, 1; İbn Mace, Sünen, Fiten, 9). Bu deccasllerin veya onun avanesinin gayretiyle Ümmet?i Muhammed'den gruplar halinde müşriklere, yahudi ve Hristiyanlara iltihaklar yaşanacaktır (Ebu Davud, Sünen, Fiten, 1; İbn Mace, Sünen, Fiten, 9).
Bu süreç, aynı zamanda İstanbul'un Haçlı fitnelerine maruz bırakılacağı günler olacaktır (Ebu Davud, Sünen, Melahim 3, (4294).
Ahirzamanın bu korkunç fitnesi kendisine sorulduğunda Hz. Ömer'in oğlu Abdullah (ra), "Anası doğurmayasıca, bilmiyor musun, bu fitne Müslümanların İslam'ı ve Hz. Muhammed'i terk ederek müşriklerin, Hıristiyanların ve Yahudilerin dinlerine iltihak etmeleridir..." İmdi bu büyük fitnenin adı oldu dinlerarası diyalog.
Deccal'in fitnesini ortadan kaldıracak topluluk kim?
O halde insanlığın en büyük fitnesi olan Deccal'ı ve avanesini tanımak isteyen varsa, Müslümanları Hz. Muhammmed'den kopartarak Hıristiyanların veya Yahudilerin inançlarına sürüklemeye çalışan Müslüman kılıklı dinlerarası diyalogculara baksın.
Unutmayın Deccal ve avanesinin fitnesi, kıyamete dek hep hak din olan İslam ve Hz Muhammed'in yolu olan sırat?ı müstakim üzere bulunan bir topluluğa etki edemeyecektir. Deccal'in fitnesini, sayıları az da olsa işte bu Hak ve haklı topluluk sona erdirecektir (Ebu Davud, Sünen, Fiten, 1; İbn Mace, Sünen, Fiten, 9).
                                                                            Mehmet Emin Koç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100