14 Mart 2004 Pazar 00:00
199 Okunma
Dünya bir imtihan sahnesidir
İnsanların arasında dolaştığınızda, herkesin "Ben de Müslümanım" diye iddia ettiğini görürsünüz. Gerçek şu ki, 'inandım' diyen insanlar kendi anlayışlarına göre dini kabul etmiş, bir yol bulmuş gidiyor. Onun için ciddî yanlışlar, hatâlar, küfre varan davranışlar, bu yanlış telakkinin ardından geliyor. Kendi hâlimiz ve anlayışımız bizi koruyamaz ve kurtaramaz. Kısaca özetleyecek olursak deriz ki; yanlış telakkilerden kurtulmak, Sırat?ı Müstakim üzere olmak, peygamberlere varis Allah dostlarına kavuşmamızla mümkün olacaktır. Allah'ı, O'nun dostlarıyla arayın. Eğer bu âlemde Hak dostlarıyla Allah'ı bulursanız, yarın ahiret hayatınızda Rabb'ınızı ayın ondördü gibi görürsünüz.

Yukarıda geçtiği gibi gönül yoluyla Hakk'a gidişte vesile ve rabıta gerçeği çerçevesinde tâbi olunacak Hak dostları özetle iki ana kategoriye ayrılabilir: Peygamberler ve onların varisleri...

İnsan Allah dostlarına ittiba çerçevesinde onlarla öyle bir gönül bağı kurar ki, adeta kendini unutur, nefsini feda eder. Bun~|~a nefsin yok olması yahut tasavvufî literatürle nefsin "fena" hali denir. İnsan, nefsinde "fena" halini elde edince ruh cevherini hürriyetine kavuşturur, başka bir ifade ile Hakk'ın yüce varlığında dirilir, ihya olur, yine tasavvufî literatürdeki ifadesiyle "beka" bulur, bekabillaha erer.

Bu bir mücadele ile ve çeşitli kademelerden geçerek gerçekleşir. İnsan, nefsini terbiye yolunda fena halini yakalamak böylece Hakk'ın varlığında beka bulmak için üç kademeden geçmek zorundadır: Fenafişşeyh, fenafirresul ve fenafillah... İleride bu gerçekleri genişçe takdim ettik.

VELÂYET ve İRŞAD

İnsanla yaratıcısı arasındaki ilk münasebet, Bezm?i Elest'le (Ezelî Misak) birlikte başlamış ve tekrar buluşmak ahdi ile çıkılan esrarengiz yolculuğun çıkış noktası da yine Bezm?i Elest olmuştur.

Dünya ve mülk âlemi, bu esrarengiz yolculuktan umulan gayenin gerçekleşmesi için gerekenler icra edilmek üzere hazırlanmış bir sahnedir, bir imtihan salonudur. Kur'ân?ı Kerim'de topraktan yaratıldığı bildirilen insana, bu maddî?cismanî yönüyle dünyaya uyum sağlamak, mülk âleminin şartlarına adapte olmak imkânı sağlanmıştır. "Allah'tan bir nefha" olup, Bezm?i Elest'teki ilâhî hitabın muhatabı olmuş "ruh" ise insanın asıl cevheridir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100