18 Nisan 2005 Pazartesi 00:00
295 Okunma
Düşmana değil hastalığa yenildik

"Taburunu sargısız ve ilaçsız bırakmamak için bir bohça içine doldurduğu ilaçları binek hayvanına yükleterek yanında kendisi yaya giden ellisini geçmiş bir tabur hekiminin sakin ve mütevazı çehresinde Türk'ün hakiki simasını seçtim... Türk Ordusu Cihan Harbi'nde Kafkas Cephesi'nde yalnız kendinden çok kuvvetli bir düşman ile değil, aynı zamanda kahir bir tabiatla, açlıkla ve her türlü yoksullukla cenkleşti..." Bu sözleri ile Prof. Dr. Tevfik Sağlam, Birinci Dünya Savaşı'nın diğer yüzünü gözler önüne seriyor.
Hazine değerinde bir kaynak
Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde, 3.Ordu Sağlık Dairesi Başkanlığı görevinde yüz binlerce er ve subay, yüzlerce hekim ve bir ordu komutanının yaşamını sona erdiren tifüs salgını kontrol altına alınma başarısını gösteren Ordinaryüs Prof. Dr. Tevfik Sağlam'ın 1941 yılında Genelkurmay tarafından yayınlanan "Büyük Harpte 3. Ordu'da Sıhhi Hizmet" isimli kitabı, gelecek nesillere aktarılması için Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Şenol Kantarcı tarafından, yeniden yayına hazırlanıyor. "Büyük Harpte 3. Ordu'da Sıhhi Hizmet" eserin hazine değerinde bir kaynak olduğunu kaydeden Kantarcı, "Sayın Tevfik Sağlam, bizzat savaşın içerisinde 3. Ordu Sağlık Dairesi Başkanlığı görevi sırasında savaş boyunca gerek ordu içerisinde gerekse halk arasında bulunarak gerçekleri bütün çıplaklığıyla ve belgeleriyle ortaya koymuş" dedi.
Verilen rakamlar oldukça düşündürücü
Kantarcı, Sağlam'ın kitabından yer alan tüyler ürpertici şu notlara dikkat çekiyor: "Erzurum son derece izdihamlı bir hal almış, sefalet bütün dehşetiyle baş göstermişti. Lekeli tifo ve hummayı racia salgınları büyümüş, bir felaket halini almıştı. Hekimler, eczacılar, hastabakıcılar birbiri arkasından hastalanıyordu. 1914 yılında Erzurum'daki 5 bin hastaya bakmak için 29 hekim vardı... Sarıkamış hareketindeki zayiatımızın hakiki miktarını tespit mümkün olamamıştır. Bununla beraber Mareşal Fevzi Çakmak, hakikatte enyakın bir hesap olmak üzere, bu muharebede 60 bin erin öldüğünü kabul ediyor. Son derece güç olan bu uzun yürüyüş ve muharebeler esnasında birçok subay ve er soğuktan donarak öldü. Bir çoklarının el ve ayakları dondu ve bunların bir kısmı sonradan öldü veya alil kaldı. Geri dönen asker son derece bitkin bir halde idi. Bunların çoğu en ufak bir tesirle hasta oldu ve öldü."
Müthiş bir sefalet hüküm sürüyordu
O dönem yaşanan sefaletin Sağlam'ın kitabında yer aldığını kaydeden Kantarcı, kitaptaki önemli birkaç notu da şöyle sıraladı: "Sokaklarda, hanlarda, ahırlarda ölenler pek çoktu... Sahra sıhhiye müfettişi umumisi Süleyman Numan Lekeli tifodan yatıyordu. Ordu Komutanı Hafız Hakkı, 3 Şubat 1915'te lekeli tifoya tutularak 13 Şubat'ta ölmüştü. Hekimlerin de cümlesi hastalanmış ve büyük bir kısmıölmüştü...Buralarda müthiş bir sefalet hüküm sürüyordu. Ölen ve kalanın hesabı belli değildi. Salgınlar ahaliye de sirayet etmişti. Erzurum'da ahaliden günde 20?30 kişi ölüyordu..." Kantarcı, "Kitapta yer alan bilgilere göre orduda tifo, lekeli tifo, hummayı racia, dizanteri salgını vardı" diye konuştu. 1917'de Ankara, Sivas, Erzurum, Trabzon vilayetleri ile Niğde, Kayseri ve Canik sancaklarının salgın hastalıklar mücadelesi işini 3. Ordu Sıhhiye Reisliği'ne verildiğini anlatan Kantarcı,  3. Ordu'da 1915 yılı Mart ayından 1918 senesi Eylül ayına kadar yani 42.5 ay içinde 564 bin 498 kişinin hastanelere tedavi altına alındığının kitapta yer aldığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Yerel halk hariç 1915 ile 1918 yılları içerisinde sadece salgın hastalıklardan dolayı 3. Ordu 42.5 ay içinde hastanelerde kayıtlı 109 bin 562 ölü vardı. Harp meydanında ise 9001 şehit vermiştir. Söz konusu rakamların içerisine 1914 yılı ve 1915 yılının iki aylık dönemidahil edilmemiştir. Rakamlar gösteriyor ki, 3. Ordu'yu hırpalayan şehitler veya yaralılar değil, hastalık ve hastalıktan ölüm olmuştur. Alman Ordusu'nda 1914?1918 arası ölen 1 milyon 651 bin 72 kişinin sadece hastalıktan ölenlerin sayısı 177 bin 162'dir. Bizim 3. Ordu'da ise genel ölümün yüzde 88.3ü hastalıktan olmuştur."
Ermeni iddialarına da bir cevap niteliği taşıyor
Sağlam'ın eserinin Ermeni iddialarına da bir cevap olduğunu kaydeden Kantarcı, "Askerimizin ölümüne neden olan salgın hastalıklar sivilleri de söz konusu dönemde vurmuştur" dedi.
Tevfik Sağlam
1882 yılında doğan Tevfik Sağlam'ın ömrü cephelerde ve savaş alanlarında geçerken, savaşın ardından hayatını öğrencilerine adayan Sağlam, 1963'te vefat etti.  Tevfik Sağlam, ülke çapında ününü Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde, 3. Ordu Sağlık Dairesi Başkanı iken yapmıştır. On binlerce er ve subay, yüz hekim ve bir ordu komutanının yaşamını sona erdiren tifüs salgını onun bilgisi, üstün çalışması, teşkilatçılığı ve disipliniyle kontrol altına alınabilmiştir. İstiklal Savaşı'nda Anadolu'ya geçen Sağlam, Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı'na atanmıştır. Harp sonunakadar Ankara'da Sarıkışla'daki hastanede bulaşıcı hastalıklar klinik şefi olarak çalışmıştır. 1923 yılında yeniden İstanbul'a, Gülhane Hastanesi Başhekimliği'ne atanan Sağlam'ın rütbesi 1927 yılında generalliğe yükseltilmiş ve yeniden Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı'na atanmıştır. İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki akademik çalışmalarını da devam ettiren Sağlam, 1943 yılında üniversite rektörü seçilmiş ve 1952 yılında yaş haddinden emekli olmuştur.

~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100