26 Ocak 2004 Pazartesi 00:00
178 Okunma
Edebiyatçılarımızı dünyaya tanıtamıyoruz
Gültekin, son yıllarda özel sektörün de desteğiyle edebiyat dünyasının hareketlendiğini belirterek, bu hareketlemenin en büyük nedeninin insanların kültürel altyapısını oluşturma çabası olduğunu kaydetti. Özel sektörün edebiyat alanındaki ticari alana girmesinin, genç yazarların keşfedilmesinin ve dünya klasiklerinin Türkçe'ye çevrilmesinin edebiyata olan ilgiyi artırdığını ifade eden Gültekin, şöyle konuştu:

"İçinde yaşadığımız toplum, tüm olumsuzluklara rağmen dünya çapında edebiyatçılar yetiştirebilir. İyi dil bilen edebiyatçıların dünya klasiklerini orijinal dilinde okumaları ve üniversitelerde tercümanlık bölümlerinin açılması, edebiyatın gelişmesine önemli katkılar sağladı. Yazarların üniversitelere gitmesi, yayınevlerinin yazarları çağırması da bu konuda arz talep dengesinin olaşmasına nedenoldu. Devlet, edebiyatın hareketlendiği bu günlerde daha sürükleyici rol oynamalıdır."

Kültürel mirasımız ele alınmayı bekliyor

Gültekin, son zamanlarda özellikle gençlerin edebiyat alan~|~ında çok değerli eserler ortaya çıkardığını belirterek, çok zengin bir kültürel mirasa sahip Türkiye'deki edebi malzemenin hala ele alınmayı beklediğini bildirdi. Ülkede bir çok başarılı edebiyatçılar bulunmasına karşın dünya çapında tanınmadıklarını eden Gültekin, şöyle devam etti: "Yazar, eserini kendi toplumu için yazmaz. Başarılı edebiyatçılarımız dünya çapında tanınmıyorsa burada en büyük sorumluluk devlete aittir. Devletin atadığı kültür ataşeleri kültürümüzü bilmiyor, kendimizi anlatamıyoruz. Edebiyatçılarımız herhangi bir nedenle yurt dışına çıktığında takip edilmiyor. Kendi kaderine terk ediliyor."

Edebiyat okuma zevkini geliştirmeli

Türkiye'de 1980'li yıllardan itibaren edebiyatın eğitim aracı olarak kullanılmasını doğru bulmayan Gültekin, edebiyatın okuma zevkini geliştirici ve yaratıcı bir araç olarak görülmesi gerektiğini kaydetti. Gültekin, küçük yaşlardan itibaren okuma zevki aşılanmaması ve bu alanda eserler veren yazarların desteklenmemesinden dolayı toplumda okuma alışkanlığının oluşmadığını savunarak, şunları kaydetti:

"Okuma alışkanlığımızın olmamasının en önemli nedeni ülkede çocuk ve gençlik edebiyatı diye bir kavramın olmamasıdır. Ülkede bulunan 80'e yakın eğitim fakültesinde verilen çocuk ve gençlik edebiyatı dersini okutacak akademisyen bulunamıyor. Türkiye'de edebiyat daha çocuk ve gençlik olarak ayrılamazken Batı ülkelerinde edebiyat çok sayıda alt dallara ayrılmıştır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121