Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın güleryüzü
Şeytanla bir

Kerbela mersiyeleriyle şöhret olan şair Kazım Paşa, Midhat Paşa'nın İstanbul'dan çıkarıldığı haberi üzerine şu kıtayı yazar:

"Midhat'ı tardetti mümkünden Emirü'l?mü'minin,

Nitekim İblis'i cennetten Cenap girdiğar

Eyledi ol Ademi iğfale bezli makderat,

Eyledi bu alemi izlale sayi bi şümar..."

Midhat Paşa'yı sevenler, Kazım Paşa'ya sitem ederler: "Bunu niye yazdıran? Midhat Paşa düşmanınız olsa bile, acze düşmüş bir adam hakkında bu hakeret reva mıdır?" Yaptığına pişman olan Paşa, kendini şöyle savunur: "Şaka ettim. Hem, şeytanla onu bir tutuşum, Midhat Paşa'nın zeki bir adam olduğuna delildir. Ben ahmaklarla değil, erbabı zeka ile uğraşırım!"

Öp babanın elini

Üsküdar'da nüktedanlığıyla tanınan Aziz Efendi eşeğine binmiş çarşıya gidiyordu. Yolda karşılaştığı Kazım Paşa'ya bir latife yapmak ister ve eşeğine seslenir: "Öp paşa babanın elini."

Paşa elini hemen eşeğin ağzına doğru götürür ve gülerek söylenir: "Aziz ol!"

Çirkinlikte yarış

Kazım Paşa ile Şakir Hakkı Bey~|~ bir toplantıda karşılaşırlar. Hakkı Bey devrinin en iyi şairlerinden olduğu gibi, çirkin suratlılığıyla da tanınıyormuş. Kazım Paşa, Hakkı Bey'in yüzüne bakıp, "Sana baktıkça karın hatırıma geliyor da kadıncağıza acıyorum" deyince Hakkı Bey başını sallar ve dostunu teselli eder: "Paşam" Sen bizim karıyı görsen ona değil, bana acırsın!"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100