Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın güleryüzü
Hasırlı keçe

Antepli halk şairi Hasırcızade Hafız Ağa, Sadrazam Keçeçizade Fuat Paşa'nın huzuruna girer. Kendisini tanıtmak için, "Halk?i paye ferş?i nü etmek için amadeyim/Muktezayı tıynetimdir ben Hasırcızade'yim" beytini okur. "Ayağının toprağına başımı koymaya hazırım, bu benim yaradılışımda vardır. Çünkü ben Hasırcızade'yim" anlamındaki bu beyti üzerine Paşa gülümser ve şöyle der: "İşittiğime göre İstanbul'a geleli epey zaman olmuş. Siz hasırcı, ben de keçeci olduğumuz için aramızda bir de isim benzerliği var. Neden gelmediniz?" Hasırcızade söyleyeceğini söyler: "Evet efendim amma zatınız keçeyi sudan çıkardınız. Bizim hasır ise henüz ayaklar altında. O hal ile huzura nasıl çıkabilirdim?"

Karacaahmet

Sadrazam Keçecizade Mehmet Fuat Paşa'ya yetmişlik bir kadının otuz yaşındaki bir gençle evlenmek istediğini söylerler. Fuat Paşa tebessüm ederek, "Ahmet müsaade etmez" der. "Hangi Ahmet?" sorusuna da, İstanbul'un meşhur mezarlığını kastederek "Hangisi olacak, elbette ki Karacaahmet~|~?" cevabını verir.

Karlı taş

Hasırcızade Mehmet Ağa, Keçecizade Fuat Paşa'nın parmağındaki yüzüğe merakla bakar ve "Paşam ne taşı bu" diye sorar. "Elmas taşı" olduğunu öğrenince, "Bu taş sana kaç para getiriyor?" diye sorar tekrar. "Hiç" cevabını alınca da "Benim dede yadigarı bir taşım var, her sene elli altın getiriyor" diyerek övünür. Paşa'nın, "Ne taşıdır?" sorusuna da "Değirmen taşı Paşam" karşılığını verir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100