Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın güleryüzü
Kardeş payı

Osman Nevres bütün parasını içkiye yatıran bedbaht bir şair. On bin kuruş aylık aldığı zamanlarda bile yokluktan kurtulamaz. Aylığını alıp eve gelinceye kadar yarısını yolda çaldırır. Maaşını alınca hemen sarrafa koşar. İki altın lirasını bakır olarak bozdurur. Bir çuval dolusu bozukluğu görünce sevinir. "Edebiyat Kumbarası" adlı kitabın yazarı Zeynelabinidin Reşit onu kitabında şöyle tarif eder: "Cebine doldurduğu bozuklukların kimisi deliklerden eteklere doğru yürür. Liraları da o ceplere koymuştur. Ama Beyazıt'a Balmumcular'a vardığında cebin biri sizlere ömür. Yağmur da bardaktan boşanırcasına yağıyor. Altınlar ve bakırlar çamurlara dökülür. Gözden sürmeyi çalan hinoğluhinler çevresini alırlar. Nevres dona kalır: "Siz de alın, bana da verin, kardeş payı yapalım!" diye bağırır. Bu duruma tahammül edemeyen dükkan sahipleri, yağmacıları dağıtarak ne bulurlarsa toplayıp onun cebine tıkarlar.

Lodos paşa

Sadrazam Fuat Paşa, bir kış günü Paris'te İmparator 3. Napolyon'un sa~|~rayındadır. O sırada Paris sokaklarındaki karlar, atların çektiği arabalarla temizlenmektedir. Napolyon, Paşa'ya sorar: "İstanbul'a da böyle kar yağar mı?" Paşa'dan "yağar" cevabını alan Napolyon "Peki siz karları nasıl temizlersiniz?" diye merak eder. Paşa şu cevabı verir: "Bizde Lodos Paşa diye biri vardır. Şöyle bir gelir, bir kaç saatte ne kadar kar varsa eritir, gider."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100