02 Mart 2004 Salı 00:00
305 Okunma
EN KÖTÜ SENARYO
Bilimsel delillerimiz

var mı, bahsedilenler

sadece bir

varsayımdan mı ibaret?

Başta ABD hükümet kontrolünde yürütülen araştırmalar olmak üzere, üniversiteler, özel üniversiteler ve diğer devletlerin yaptıkları bilimsel çalışmalar 'Küresel Isınma'yı net bir şekilde ortaya koymaktadır, bu şüphe götürmez bir gerçektir.

NASA bünyesinde bulunan Goddard Institute for Space Studies (giss.nasa.gov) çalışmalarında James Hansen adıyla yer alan bir makalenin sonuç bölümünde şu cümleye yer verilmiştir: '... which have an additional human?made forcing of about 3 W/m2 in the next 50 years, provide a useful warning about the potential for human?made climate change' yada Türkçe karşılığı ile: 'insanlar tarafından önümüzdeki 50 yıl içerisinde metrekare başına 3 Watt'lık bir enerji salınacaktır ki bu bize insan eliyle iklim değişikliği konusunda ciddi uyarılar vermektedir.'

Bir başka NASA alt kuruluşu olan Earth Observatory (earthobservatory.nasa.gov) 'Küresel Isınma'yı duyururken 'Our Warming ~|~Planet' (Isınan Dünyamız) başlığını kullanmıştır. Makalenin ilerleyen bölümlerinde küresel ısınma sonrası meydana gelebilecek olaylara değinilmiş (denizlerin yükselmesi, fırtınalar, bazı bitki ve hayvan türlerinin yokolması, salgın hastalıklar), şu cümleye yer verilmiştir: 'As far as human health is concerned, those hit hardest will probably be residents of poorer countries that do not have the funds to fend against changes in climate.' yada Türkçe karşılğı ile 'İnsan sağlığını dikkate aldığımızda iklim değişiklikleri neticesinde en fazla zararı daha fakir toplumlar (devletler) görecektir.'

Sonuç:

Yazımız boyunca her ne kadar bilimsel verilerle birlikte olası senaryolara yer vermekle birlikte elimizde mevcut olan kesin veriler şu şekilde özetlenebilir:

? Dünyamız ısınmaktadır, bu ısınmayı insanoğlu bizzat kendi desteklemektedir. Kuzey Kutup bölgesin de buzlar sürekli erimekte ve Atlantik Okyanusuna taze (tuzsuz) soğuk su bırakmaktadır. Taze kutup sularının 'Büyük Kayış'ı yavaşlattığı tespit edilmiştir ve 'Büyük Kayış' Avrupa ve Doğu Amerika'ya hayat veren nemli, lık havaayı taşıyan sistemdir.

? ABD 'Küresel Isınma'yı geciktirebilmek veya yavaşlatabilmek için önemli fonlar ayırmaktadır. G. Bush hükümeti daha yeni '10 yıllık stratejik' plan devreye sokmuştur.

? Nasa Earth Observatory 'Küresel Isınma'yı Dünya için yegane tehdit olarak tanımlamaktadır.

Küresel ısınmanın tüm Dünya'yı yeni bir buzul çağına sürüklemesi konusunda pekçok makale mevcut olmakla birlikte kısa vadede yeni bir buzul çağı gelmese bile önümüzdeki 40?50 yıl içerisinde ciddi iklim değişiklikleri meydana geleceği ABD resmi sitelerinde yer almaktadır.

Görünen o ki, fosil yakıtlarına devam ettiğimiz sürece yakın vadede iklim değişikliklerinden ve olası yeni buzul çağından kaçış yolu yoktur, hatta tüm bu yakıtları bugün terketsek bile yine de en kötü senaryonun gerçekleşme olasılığı korkutucu boyutlardadır.

Dünya'nın gelecek 50 yılı içerisinde büyük değişiklikler beklenirken, hesaplarını ve planlarını bir asır ötesine taşıma gayretinde olan ABD gibi bazı ülkelerin bu konularda en kötü senaryoya göre tedbir almamış olmadığını düşünmek hayal olur. Irak savaşı sebepleri arasında ABD'nin enerji kaynaklarının yakın vadede tükeneceği öngörüldüğünden Ortadoğu petrol bölgesine yerleştiği gösterilirken, olası yeni bir buz çağı veya büyük iklim değişiklikleri sonrası için strateji geliştirmediğini varsaymak ABD küresel politikalarına oldukça yabancı kalındığı manasına gelir.

Bu durumda manzara oldukça korkutucudur. En kötü senaryo dikkate alındığında çok yakın vadede başlayacak yeni buzul çağı ile birlikte Kanada, ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde önümüzdeki 1000 ile 100.000 yıl boyunca yağan karlar asla erimeyecek, sürekli kar yağışı ile kalınlaşan bir buz tabakası ile örtülecektir.

Ekvator bölgesinin de aşırı sıcak olmasıyla birlikte ancak geçiş bölgelerinde insanoğlu yaşama imkanı bulabilecektir. Sizce ABD'nin Ortadoğu ile yakın ilgisi sadece 'enerji kaynağı elde etme' bazlı olabilir mi?

Sebeplerden birisi olabilir, ama 'sadece' kelimesi sorumuzun cevabını oldukça basite indirgemekte: Hayır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100