Bu haber kez okundu.

Felsefî aklın Doğu'daki serüveni-III
Mehmet MARUF

Tercüme faaliyetleri

Mutezile fırkasının oluşturduğu böyle bir karmaşa ortamının uzantısı olarak Yunan felsefesinin Doğuya ihracı oldukça enteresandır. Ve başlangıcını Süryanice ve Yunanca'dan yapılan tercüme faaliyetlerine borçludur.

Bu çalışmalar Emevi döneminde ?iç kargaşadan olsa gerek? pek fazla görülmezken Abbasi devletinin ikinci halifesi Mansur zamanında artmıştır. Halife; Bizans İmparatorunun kovduğu Urfa'daki Hıristiyan Nasturi mektebi mensuplarını Bağdat'a çağırarak iltifatlarda bulundu ve onların vasıtasıyla eski Yunanca'yı Arapça'ya çevirtti. Zaten Bizans'a karşı olan Nasturiler Fars İmparatorluğunun toprakları içine kadar yayılıp Orta Asya'da bile kilise açmışlardı. Bunun da ötesinde bu kiliseler gittikleri her yere bilimler ve felsefeyle ilgili Yunanca metinlerin okunması ve yorumlanması geleneğiyle birlikte Helenistik felsefeyi ve Hıristiyanlığın kendi malı kıldığı teolojiyi de götürüyorlardı. (İslam Düşüncesinde DinFelsefe/Akıl-Vahiy İlişk~|~isi, sy.101). Böylece ilk defa Müslümanlar felsefeyle tanıştılar. Daha sonra gelen Halife Me'mun, bütün kadim kültürleri bünyesinde toplamak üzere "Beyt'ül Hikme" denen kültür merkezini kurdu.

830 yılında Bizans'ı ağır bir yenilgiye uğratıp Rum topraklarına giren Halife Me'mun ellerindeki hikmet ve ilimlerle ilgili kitapları kendisine teslim etmelerini istedi. Hatta yabancı devlet adamları eğer kendisine hediye göndereceklerse bunun kitap olmasını arzu ettiğini onlara iletiyordu. Harun Reşid'in (789?809) Ankara'yı ele geçirirken ve Halife Me'mun (814?833) Bizans İmparatoru Michael III'e karşı zafer kazanırken savaş tazminatı olarak eski el yazması kitapları istemeleri belki de tarihte ilk örnektir. Çeşitli ülkelerde varolan kitapları toplama işini sağlamak üzere kalabalık bir personel kadrosu istihdam ediliyordu.

Külliyatlı miktarda önemli eser toplandıktan sonra Me'mun bir tercüme komisyonu kurdu, böylece devletin ayırdığı fondan maaşlarını alan bu komisyon üyeleri hızla bu kitapları Arapça'ya tercüme etmeye başladılar. Halife Me'mun Arapça'ya çevrilen veya telif edilen kitapların istinsahı amacıyla 800 yılında Bağdat'ta ilk kağıt imalathanesini kurmayı da ihmal etmedi. İslam dünyasında felsefenin gelişmesinde "Beyt'ül Hikme" ve sözünü ettiğimiz tercüme faaliyetlerinin büyük etkisi olmuştur. (Üç Müslüman Bilge, S. Hüseyin Nasr, sy. 13).

Genelde felsefeye özelde ise Yunan fikriyatına olumsuz bir mana yükleyerek, onu bir "fitne" olarak nitelendirmemizin sebebini kendi varoluş nedenlerinde aramak gerekir. Çünkü Yunan felsefesinin daha doğuşunda insanı tanrılaştırma eğilimi taşıdığı kabul edilebilir. Yunan'da felsefenin Yunan tanrılarına ve onların çatısını kurdukları dine karşı oluşu ifade etmesi elbette düşündürücüdür. Bu anlamda felsefe özünde insan adına tanrıya başkaldırmayı öngören hümanist biri düşünce şeklidir.

Kaynağı ve doğuş gerekçeleri bakımından onu, hikmeti sevenlerce gayri meşru duruma düşüren ikinci neden, nübüvvete bir alternatif olarak ortaya çıkmasıdır. İbn Haldun bunu maharetle tespit eder: Filozofların kanaatine göre, mutluluk nefsi düzeltip erdemli şeyleri onun huyu haline getirmek şartıyla varlığı bu tarz bir hükümle idrak etmekten başkası değildir. İnsan, aklının ve düşünecsinin gereği olarak erdem ve aşağılık türünden olan fiileri birbirinden ayırdığından, ayrıca fıtratı ile iyi fiillere eğilim gösterip kötülerinden uzak durduğundan dini hükümler gelmemiş bile olsa onun için bu mutluluğun elde edilmesi mümkündür.

Bir nefs için bu kazanıldı mı, o nefs için haz ve neşe de elde edilmiş olur. Sözü edilen bu hususun bilinmemesi ise ebedi bir bedbahtlıktır. Onlara göre ahiretteki mükafat ve azabın anlamı da bundan ibarettir. İbn Haldun, "Bu düşüncelerin üstadı olup onlarla ilgili konuları ortaya koyan Makedonyalı Aristo'dur" diye ekler. (İ. Düş. Din-Fel./Ak.-Vahiy İlşk., sy. 46).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100