03 Ekim 2006 Salı 00:00
430 Okunma
Fransa'nın soykırımı belgelerle sabit
Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen?Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez, "Fransa, 1945 Yılında 1.5 milyona yakın Cezayirliyi katletmiştir. Üstelik bu bir iddia değil belgelerle fotoğraflarla, filmlerle apaçık ortada olan büyük bir gerçektir" dedi ~|~

Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Fransa Parlamentosu gündemine geçen mayıs ayında gelen ve oylama yapılmadan görüşmenin bittiği sözde Ermeni soykırımının inkarının cezalandırılmasına ilişkin yasa tasarısının, Fransız Sosyalist Partisi milletvekillerinin girişimiyle, 12 Ekimde görüşülmek üzere yeniden gündeme alındığını söyledi.
Teklifin "1917 olayları soykırım değildir" şeklinde görüş bildirmeyi, 1 yıla kadar hapisle cezalandırmayı öngördüğüne dikkati çeken Eğilmez, şöyle devam etti:

"AB Türkiye'yi 301. maddenin değişmesi için sürekli sıkıştırırken, Fransa sözde Ermeni soykırımına karşı çıkanlar için hapis ve para cezası getiriyor. Türkiye'ye 301'le demokrasi dersi veren Avrupa Birliği'nin Fransa'ya nasıl tepki göstereceği büyük bir merak konusu. O kadar ahlaksız ve iki yüzlü bir olay ki insanın aklı almıyor. Bu yasa tasarısını gündeme getiren ülkenin tarihinin ne kadar kanlı olduğu, tarihe bakıldığında net bir şekilde görülmektedir."

Fransa'nın Ermeni meselesinin ortaya çıkmasında tahrik ve teşvikinin önemli rol oynadığını belirten Eğilmez, şunları kaydetti:
"Bu meselede Fransa'nın asıl gayesi Türkiye üzerinde ekonomik ve siyasi bir hakimiyet kurmaktı. Çünkü Fransa kendinden başka hiçbir devleti ve milleti düşünmeyen dünya üzerindeki en ırkçı devletlerden biridir. Bu meseleden hemen sonra aynı devlet 1945 yılında 1.5 milyona yakın Cezayirli'yi katletmiştir. Üstelik bu bir iddia değil belgelerle fotoğraflarla, filmlerle apaçık ortada olan büyük bir gerçektir."

Eğilmez, tüm vatandaşların Fransa'nın bu tutumuna bireysel tepkisini göstermesi gerektiğini belirterek, söz konusu yasa tasarısını Fransız Parlamentosu gündemine getiren Sosyalist Parti Lideri François Hollande'nin ''fhollande@assemblee?nationale.fr" adresine mail gönderilebileceğini söyledi.

Onlar Türk'ü unutamazlar
Halen Arapça'yla birlikte Fransızca'nın konuşulduğu Cezayir'de Osmanlı'ya karşı geçmişten gelen bir minnet ve sevgi duyuluyor.
  Türklere karşı hissettikleri iyi niyet duygularının her fırsatta dile getirildiği Cezayir'de Türk rakamlarına göre 600 bin, Fransız rakamlarına göre 2 milyon Türk asıllı Cezayirlinin yaşadığı tahmin ediliyor.

  Başkent Cezayir'in üç büyük hastanesinin adının İstanbullu, İzmirli ve Mustafa Paşa olması, Osmanlı ve Barbaros Hayreddin Paşa'ya olan sevginin göstergesi olarak Barbaros, Hayreddin, Uluçali ve Osmani gibi soy isimlerinin kullanımının yanısıra; Hazneci, Demirci, Başterzi, Barutçu, Sabuncu, Silahtar gibi Osmanlı'dan kalma meslek adları da Cezayir'de aile isimleri olarak taşınıyor.

  Cezayir'de Türk asıllı olmanın önemli bir asalet göstergesi olduğunu belirten AÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eğilmez, "Osmanlı Cezayir'de minnetle anılırken, Fransızlar Cezayir'de yaptıkları zulümlerle anılıyor. Bu durum görmezlikten gelinemez" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100