28 Nisan 2003 Pazartesi 00:00
240 Okunma
Galata Mevlevihânesi
Galata Mevlevihanesi diğer adıyla Kulekapı Mevlevihanesi devrinin kültür ve sanatını yansıtan kurumlardan biridir. Yüzyıllar boyunca musiki ile bilimi bir arada kaynaştıran mevlevihanelerin Türk kültürüne etkileri büyük olmuştur. Mevlevihanelerin çevresinde toplanan pek çok kişi güzel sanatların pek çok dalında öğrenim görmüş ve bilimsel alanda kendilerinden uzun uzun söz ettirmişlerdir.

Divan Edebiyatı Müzesi ya da

İstanbul'un en eski mevlevihanesi

Beyoğlu semtinde Yüksekkaldırım'a inen yokuşun başında yer alan mevlevihane, İstanbul'un en eski mevlevihanesidir. II. Sultan Beyazıt Devrinin beylerbeyi olan İskender Paşa'nın av çiftliği üzerine 1491 yılında inşa edilmiştir. İlk muallimi de Mehmed Semâ?i Çelebi'dir. Mevlevihane, Sultan III. Mustafa zamanında (1766) yangın geçirmiş ise de aynı sultan zamanında bugün ayakta olan mevlevihane yaptırılmıştır. Bina, daha sonraki yıllarda Sultan III.Selim, II. Mahmud ve Abdülmecid zamanlarında onarım görmüştür. Faaliyetini 1925 yılına kadar~|~ sürdüren mevlevihane 1967?1972 yılları arasında tekrar onarılmıştır. Külliye halinde inşa edilmiş olan mevlevihane; semahane, derviş hücreleri, şeyh dairesi ve hünkar mahfeli, bacılar kısmı, kütüphane, sebil, muvakkithane, mutfak, türbeler ve hazineden oluşmaktadır.

Osmanlı mimarî zevkinin

bütün inceliğini yansıtıyor

1975'te 'Divan Edebiyatı Müzesi' adını alan Mevlevîhane'nin bu adı almasının nedeni, Divan Edebiyatının büyük ustalarından Şeyh Galib'in buraya gömülmüş olmasıdır.

Büyük bir avlu içerisinde yer alan iki katlı Mevlevîhanenin alt katında, dervişlerin eskiden çile doldurduğu her biri 5 m2 olan hücreler bulunuyor. Üst katında ise sema gösterileri için büyük bir alan ve Mevlevî kültürüne ait çeşitli eşyalardan oluşan bir sergi yer alıyor. 1491'den bu yana var olan Mevlevîhane sekiz dilime ayrılmış tavanındaki pastel renklerin kullanıldığı kalem işleriyle Osmanlı mimarî zevkinin bütün inceliğini yansıtıyor. Özellikle süslemelerdeki ayrıntıları ve büyük kristal avizesiyle Mevlevîhane daha çok, çağdaş sarayları andırıyor. Turistlerin uğrak mekânı hâline gelen Mevlevîhane, özellikle Şeb?î arûs günlerinde ve yaz sezonunda yapılan gösterileriyle çok sayıda turistin ilgi odağı.

500 yıldan beri varlığını koruyan Mevlevîhane'de sergilenmekte olan değerli eserler, İstanbul tekkeleri tarihi açısından önemli bir kaynak teşkil ediyor. Mevlevîhanenin bahçesi de içi gibi ayrı bir güzelliğe sahip. Yüzlerce senelik ağaçlar, suyu halen Terkos gölünden gelen Hasan Ağa Çeşmesi ve Âdile Sultan şadırvanıyla müzeye oldukça ilgi çekici bir görünüm kazandırıyor. Burada bulunan Mevlevî mezarlığı da âdeta bir mezar taşları müzesini andırıyor. İç içe bulunan tüm bu tarihî değerleri ve yeşillikler arasındaki zarafetiyle Divan Edebiyatı Müzesi, Beyoğlu'nda görülmesi gereken yerler arasında en başta geliyor.

Semahane

Müze olarak kullanılmakta olan bu ahşap kısmın giriş kapısı üzerinde Sultan Abdülmecid'in tamir kitabesi yer almaktadır ve 1853 tarihini taşımaktadır. Bina sekizgen planlıdır. Bu bölümde Türk musiki aletleri ile, Mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir. Ahşap kafeslerle ayrılmış olan üst kısmında ise kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları ile mevlevihanede yetişmiş olan Şeyh Galib, İsmail Ankaravî, Esrar ve Fasih Dedeler ile Şair Leylâ Hanım'a ait el yazması eserler yer almaktadır. Şeyh dairesi ve Hünkar mahfeli üst kattadır.

Derviş Hücreleri

Kâgirdir ve yan yana dizilmiş odalardan meydana gelmiştir.

Türbeler

Şeyh Galib Türbesi; 19.yüzyıl başlarında Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kare planlıdır. İçinde mevlevihanede muallimlik yapmış olan Mehmed Ruhi, Hüseyin, İsa Selim Efendiler ile Mesneviyi ilk şerh eden Şarih?i İsmail Ankaravî ve Şeyh Galib Efendi gömülüdür. Halet Said Efendi Türbesi; diğer türbe ile aynı tarihte yapılmıştır. Kare planlıdır. İçinde Kudretullah Efendi, Ataullah Efendiler ile Halet Said Efendi ve Ubeydullah Efendi'nin eşi Emine Esma Hanım gömülüdür.

Sebil ve Muvakkithane

Girişin sağında yer almaktadır. Kâgir olan yapı 19.yüzyıl başlarında inşa edilmiştir.

Kütüphane

Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Muvakkithane'nin üst katında yer alır. İçinde 3455 cilt kitap bulunmaktadır.

Hâzire (Mezarlık)

Mevlevihanede şeyhlik yapmış olanlarla, eşleri, kudumzenler, neyzenler, divan sahibi şairler gömülüdür. Ayrıca Humbaracı Ahmed Paşa'nın, Türkiye'de ilk matbaayı kuran İbrahim Müteferrika'nın, ünlü bestekâr Seyyid Ahmed Ağa'nın, Nayi Osman Dede'nin ve Tepedelenli Ali Paşa'nın aile efradının mezarları bulunmaktadır. Mezar taşları yazı ve süslemeler açısından da çok değerlidir.

Şeyh Galip

Şeyh Galib 1757 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Mustafa Reşid Efendi, annesi Emine Hatun'dur. Kuvvetli bir tasavvuf eğitimi içinde yetişen babası, Mevleviliğe bağlı şiirle de uğraşan kültürlü bir kişiydi. Şeyh Galib'in dedesi Mehmed Efendi de mutasavvıf idi. Şeyh Galip, çok genç yaştayken güçlü bir şair ve geniş kültürlü bir aydın olarak tanındı. İlk şiirlerinde Esad mahlasını kullandı. Bu adın başkalarınca benimsendiğini görerek Galib adını kullanmaya başladı. Her iki mahlası birlikte kullandığı görüldü. Henüz 24 yaşındayken divan sahibi olan şair, 26 yaşlarında Türk edebiyatında mesnevi türünün en başarılı örneklerinden biri sayılan "Hüsnü Aşk" adlı eserini tamamladı. Bir yıl sonra Konya'da Mevlana dergahında çileye girdi, fakat ayrılığına dayanamayan babasının isteği üzerine çilesini tamamlamadan İstanbul'a döndü. Yenikapı Mevlevihanesi'nde yeniden çileye girdikten sonra hücreye çıktı. Sütlüce'deki evinde, 1791 yılına kadar ilimle ve eser yazmakla uğraştı. Bu tarihte Galata Mevlevihanesi şeyhliğine getirildi. Sekiz yıl kadar süren dergah şeyhliği sırasında Sultan Üçüncü Selim, Valide Sultan padişahın hemşiresi Beyhan Sultanın yakınları arasında yer aldı. Bunun sonucu olarak Sultan Üçüncü Selim ve Valide Sultan'da harap bir durumda olan dergahı ve Kasımpaşa Mevlevihanesi'ni tamir ettirdi. 1799 yılında İstanbul'da vefat eden Şeyh Galib'in mezarı Galata Mevlevihanesi'nin avlusundaki türbededir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100