24 Haziran 2001 Pazar 00:00
349 Okunma
GENÇ ÜNİVERSİTE
ADALET GECİKMEZ, TEZ VERİLMELİ

Ekmek?su, aş bulmak gecikebilir

Temele taş bulmak gecikebilir

Ülkeye baş bulmak gecikebilir

Adalet gecikmez tez verilmeli

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun bu güzel mısraları, Türk geleneğinin en önemli ve vazgeçilemez unsuru olup İslamiyet'le beraber gerçek ruhuna kavuşan 'Türk Adalet Anlayışı'nın ehemmiyetini kavramak açısından hayli önemlidir. Türk geleneğinde ve devlet teşkilatında adalete verilen önemi anlatan Divan?ı Lügatit?Türk, Kutadgu Bilig, Siyasetnâme vb. eserlerde de ayrıntılı bir şekilde anlatılan adalet anlayışımız; geçmişte milletlerin imrenerek baktığı bir seviyede olup, zamanında uygulanması ve eşitliğe verdiği önem noktasında da oldukça hassastı. Öyle ki; Türk hükümdarlarının ilk uyması gereken vazife; "Adaleti eşit şekilde ve geciktirmeden uygulamak" olup, bu vazifeyi yerine getiremeyen hükümdarların halk nazarında itibarı zayıflar ve hatta öyle hükümdarlar bertaraf olurdu...

Adaletsiz olmaz

Geçmişten bugüne zayıflayarak gelen v~|~e yokolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bu önemli geleneğimize en büyük darbeyi onu korumak ve dağıtmakla mükellef olan devlet adamlarımız vurmaktadır.

Özellikle, 30 bin insanımızın katili eşkıyabaşı APO'nun Şubat 1999'da yakalanıp getirilmesinden sonra başlayan ve bugüne kadar devam eden idam edememe sürecinde yaşadığımız adalet krizi; toplumumuzdaki adalet hassasiyetinin doruk noktasına çıkmasına sebep olmuştur. Adaletin geciktirilmeyip tez verilmesi gerektiğini bilen milletimiz, yaşadığı bunca kriz, soygun ve vurguna rağmen APO'yu ve onu asamayan aciz iradeyi unutmamıştır, unutması da mümkün değildir. Çünkü Türk milletinin adalet anlayışı böyle bir durumu mümkün kılmıyor. Yukarıdaki anlamlı mısralarda da ifade edildiği gibi; ekmek?su, aş bulmanın, temele taş bulmanın, devlete baş bulmanın gecikebileceği fakat adaletin gecikemeyeceği ve tez verilmesi gerektiği, Türk milletinin adalet anlayışını ve adalet konusundaki hassasiyetini çok iyi özetlemektedir.

Verilen sözlere

ne oldu?

Türk milleti bu düşüncelere sahipken maalesef devlet adamlarımız bu asaletli anlayışın altında ezilmekteler. Öyle ki, seçim öncesi Apo'nun yakalanması ve idam edilmesi üzerine bina ettikleri vaadler zinciriyle iktidara taşınan partiler, bugün sözlerinin arkasında durmamışlardır.

İktidarı dönemine tesadüf ettirilen APO'nun yakalanmasıyla büyük bir oy patlamasıyla birinci parti çıkan DSP ile, şehit yakınlarına ve Türk milletine verdiği sözlerle iktidara taşınan MHP'de idam konusunda derin ve korkutucu bir sessizlik hakim olmuştur. Sergilenen bu üzücü tavırlar milletimizin ve özellikle şehit yakınlarımızın yüreklerini dağlamakta ve "Ah keşke..." ile başlayan serzenişler birbirine karışmaktadır.

Yılmaz idamı kaldıracakmış!

İktidarın bu cephesinde bunlar yaşanırken, küçük ortak Mesut Yılmaz cephesinde ise idamı bir an evvel kaldırma hareketi başlamış bulunuyor. Kendisini tek tutkusu olan Avrupa Birliği'ne vakfetmiş olan Yılmaz, Avrupa'yı turlarken verdiği demeçlerin ağırlığı altında ezilmekten kendisini alamıyor.

Son olarak Viyana'da yayımlanan Hıristiyan eğilimli Kurier gazetesine demeç veren Yılmaz, gazete tarafından "Avrupa Bakanı ve muhafazakar ve Hıristiyan demokrat partilerin çatı örgütü Avrupa Demokratikler Birliği'nin Başkan Yardımcısı" olarak tanıtılıyor. Bu şekilde tanıtılan Yılmaz demecinde "Avrupa Birliği benim için yalnız bir istek değil bir tutkudur"' dedikten sonra Türkiye'de idamın yakın zamanda kökünden kaldırılacağını iddia etmeyi de ihmal etmiyor. Bu demeçlerle Yılmaz, APO'nun idamı noktasında kendi görüşünü de dışa vurmuş oluyor.

Bu avukatın orada ne işi var?

Ülkemiz devlet adamları arasında bu acziyet yaşanırken, diğer taraftan APO üzerinden siyaset yapmayı ihmal etmeyen Batı boş durmuyor.

21? 23 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Ölüm cezasına karşı Dünya Kongresi, Batı'nın son tangolarından birisi. Fransa'nın Strasbourg kentinde yapılan bu kongreye Türkiye'den eşkıyabaşı APO'nun avukatı Doğan Erbaş davet edildi. Hem de Türkiye'deki ölüm cezasını anlatmak üzere! Türkiye'yi temsilen (!) Türkiye düşmanı bir eşkıyanın avukatı davet ediliyor...

Yılmaz'ın Avrupa turundaki demeçleri, Ölüm cezasına karşı Dünya Kongresi ve bu kongreye eşkıyabaşı APO'nun avukatının davet edilmesi... Bütün bunların aynı tarihlere denk gelmesi bir tesadüf olamayacağı için yakın zamanda kötü sürprizlerle karşılaşabiliriz. Haberiniz olsun...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100