24 Nisan 2007 Salı 00:00
335 Okunma
Gönül ülkesi Bağdat
Şark'ın en nadide tarih ve kültür kentleri arasında ilk sıralarda yer alan ve yüzlerce eseri bünyesinde barındıran gönül ülkesi Bağdat'ta şimdi kan ve gözyaşı var ~|~ Tarih boyunca sayısız savaşlara sahne olan Bağdat'ta savaşın faturası sadece insanlara kesilmiyor; kan ve gözyaşı ile birlikte kültür ve medeniyet adına ne varsa, onlar da nasibini almıştır hep savaşın acı akıbetinden...

"Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyâr bulunmaz", "Âşığa Bağdat sorulmaz", "Bağdat'a haberci lazım ise ben giderim", "Balın olsun, sineği Bağdat'tan gelir", "Sora sora Bağdat bulunur"... Yaşanabilecek ekonomik zararlar ve can kayıplarının hesap edildiği ABD?Irak Savaşı'nın en önemli hedeflerinden biri olan Irak'ın başkenti Bağdat, Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir.

Yeryüzü Cennet

Farsça "Allah  vergisi" anlamına gelen Bağdat, gönül ehline daima ilham kaynağı olmuş, şairler bu irfan bahçesi şehirden "Yeryüzü Cenneti" olarak bahsetmişlerdir. Divan şairlerinden Fuzuli, Ruhi, Nef`i, Fehim?i Kadim, Ahmet Paşa gibi birçok şairin, hatta Osmanlı padişahı 4. Murad'ın bile Bağdat'ı konu alan şiirler yazdığı bilinmektedir.
18. Yüzyıl Osmanlı şairlerinden Nedim, sevgilinin vefasızlığından ve "gönül mülkünün yağmalanmasından" söz ederken, sevgilinin merhametsizliğini, Bağdat'ı yağmalayan Moğol Hükümdarı Hülagü Han'a benzetir. Nedim, şöyle der: "Şehr?i Bağdat gibi kişver?i dil oldu harap; o civanın sitem?i çeşm?i Hülagü'sundan" (O Hülagü gözlü sevgilinin eziyetinden, gönül ülkesi Bağdat şehri harap oldu)
Evet, gönül ülkesi Bağdat harap; ve fakat şimdilerde daha da harap gönül ülkesi Bağdat!.. Bir dönemler, Halife Harun Reşit döneminde, "Binbir Gece Masalları'nda anlatılan; ilmin, medeniyetin beşiği, refahın doruk noktada olduğu, evliyalar diyarı zengin kent Bağdat, bugün ABD'nin Irak'a yağdıracağı bombaların ilk hedefi konumunda; ve ne yazık ki, tarihsel kent özelliği taşıyan Bağdat'taki kültür varlıkları da büyük risk altında.

Abdülkadir?i Geylani Hazretleri'nin mezarı Bağdat'ta
Bugünkü Irak'ın başkenti Bağdat, tarihî cami, türbe ve mukaddes eserlerle dolu bir şehir. Yuşa ve Yunus Peygamberler, Sahabe?i Kiram'dan Selman?ı Farisi ve Huzeyfe'tül Yemani'nin, mezhep imamlarından İmam?ı Azam ile Ahmed İbn?i Hanbel ile 12 imamın büyüklerinden Musa Kâzım ve Muhammed Cevad Hazretleri'nin, evliyanın büyüklerinden Abdülkadir?i Geylani Hazretleri'nin mezarları Bağdat'ta bulunuyor.

Bu satırları yazdığım saatlerde henüz namlunun ucunda olan Bağdat'ta ayrıca Behlül?i Dane, Maruf?i Kerhi, Davut?i Tai, Cüneyd?i Bağdadi, Sırri Sekati, İbrahim?i Havvas, Şihabüddin Sühreverdi, Ebubekir Şibli, Abdullah bin Mübarek ve Bişr?i Hafi gibi, bütün Müslümanlarca yakından tanınan İslâm büyüklerinin mezarları da bulunuyor.

Bağdat dışındaki Musul, Kufe, Necef ve Basra şehirleri de İslam büyüklerinin mezarlarının bulunduğu mukaddes mekanlar olarak gözümüze çarpar: 4 Halifenin dördüncüsü, velayet yolunun reisi ve de Peygamber Efendimizin (sav) damadı olan Hazreti Ali (kv) Necef'te, oğulları Hazreti Hüseyin ise Kerbela'da medfun bulunuyor. Basra'da ise Sahabe?i Kiram'dan Zübeyr Bin Avvam ve Talha Bin Ubeydullah'ın yanı sıra Ahmet Rıfai, Abdullah Bin Avn, Abdurrahman Bin Mehdi, Cabir Bin Zeyd, Malik Bin Dinar, Süfyan?ı Sevri hazretleri gibi yüzlerce evliya yatıyor.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi yapılar

Bağdat başta olmak üzere Musul'dan Basra Körfezi'ne kadar olan alanda sadece Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 510 eser bulunmaktadır. Bu eserler arasında vurulması muhtemel olan en bariz yapılar ise, halen Bağdat'ta Irak Savunma Bakanlığı olarak kullanılan Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı 16. yüzyıldan kalma Osmanlı Sarayı ve Kışlası. Zamanında Osmanlı paşaları ve valilerinin oturduğu bugünkü tarihi Savunma Bakanlığı, Irak Savaşı'nda ilk bombalanacak yerler arasında. Bunun yanında, Selçuklu döneminden kalan Mustantiriye ve Mercan medreseleri, Mimar Sinan tarafından yapılan Geylani Türbesi ve Külliyesi ile İmam?ı Azam Türbe ve Külliyesi'nden başka çok sayıda İslam büyüklerine ait 34 adet türbe ve külliye de Bağdat'ta tehlike altında  bulunuyor. Yine, Osmanlı dönemi eserlerinden Muradiye ve Asafiye camileri de Bağdat'ta önemli mimari zenginlikler arasında yer alıyor.

Tarih boyunca Bağdat'a saldırılar

Kaynaklar, tarih boyunca saldırıya uğrayan Bağdat'ın ilk tahribinin, şehri kuran Mansur'un oğulları Emin ile Me'mun'un arasında çıkan kardeş kavgasıyla olduğunu yazıyor. Bu kavgada Me'mun kuvvetleri tarafından kuşatılan Bağdat, 14 ay sıkıntı çeker, halk canından bezer, şehir enkaz yığını haline gelir. 812 yılında Emin yakalanır ve idam edilir. Bağdat'ın 2. tahribi 865 yılında yaşanır. Samerra'da isyan çıkaran ve Türk askerlerinden kaçıp Bağdat'a sığınan El?Müstain'in amcazadesi El?Mu'tezz tarafından tahrip edilir.

Selçuklu Türkleri, masal şehri haline getirdi

883 yılında yaşanan sel ve yangınların da Bağdat, büyük zarar görür. 1055'te Tuğrul Bey'in Bağdat'a girmesiyle, Selçuklu Türkleri, kenti asırlarca tamir ve imar edip, bir masal şehir haline getirmiştir. Bağdat için 1258 yılı bir felaket yılı olmuştur. Zira tarihi belgeler, o tarihlerde Moğolların Bağdat'a saldırdıklarını, Hülagü Han'ın ordusuyla girdiği şehri kısa sürede yakıp?yıkıp, yağmaladığını kaydediyor. Binaenaleyh, Bağdat, 1339 yılına kadar İlhanlıların egemenliğinde kalır. 1340 yılında Celayirli soyunun kurucu Hasan Büzürg, bağımsızlığını ilan eder. Bağdat, Timur tarafından 1392 ve 1401'de 2 kez işgal edilir. 1. işgalde şehir büyük zarar görmezken, 2. işgalde Celayirlilere öfkelenen Timur, Bağdat'ı yağmalar. Timur'dan sonra şehir tekrar Celayirlilerin, daha sonra Karakoyunluların, Akkoyunluların, İranlıların ve Safevilerin egemenliğine geçer. Ancak, Bağdat, 1534'te Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilir. Ve tarihi diyar gerçek sahibine kavuşur. Bağdat'ın talihi 1623?1638 yılları arasında Safevilerle yeniden döner ve şehir yine büyük zulüm ve haksızlığa düçür olur. Nihayet, 15 Ekim 1638'de 40 gün süren bir kuşatmayla Bağdat, yeniden Osmanlı idaresine girmiş ve o dönemde önemli ölçüde tahrip edilmiş olan İmam?ı Azam'ın türbesi de yeniden eski haline getirilmiştir.

Oğuz Köroğlu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100