16 Ağustos 2004 Pazartesi 00:00
196 Okunma
HiKMETiN SIRLARI
Gönül adamı, fikir adamı, siyaset adamı, ekonomist, eğitimci... Bu sıfatları en mükemmel şekliyle üzerinde taşıyan bir bilge Prof. Dr. Haydar Baş. Uzun yıllardır yazdıkları ve yaptıklarıyla bu özelliklerini milletiyle paylaşan bir gönül eri Prof. Dr. Haydar Baş. Ve şimdi yeni bir şaheserle karşımızda: Hikmetin Sırları. Hikmetin Sırları kalemle yazılmadı; gönülle yazıldı. O, gönül deryasındaki hikmet damlalarını uzun bir süredir sohbetleriyle milletiyle paylaştı, paylaşıyor. İşte bunlar derlendi?toplandı ortaya bir hikmet yumağı çıktı. Bazılarının nefret ettirdiği bir zamanda sevdiren, bazılarının saptırdığı bir ortamda dosdoğru ölçüyü gösteren, bazılarının bezdirdiği bir iklimde müjdeleyen bir hassasiyetle yapılan sohbetlerdi bunlar. Ve şimdi kitaplaştı; bu sohbetleri dinleyen dinlemeyen binlerce insana ulaşmayı bekliyor.

İlim deryası sohbetler

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'i ve Hikmetin Sırları'nı bir anlama çabası olarak Recep Şahin'in kitaba yazdığı Önsöz'ü bir okuyalım isterseniz.

&~|~quot;Yerin?göğün ve arasındaki her şeyin Allah'ı zikrettiğini, O'nu hamd ile tesbih ettiğini, Allah Allah, Lailahe İllallah dediğini, Allah'a secde ettiğini, Allah'a varmak istediğini, Allah aşkı ile dönüp dolaştığını ilk kez Prof. Dr. Haydar Baş'ın sohbetlerinde duyduk. Sadece duymadık, tattık ve yaşadık...

İnandığımız Allah nasıl bir Allah'tı, O'nu tanımanın, O'nu sevmenin, O'nu bilmenin, O'na ermenin yolu ne idi? Peygamberimiz Hz. Muhammed (as) kimdi? Bu aleme niçin gelmişti? Ne getirmişti insanlığa? Neler yapmıştı hayatında? Neleri kaldırmıştı toplumdan, neleri yerleştirmişti topluma?

Kur'an?ı Kerim nasıl bir kitaptı? Nasıl okunmalıydı? Nasıl anlaşılmalıydı? İlimden asıl maksat ne idi? Hikmet ne demekti? Sır ne idi? İnsan ne idi? Zaman?mekan, madde?mânâ, ruh?nefis, kalp?akıl gerçekte ne demekti? Gözle görülen veya görülmeyen bütün bu varlık alemi ne idi ve niçin yaratılmıştı? Sonunda ne olacaktı?

Bunları ve bunlar gibi daha nicelerini O'nun sohbetlerinde öğrendik. O, yeryüzünde medeniyetleri, ahlaki açıdan yaşananları?yaşatılanları, yönetenleri?yönetilenleri, savaşları, zulümleri, haksızlıkları, ekonomiyi, parayı, adaleti, geçmişi, geleceği, dünyanın ve evrenin bütün gidişatını yeniden sorguladı, takip etti, irdeledi. Çok farklı yorumladı.

Hiç ama hiç boş durmadı.

Bize de boş durmamayı öğütledi. "Günde 24 saat çalışın" dedi. "Gayret edin, uğraşın" dedi. "Vatanı ve milleti, hatta bütün insanlığı siz kurtaracaksınız" dedi.

İnsanlığı tehdit eden tehlikeleri haber verdi.

On yıllardan beri söyleyegeldiklerinin hepsi tek tek çıktı. Dünyayı kana boyadılar, kimseden ses çıkmadı. Evrenin dengesini bozuyorlar, yine kimseden ses çıkmıyor. "Bu gidişle kıyametin kopması yakındır" diyor.

Bakalım kim duyacak?

Artık yeryüzü; bütün insanlık, bütün evren bir kurtarıcı bekliyor. Bir aydınlık yüz, bir merhametli gönül, bir üstün görüş, bir kahraman duruş, bir mahir el bekliyor. Bir insan bekliyor.

İşte bütün bu özellikler birinde var.

Tanıdığımız birinde.

İçimizden birinde.

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'de."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100